Malazgirt Marşı ve Ölüm Tarihi Arasındaki Çarpıcı Tesadüf
Türk edebiyatının önemli isimlerinden Niyazi Yıldırım Gençosmanoğlu, “Aylardan Ağustos, günlerden Cuma” mısraıyla hafızalara kazınmıştı.
Bu söz, hem Malazgirt Marşı’nın en çok bilinen dizesi oldu hem de şairin kendi ölüm tarihine işaret etti. 1992 yılının 21 Ağustos günü, takvim Cuma’yı gösterirken Gençosmanoğlu vefat etti.
Hayatı ve Eğitim Yılları
1929’da Elazığ’ın Ağın ilçesinde doğan Gençosmanoğlu, ilköğrenimini burada tamamladı. Akçadağ Köy Enstitüsü’nden mezun olduktan sonra öğretmenlik mesleğine başladı. Çeşitli köy ve kasabalarda 19 yıl öğretmenlik yaptı. Ardından ilköğretim müfettişliği, Milli Eğitim Bakanlığı Yayımlar Genel Müdürlüğünde farklı görevler, İstanbul’da Devlet Kitapları Müdürlüğü gibi vazifelerde bulundu. 1978’de emekli oldu.
Edebiyat ve Kültür Hayatına Katkıları
Emekliliğin ardından Türk Edebiyatı Vakfı ve Doğu Türkistan Vakfı’nda çalıştı. Doğu Türkistan’ın Sesi dergisini yönetti, Türkiye gazetesinin Kültür-Sanat köşesinde yazdı. Şair, üç defa beyin ameliyatı geçirdi. Ancak üretkenliğini sürdürdü ve destan türünde sayısız eser bıraktı.
Destanların Şairi
İlk kitabı Bozkurtların Ruhu 1952’de yayımlandı. Gençosman Destanı ise 1959’da çıktı. Ardından destan türünde birçok eser kaleme aldı:
Kür Şad Destanı (1970)
Malazgirt Destanı (1971)
Bozkurtların Destanı (1972)
Kopuzdan Ezgiler (1973)
Salur Kazan Destanı (1974)
Boğaç Han Destanı (1978)
Destanlarda Uyanmak (1979)
Destanlar Burcu (1990)
Alp Erenler Destanı (1991)
Türk Milletinin Hafızasında
Türk tarihine ve İslam kültürüne derin bir vukufiyetle yaklaşan Gençosmanoğlu, destanlarıyla hem Türklüğün hem İslamiyetin en parlak motiflerini edebiyata kazandırdı. Bugün onun şiirleri, mehter marşlarında ve şiir gecelerinde yankılanmaya devam ediyor.
Malazgirt Marşı
Aylardan Ağustos, günlerden Cuma
Gün doğmadan evvel iklîm-i Rum'a
Bozkurtlar ordusu geçti hücuma
Yeni bir şevk ile gürledi gökler
Ya Allah...Bismillah... Allahuekber
Önde yalın kılıç Türkmen Başbuğu
Ardında Oğuz'un ellibin tuğu
Andırır Altay'dan kopan bir çığı
Budur, Peygamberin övdüğü Türkler...
Ya Allah...Bismillah... Allahuekber
Türk, Ulu Tanrı'nın soylu gözdesi
Malazgirt Bizans'ın Türk'e secdesi
Bu ses insanlığa Hakk'ın müjdesi
Bu seste birleşir bütün yürekler...
Ya Allah...Bismillah... Allahuekber!..
Nağramızdır bu gün gök gürültüsü,
Kanımızdır bugün yerin örtüsü
Gazi atlarımın nal parıltısı
Kılıçlarımızdır çakan şimşekler...
Ya Allah...Bismillah... Allahuekber!..
Yiğitler kan döker, bayrak solmaya,
Anadolu başlar, vatan olmaya...
Kızılelma'ya hey... Kızılelma'ya!!!
En güzel marşını vurmadan mehter
Ya Allah...Bismillah... Allahuekber
















































































































































































































