Kıraathaneye tamam. Çaya, elbette tamam.
Fakat kek nedir arkadaş?
Kadınların bir araya geldikleri günlerde, şekilli şüküllü kalıplarla, türlü renk, ebat ve muhtevada hazırlayarak maharetlerini birbirilerine sergiledikleri kek ve börek çörek türlerinin kıraathanelerin insicamını bozacağına garanti verebilirim.
Kıraathanelerin, kıraate yani okumaya ve kitaba yeniden dönüş düşüncesinden yola çıkılarak hayata geçirilmek istendiğinden zerre şüphem yok.
Lakin kadınların bir ara gelerek hamur işi ve dedikodu ziyafetine çevirdikleri günlerinde hiç kitap okunuyor mu?
Hayır…
Öyleyse, kıraathaneleri hamur işi mekânlar haline getirecek olan bu fikirden acilen vazgeçmeliyiz.
Dünyanın en fazla ekmek yani un tüketen ülkesiyiz.
Üstelik tüketimin yarıya yakını israf…
YAZININ DEVAMI İÇİN TIKLAYINIZ



















































































































































































































