Bu sebeple yollara düşerek İstanbul’a kadar gelmiş, padişahla görüşerek Doğu Anadolu’nun çeşitli yerlerinde üniversite açmalarını istemişti. Bu mekteplerin ismi Medresetü’z-Zehrâ olacaktı. Yani Mısır’daki Ezher Üniversitesi’nin kız kardeşi şeklinde olacak olan bu üniversite Van, Bitlis, Siirt ve Diyarbakır’da açılacaktı.
Bediüzzaman’ın “Eski Said” dediği devrenizde yazdığı eserlerden Divan-ı Harbi-i Örfi[1], Münazarat, Muhakemat ve Volkan’daki bir kısım makalelerinde belirttiğin hususlardan biri, milleti ve İslâm Âlemini “ kurûn-u vustada ( ortaçağda) tavakkuf ettiren (durduran)” cehaletti; söylenen diğer iki büyük yaranın da fakirlik ve ihtilaf olduğunu çok insan bilir.
















































































































































































































