Millî İstihbarat Akademisi, “Askerî ve Jeopolitik Perspektiften ABD/İsrail–İran Savaşı ve Türkiye” başlıklı kapsamlı raporunu yayımladı.
2026 yılında yaşanan çatışmalar üzerinden hazırlanan analiz, modern savaşın dönüşen doğasını ve Türkiye’nin bu yeni güvenlik mimarisindeki konumunu mercek altına aldı.
Rapor, yalnızca askeri cepheyi değil; siber alan, elektronik harp, enerji güvenliği ve bilişsel savaş boyutlarını da kapsayan çok katmanlı bir güvenlik okuması sunuyor.
MODERN HARP İÇİN YENİ KAVRAM SETİ TANIMLANDI
Raporda modern savaşın anlaşılması için kritik kavramlara yer verildi:
OODA Döngüsü (karar alma ve icra süreci)
Mozaik Savunma (dağıtık komuta yapısı)
Doygunluk Saldırısı (hava savunmayı aşırı yükleme taktiği)
Elektromanyetik Spektrum hâkimiyeti
Bilişsel savaş ve psikolojik etki operasyonları
Dekapitasyon (komuta merkezine yönelik tasfiye saldırıları)
Dağıtık Sistemler Ve Ağ Merkezli Harp Mimarisi
Bu kavramların, modern çatışmaların temel karakterini belirlediği vurgulandı.
RAPORU MİLLÎ İSTİHBARAT AKADEMİSİ HAZIRLADI
Ankara merkezli Millî İstihbarat Akademisi tarafından hazırlanan çalışma, istihbarat, güvenlik ve strateji alanlarında politika yapıcılara analiz desteği sunmayı hedefliyor.
Başkanlığını Prof. Dr. Talha Köse’nin yürüttüğü kurum, Türkiye’nin savunma ve dış politika vizyonuna akademik katkı sağlamayı amaçlıyor.
40 GÜNLÜK SAVAŞ ÜZERİNDEN DERİN ANALİZ
Raporda, 28 Şubat 2026’da başlayan ve yaklaşık 40 gün süren çatışma süreci incelendi. Analizde;
sahadaki askeri teknolojiler
siber ve elektronik harp faaliyetleri
enerji altyapılarına yönelik saldırılar
jeopolitik sonuçlar
çok katmanlı biçimde değerlendirildi.
Modern Savaşta Hava Hâkimiyeti Yeniden Tanımlanıyor
Rapora göre modern savaşın en kritik alanı elektromanyetik spektrum hâkimiyeti oldu. Bu görünmez katmanı kontrol edemeyen aktörlerin, fiziksel hava üstünlüğü sağlamasının giderek imkânsız hâle geldiği ifade edildi.
Ayrıca yapay zekâ destekli sistemlerin;
hedef tespitini hızlandırdığı
karar döngüsünü saniyelere indirdiği
sensör–atıcı entegrasyonunu otomatikleştirdiği
belirtildi.
“Geçilemez Hava Savunması” Dönemi Sona Eriyor
Raporda, klasik katmanlı hava savunma sistemlerinin yeni tehditler karşısında zorlandığı vurgulandı.
Özellikle:
düşük maliyetli kamikaze dronlar
yoğun füze saldırıları
maliyet baskılı saldırı stratejileri
gibi unsurların, en gelişmiş savunma sistemlerini dahi zorladığı ifade edildi.
SAVAŞIN YENİ HEDEFLERİ: ALTYAPI VE LİDERLİK
Enerji tesisleri, radar ağları, veri merkezleri ve lojistik hatların artık doğrudan savaş hedefi hâline geldiği belirtildi.
Raporda ayrıca, üst düzey yönetime yönelik “dekapitasyon” operasyonlarının:
bazı yapıları zayıflattığı
psikolojik direnç üzerinde etkili olduğu
değerlendirildi.
Savunma Sanayinde “Üç Boyutlu Derinlik” Vurgusu
Çalışmada savunma kapasitesinin üç temel unsurla mümkün olduğu ifade edildi:
ileri teknoloji
seri üretim kapasitesi
sürdürülebilir mühimmat stoğu
Ayrıca sivil sanayi ile entegre üretim modellerinin önemine dikkat çekildi.
Türkiye İçin Stratejik Öneriler
Raporda Türkiye açısından öne çıkan başlıklar şöyle sıralandı:
Çelik Kubbe sisteminin dağıtık ve otonom mimariyle güçlendirilmesi
Siber güvenlik ve bilişsel savaşlara karşı toplumsal dayanıklılık
Dezenformasyonla mücadelede bütüncül strateji
Alternatif lojistik hatların (Kalkınma Yolu ve Orta Koridor) güçlendirilmesi
YENİ GÜVENLİK PARADİGMASI DÖNEMİ
Millî İstihbarat Akademisi raporu, modern savaşın artık yalnızca cephe hattında değil; veri, algı, ekonomi ve teknoloji ekseninde yürütüldüğünü ortaya koydu.
Çalışma, Türkiye’nin bu yeni dönemde çok katmanlı, esnek ve teknolojik olarak entegre bir güvenlik mimarisine yönelmesi gerektiğini vurguladı.


















































































































































































































