Fikir
Giriş Tarihi : 20-03-2015 10:20   Güncelleme : 20-03-2015 10:20

Öz, Söz Ve Büyük Vebal

İktidar partisinden aday adayı olanların çoğu, ilçeleri ziyaretleri sırasında merhum Erbakan Hoca’nın talebesi olduklarını ön plâna çıkararak işe bir adım önde başlamanın hesabı içindeler

Öz, Söz Ve Büyük Vebal
İktidar partisinden aday adayı olanların çoğu, ilçeleri ziyaretleri sırasında merhum Erbakan Hoca’nın talebesi olduklarını ön plâna çıkararak işe bir adım önde başlamanın hesabı içindeler. En zayıf anında merhumu arkadan hançerleyen sanki onlar değilmiş gibi onun isminden medet umuyorlar.    Necmettin Erbakan Hocanın meselelere bakış açısından bir örnek vererek; toplum içinde kendilerini onun talebesi olarak tanıtıp siyasi alanda itibar kazanmaya çalışanlarla, aralarında hiçbir benzerlik olmadığını ortaya koymak istiyorum. Bundan amacım onları kırmak veya aşağılamak değil, sadece onlara referans gösterdikleri insan ile aralarında uçurumlar olduğunu hatırlatıp geçmişlerine dönmelerine yardımcı olmak.  Erbakan Hoca Viyana kuşatmasındaki sebep ve sonuçları ele alırken: O zamanda Viyana’nın batı kültürünün merkezi konumunda olduğunu, bu kuşatmanın Osmanlının zaferi ile neticelenmesi halinde makul bir düşünce sahibi olan Avrupalıların İslâm dinini kabul edeceklerini ve bu zaferin öldüklerinde onların cennete gitmelerine vesile olacağını ifade ederdi.  Dünya çıkarları için Osmanlıya hainlik ederek kuşatmanın mağlubiyetle sonuçlanmasına sebep olan Tatar ağasının ihanetinin, İslâm dininin Avrupa’ya yayılmasına mani olması yanında, Milyonlarca Avrupalının öldüklerinde cehenneme gitmelerinin de sorumlusu olduğunu vurgulardı.  Ayrıca onu yakından takip eden herkesin çok iyi bildiği gibi merhum İslâm Birliğinin kurulması için gecesini gündüzüne katar ve buna engel olmak isteyen herkes ve her kesimle sonuna kadar mücadele ederdi.  Erbakan Hocanın talebesi olduklarını iddia edenlerin bugün sergiledikleri duruşlarının, Tatar ağasının o gün sebep olduğu felaket ve vebalden çok daha ağır bir sorumluluk taşıdıklarına üzülerek şahit olmaktayız.  Çünkü Tatar ağası; tahrif edilmiş bir inanca mensup olmaları nedeniyle zaten cehennemlik olanların bulundukları konumda kalmalarına hizmet etmişti. Oysa Hocanın ifadesi ile “Ders saatinde sınıftan kaçarak bahçede bilye oynayan talebeler” Hakk merkezli bir inancı, batıl bir inancı temsil eden “Hıristiyan Kulübü” Avrupa Birliği normlarına uygun hale getirebilmek için İslâm dininin kotları ile oynuyorlar.  İslâm Birliğinin kurulması bir yana tam aksine, Avrupa Birliğine girebilme adına Müslümanları batıl bir inancın etrafında toplamaya gayret ediyorlar. Yani Müslümanları cehenneme götürecek zemini hazırlıyorlar.  Özetlersek: Hoca İslâm Birliğinden yana idi, bunlar Avrupa Birliğinden yanalar. Merhum, Hıristiyanların Müslüman olup cennete gitmelerinin hesabı içinde idi, bunlar Müslümanları cehenneme götürecek birlikteliğin gayreti içindeler.  Ne dersiniz, Osmanlıya ihanet eden Tatar ağası mı, yoksa bunlar mı daha büyük vebal altındalar?  Öyle “Ben Erbakan Hocanın talebesiyim” demekle olmuyor hanımefendiler ve beyler. Lafta kalan ifadelerle Hocanın talebesi olunmuyor. Onun gibi koskoca yüreğiniz, Allah’tan (c.c.) başka hiçbir güç tanımayan sağlam bir imanınız yoksa bu işler lafla olmuyor!
adminadmin