Güncel
Giriş Tarihi : 17-08-2015 11:30   Güncelleme : 17-08-2015 11:30

Marmara Depremi'nin 16. yılı

DÜZCE (AA) - Düzce Valisi Ali Fidan, Marmara Depremi'nin 16

Marmara Depremi'nin 16. yılı

DÜZCE (AA) - Düzce Valisi Ali Fidan, Marmara Depremi'nin 16. yılı dolayısıyla mesaj yayımladı.

Fidan mesajında, depremin yıl dönümünde daha derin hüznü ve acıyı yüreklerinde hissettiklerini belirtti.

Marmara Depremi'nin ülkede yaşanan en büyük felaketlerden biri olarak tarihteki yerini aldığını kaydeden Fidan, 17 Ağustos ve 12 Kasım 1999 depremlerinde kent genelinde toplam 980 kişinin hayatını kaybettiğini, 3 bin 836 kişinin de yaralandığını anımsattı.

Depremlerde hayatlarını kaybeden vatandaşların acısının yüreklerde tazeliğini koruduğunu vurgulayan Fidan, şu ifadelere yer verdi:

"Devletimiz ve milletimiz, bütün zor ve acılı günlerde olduğu gibi, bu felaketten sonra da, birlik ve beraberlik halinde hareket etmiş, yaraların sarılması ve yeniden yapılanma çalışmaları için olağanüstü bir gayret göstermiştir. Yaşadığımız bu depremler bir gerçeği ortaya çıkarmıştır. Ülkemiz ve özellikle bölgemiz deprem riski altındadır ve biz bu gerçeği gözardı etmeden şehirleşmek, yapılaşmak ve yaşamak zorundayız. Depremler her zaman olacaktır. Önemli olan bu depremlerde kayıplarımızı en aza indirmek için depremlere hazırlıklı olmalı ve içinde yaşadığımız binalarımızı buna göre yapılandırmalıyız."

Fidan,  devlet tarafından desteklenen kentsel dönüşüm uygulamasının da bunun için önemli bir fırsat oluşturduğunu vurgulayarak, "Kurumlarımızın ve sivil toplumun gayretleriyle insanlarımızın bilinçlendirilmesi ve ilimizdeki tüm bina stoğunun depreme dayanıklı hale getirilmesi hepimize düşen hayati bir görevdir" ifadelerine yer verdi.

Güncelleme (17 Ağustos 2015, 10:00):

DÜZCE (AA) - Düzce Belediye Başkanı Mehmet Keleş, Marmara Depremi'nin 16. yılı dolayısıyla mesaj yayımladı.

Keleş mesajında, depremin acısının ve deprem şehitlerinin özleminin yüreklerde hala hissedildiğini belirtti. 

Marmara Depremi'nden, Düzce'de binlerce vatandaşın etkilendiğini anımsatan Keleş, "Bundan 16 yıl önce yaşanan depremle birçok sevdiğimizi, yakınımızı, hemşehrimizi kaybettik" ifadelerine yer verdi.

Depremde yıkım çok olmasına rağmen umutlarını hiç yitirmediklerini vurgulayan Keleş, "O dönemde tüm olumsuz koşullara rağmen yaşama dört elle sarılarak, karşılaştıkları güçlükleri aşmak için olağanüstü gayret sarf eden eden hemşehrilerimizin çabası umuda yolculuk oldu" ifadesini kullandı. 

Depremi en kötü şekilde tecrübe etmiş bir toplum olarak muhtemel bir afete karşı hazırlıkların eksiksiz olması gerektiğine dikkati çeken Keleş, şunları kaydetti:

"Elbette tek isteğimiz bir daha böyle bir felaketi Yüce Allah'ın bizlere yaşatmamasıdır. Bu hususta Düzce Belediyesi olarak şehrimizin alt yapısı sağlam, dayanıklı binalardan oluşan bir yer haline gelmesinin yanı sıra Düzceli hemşehrilerimizin de her yönü ile afetlere hazır bir toplum haline gelmesi için tüm kurum ve kuruluşlarımızla iş birliği içerisinde çalışıyoruz, çalışacağız. Hafızamızda ve hayatımızda böyle kara günlerin yer etmeyeceği bir ömür dileğiyle, 17 Ağustos 1999 Marmara Depremi'nde kaybettiğimiz deprem şehitlerimizi rahmetle anıyorum."

Güncelleme (17 Ağustos 2015, 12:00):

ZONGULDAK (AA) - Bülent Ecevit Üniversitesi (BEÜ) öğrencisi Adem Yıldırım (25), 17 Ağustos 1999 Marmara Depremi'nde yaşamını yitirenler için 1 saatlik saygı duruşunda bulundu.

Yıldırım, Meşrutiyet Mahallesi Gazi Paşa Caddesi üzerinde vücudunun etrafına karanfiller koymasının ardından "17.08.1999 sesimi duyan var mı?" yazılı kağıt tutarak yaklaşık 1 saat saygı duruşunda bulundu. Çevreden geçen vatandaşlar ise Adem Yıldırım'ın tek kişilik eylemini izledi. 

Ahmet Yıldırım, gazetecilere yaptığı açıklamada, Marmara Depremi'ni 9 yaşındayken Bursa'nın Gemlik ilçesinde yaşadığını ve depremi çok iyi bildiğini söyledi. 

Depremde her yerde insanların kötü halini gördüğünü belirten Yıldırım, "Aylarca insanların cesetleri toparlanamadı. Bir sürü insan cesetlerin kaldırılması için çabalıyordu. Siz aylarca çadırlarda ceset kokularıyla yaşadık. Evlerimize giremiyorduk. Ben bunları yaşarken 9 yaşındaydım. Toplumumuzun kesinlikle unutmaması gereken bir acıdır. Bizim için tarif edilemeyecek bir acı. Onun için depremde hayatını kaybeden şehitlerimiz için saygı duruşunda bulunmak istedim" ifadesini kullandı. 

Gemlik'te her yıl saygı duruşunda bulunduğunu vurgulayan Adem Yıldırım, şunları kaydetti:

"Gemlik'te her yıl saygı duruşunda bulunuyorum. Burada üniversite okuduğum için Zonguldak'ta yapmaya karar verdim. Deprem zamanı o çok duyulan yazıyı yazarak saygı duruşunda bulundum. Tek kişilik eylemim sırasında polis ekipleri kimliğimi inceledi. Ancak zabıta görevlilerinin yaklaşımı hiç hoş değildi. Bana 'buradan git ve başka yerde dur' dediler. Bende bugün ayın 17'si ne olduğunu biliyormusun diye sormamın ardından gittiler."

Güncelleme (17 Ağustos 2015, 14:30):

BOLU (AA) - Bolu Belediye Başkanı Alaaddin Yılmaz, "İnşaat mühendisi olmama rağmen depremin bu kadar ürkütücü olduğunu yaşamasaydım bilemezdim ve depremi ciddiye de almazdım" dedi.

Yılmaz, Marmara Depremi'nin 16. yılı dolayısıyla makamında düzenlediği basın toplantısında, 16 yıl önce ülkenin çok ciddi anlamda bir deprem afeti yaşadığını, depremler olduktan sonra unutulduğunu söyledi.

Meydana gelen 2 depremi de kendi yaptığı dairesinde geçirdiğini ifade eden Yılmaz, "Depremin bütün şiddetini ve ürkütücülüğünü inşaatını kendim yaptığım ve şuanda hala oturduğum dairemde gördüm. Tabi o anı Allah kimseye yaşatmasın. Öyle zor bir dönem geçti. İnşaat mühendisi olmama rağmen depremin bu kadar ürkütücü olduğunu yaşamasaydım, bilemezdim ve depremi ciddiye de almazdım. Deprem yaşatarak kendini ciddiye aldırttı" diye konuştu. 

Yılmaz, geçen süreç içerisinde Bolu ve ülkenin depreme daha dayanıklı evler yapma konusunda çok ciddi mesafeler aldığını belirterek, "Deprem öncesinde betonu elimizle kırıyorduk. Çimento, agreg oranları ve karılan betonunda kaliteli olup olmadığını ölçen yoktu. Deprem bize öyle bir şey öğretti ki, hem zemini bilmek zorundayız, hemde içerisinde yaşadığımız evlerimizi yaşanılır ve hayatta kalınabilinir hale getirmeyi. Depremden sonra yapılan bütün binaların çok sağlıklı olduğuna inanıyorum. Bunu Bolu için söylüyorum" ifadesini kullandı.

Güncelleme (17 Ağustos 2015, 16:00):

SAMSUN (AA) - Samsun'da Marmara Depremi'nin 16. yılı nedeniyle Afet ve Acil Durum İl Müdürlüğü'nün (AFAD) girişimiyle vatandaşları bilgilendirmek için kentteki tüm teknoloji marketlerdeki ekranlardan deprem konusunda hazırlanan videolar yayınlandı.

Samsun'daki tüm alış veriş merkezlerinin giriş ve çıkışları ile teknoloji marketlerinde vatandaşlara, deprem konusunda bilinçlendirme yapmak için hazırlanan videolar izlettirildi.

AFAD bağlı Birlik Müdürü Yusuf Aysu, AA muhabirine, Marmara Depremi üzerinden 16 yıl geçtiğini hatırlatarak, "Marmara Depremi'ni anmak ve vatandaşlarımızın acılarını yad etmek için Samsun'da tüm alış veriş merkezleri ve teknoloji marketlerinde deprem afetine yönelik kamuoyunu bilinçlendirmek için görsel olarak hazırlanan eğitim materyalleri gösterildi. Kentteki tüm teknoloji marketleri ve alış veriş merkezleri bu konuda bize destek verdi. Burada deprem anında, deprem sonrasında yaşananları vatandaşlarımıza videolarla anlatıyoruz ve onları bir nevi eğitmiş oluyoruz" dedi. 

Güncelleme (17 Ağustos 2015, 17:00):

DÜZCE (AA) - Düzce Depremzedeler Derneği (DEPDER) Başkanı Ayşegül Şenol Can, "Bizler depremi unutsak dahi depremin kendisini unutturmayacağını bilmek durumundayız" dedi.

Can, Marmara Depremi'nin 16. yılı dolayısıyla dernek binasında düzenlediği toplantıda, İstanbul Avcılar'dan Bolu'ya doğru uzanan bir hat üzerinde Kuzey Anadolu Fay Hattı'nda gerçekleşen bu depremle başta Kocaeli, Gölcük, Sakarya, Yalova, Düzce'de olmak üzere on binlerce insanın hayatını kaybettiğini ve yüz binlerce binanın yıkıldığını belirtti.

Ülke topraklarının yüzde 92'sinin deprem riski taşıdığını, nüfusun yüzde 95’inin ise bu alanlarda yaşadığını vurgulayan Can, "Bu nedenlerledir ki, 17 Ağustos ve 12 Kasım depremleri sonrasında da büyüklüğü farklı da olsa yıkım ve can kaybı yaşadığımız depremler oldu. Örneğin Van-Erciş depremleri sonrasında ortaya çıkan tablo 17 Ağustos ve 12 Kasım depremlerinde yaşadığımız derin acılardan ders almadığımızı göstermiştir. Başka bir anlatımla depremin afete dönüşmemesi için etkin mücadele yöntemleri geliştirebilmiş değiliz" ifadesini kullandı.

17 Ağustos ve 12 Kasım'da yaşanan felaketlerin temel nedenlerini, bataklıkların, verimli tarım arazilerin, dere yataklarının yerleşime açılması, kentsel planlamaya ve planlı büyümeye önem verilmemesi, yapı denetiminden nasibini almamış binaların yapılması, zemine uygun olmayan yapı projeleri, usulsüz kat artış kararları, bilimselliği ve kamu yararını yok sayan sayısız düzenlemeler ve uygulamalar olarak sıralayan Can, şunları kaydetti:

"İmar ve kentleşmede yaptığımız hatalar nedeniyle yeniden aynı acıları yaşamamak adına deprem gerçeğinin unutulmaması ve bizlerin de unutturmaması gerekmektedir. Bizler depremi unutsak dahi depremin kendisini unutturmayacağını bilmek durumundayız. Depreme karşı önceden önlem almak mümkündür. Bunun en kısa anlatımı ise bilimsel planlama, halkın katılımının sağlandığı planlama anlayışı ve kamu yararından vazgeçmemektir. Günümüzde bilimin ve teknolojinin ulaştığı standartlar gereği her zeminde her türlü bina yapılabilir. Problem ise her zeminde tek tip bina yapamayacağımız için yapı yapma kültürü, kullandığımız malzeme, teknoloji gibi pahalı olan yöntemleri kolaylıkla hayatımıza sokamamamız. Üstelik denetim mekanizmalarındaki kötü uygulamalar sebebiyle kat sayısını sınırlandırmak gerekmektedir."

Depremin değil binaların öldürdüğünü dile getiren Can, "Bu gerçeği unutmadan, doğanın bir gerçeği olan depremlerin önlenemeyeceğini ancak alınacak önlemler, eğitim ve planlı yerleşim ile depremle ölmekten vazgeçip depremle yaşamayı öğrenmemiz gerektiği düşüncesi ile merkezi ve yerel yöneticileri, biran önce gerekli önlemleri almaları konusunda bir kez daha uyarıyoruz" dedi.

Güncelleme (17 Ağustos 2015, 17:30):

DÜZCE (AA) - Düzce'de Deprem Fotoğrafları Sergisi açıldı.

Anıtpark Meydanı'nda düzenlenen sergide merhum gazeteci Mehmet Kıdıman'ın 17 Ağustos 1999 Marmara ve 12 Kasım 1999 Düzce depremlerinin ardından çektiği yaklaşık 20 bin fotoğraf ve gazete küpürü yer alıyor.

Serginin açılışı, merhum gazetecinin oğulları Ali ve Arif Kıdıman ile vatandaşlar tarafından yapıldı.

Arif Kıdıman, AA muhabirine yaptığı açıklamada, babasının depremlerde çektiği fotoğrafların ve biriktirdiği gazete küpürlerinin her yıl sergilediğini söyledi.

Depremin unutulmaması gerektiğini belirten Kıdıman, "Amacımız acıları tazelemek değil, geleceğe ışık tutmak çünkü depremler hayatımızda hep olacak. Farklı bir nesil yetişiyor, onlara ışık tutma hedefindeyiz. Ömrümüz ve gücümüz yettiği sürece bu sergiyi 17 Ağustos ve 12 Kasım depremlerinin yıl dönümlerinde açacağız. Bu sergi babamızdan bize mirastır, onu her zaman yaşatacağız" şeklinde konuştu.

Güncelleme (18 Ağustos 2015, 08:30):

DÜZCE (AA) - Düzce'nin Gölyaka ilçesinde 17 Ağustos 1999 Marmara Depremi'nde hayatını kaybedenler için anma programı düzenlendi.

Gölyaka Belediyesince, şehir parkında gerçekleştirilen program Kur'an-ı Kerim okunmasıyla başladı. 

Burada konuşan Düzce Valisi Ali Fidan, afetlere karşı hazırlıklı olunması gerektiğini belirtti.

Depremde şehit olanları rahmetle andıklarını kaydeden Fidan, "Depremin acılarını unutup kendimize yeni yol çizmemiz lazım. Zamanında bize yardım edenler oldu. Deprem olduğunda yanımızda olanlar oldu. Bir daha bu tür afetleri yaşamayız inşallah. Ama yaşadığımız takdirde buna hazırlıklı olmamız lazım." ifadelerini kullandı. 

Konuşmaların ardından yemek ikramı yapılan programa, AK Parti Düzce Milletvekili Ayşe Keşir, Gölyaka Kaymakamı Murat Şener, Gölyaka Belediye Başkanı Bekir Akbulut ve çok sayıda vatandaş katıldı.

adminadmin