Sana hayatın boyunca kaç kere “duygularını kontrol et” dediler?
Onlarca, belki yüzlerce kez… Peki sen ne yaptın?
Bastırdın, yuttun, bir köşeye ittin, görmezden geldin. Dışarıdan bakınca “işte başardım” dedin, ama için nasıldı peki? İçin yangın yeriydi, değil mi?
İşte asıl mesele burada başlıyor. Çünkü insan dediğin varlık, ne yazık ki rasyonel bir makine değil. Sadece rasyonalize etmeye çalışan, yani olup bitenin ardından bir “mantıklı açıklama” uydurmaya çabalayan duygusal bir organizma.
Duygu, sadece bir his değil. İnsan türünün hayatta kalma stratejisinin en keskin, en hızlı, aynı zamanda en tehlikeli enstrümanı. Ve sen o enstrümanın tellerinden birisin. Sadece bir tel…
YAZININ DEVAMI İÇİN TIKLAYINIZ
















































































































































































































