Köşe Yazıları
Giriş Tarihi : 05-12-2022 12:49   Güncelleme : 05-12-2022 12:49

Kuva-Yı Milliye Hareketi Ve Ölüme Mahkûmiyet

İstiklal Savaşı sürerken, bu sırada Anadolu’da Kuvâ-yi Milliye bağımsızlık mücadelesi başlatmış, ancak Şeyhülislâm Dürrîzâde Abdullah Bey bu hareketin aleyhine fetva vermişti.

Kuva-Yı Milliye Hareketi Ve Ölüme Mahkûmiyet

Said Nursi düşmana karşı savaşanların âsi sayılamayacağı gerekçesiyle, Anadolu ulamasıyla birlikte, fetvanın geçersiz olduğunu savundu. 1920 yılında İstanbul işgali sırasında, Üstad Said Nursî İngiliz işgalcilere karşı yayınladığı Hutuvat-ı Sitte eseri ve halkı işgale karşı direnmeye çağırması ve Kuva-yı Milliye hareketini desteklemesi yüzünden İşgal Kuvvetleri tarafından gıyabında ölüme mahkûm edilmiştir.

Bediüzzaman Said Nursi bakalım ne diyor:

«Bir zaman İngiliz devleti, İstanbul Boğazının toplarını tahrip ve İstanbul’u istilâ ettiği hengâmda, o devletin en büyük daire-i diniyesi olan Anglikan Kilisesinin Başpapazı tarafından, Meşihat-ı İslâmiyeden dinî altı sual soruldu.

Ben de o zaman, Dârü’l-Hikmeti’l-İslâmiyenin âzâsı idim. Bana dediler: ‘Bir cevap ver. Onlar, altı suallerine altı yüz kelimeyle cevap istiyorlar.’ Ben dedim: ‘Altı yüz kelimeyle değil, altı kelimeyle değil, hattâ bir kelimeyle değil, belki bir tükürükle cevap veriyorum.

Çünkü o devlet, işte görüyorsunuz, ayağını boğazımıza bastığı dakikada, onun papazı mağrurane üstümüzde sual sormasına karşı yüzüne tükürmek lâzım geliyor… Tükürün o ehl-i zulmün o merhametsiz yüzüne!’ demiştim. »

YAZININ DEVAMI İÇİN TIKLAYINIZ

Recep YAZGANRecep YAZGAN