Peki Neymiş Z Kuşağı!
SON DAKİKA
Sol Ok
Sağ Ok
Yazarlar - Köşe Yazıları
Akasyam Haber
Advert
ANASAYFA Genel Güncel Gündem Siyaset Samsun Haber Kent Kültürü Türkiye Dünya Ekonomi Kültür Tarih
Peki Neymiş Z Kuşağı!
12.07.2021 17:51:54

 

Peki Neymiş Z Kuşağı!

Ne ikinci bir ayakkabısı, ne pantolonu olan, kreş, anaokulu, okulöncesi, dershane, özel okul görmeyen, tramvay, okul servisi tanımadan 3-4 km yolu tabanvayla giden, beslenme çantası olmayan, çikolata gofretle büyümeyip aileden gizli tatlı niyetine cebinde kesme şeker taşıyan, okkalı kahvaltı yerine ekmeğe sürülen varsa ekşi salça, öğlen ayrana doğranan kuru ekmeği yiyerek bu günleri gören bizim kuşağın bugünkü evlatları, torunları “z kuşağı” olarak isimlendiriliyor.

Peki! Neymiş  z kuşağı?...

Bugün hemen her ailede her istedikleri anında yerine getirilen prens ve prensesler var.

“Yok”u bilmeden, “hayır”ı  duymadan, özgüven ile şımarıklığı ayırt edemeyen, narsist, hayatlarının odağı eğlenmek olan gençler acı gerçekleri çizgi film tadında izleyip geçmiş onları ilgilendirmiyor. Geçmişe ecdada vefasızlar.

Sosyal ilişkileri zayıf, gerçek hayattan habersizler. Herkesin kendilerine hizmet etmesini isteyecek kadar duygusuz ve benciller.

Manevi değerlerin gençler nezdinde bir anlamı yok her şeyi eğlence merkezli düşünüyorlar. Açlığı, yokluğu, üşümeyi bilmedikleri gibi ekmeğin, elbisenin, barışın, huzurun, ana babanın, atalarının, vatanın, bayrağın her türlü imkânların kıymetini bilmiyorlar…

 Evet! Bunlar yanlış tespitler değil ama haksızlık da etmeyelim.

Bir insanı, sadece akıl yönünden eğitiyor, ahlak yönünden eğitemiyorsanız toplumun başına bir bela yetiştiriyorsunuz demektir.

Ceplerine para koyup, en pahalı telefonu, bilgisayarı almak, altlarına araba vererek haz ve hız düşkünü yapmak onları geleceğe hazırlamak değildir. Eleştirdiğimiz z kuşağı yerden bitmedi, gökten inmedi bunlar bizim çocuklarımız. Anne babalar olarak yemedik yedirdik, giymedik giydirdik. Aç susuz bırakmadık, saçlarımızı sakallarımızı onlar için süpürge yaptık ama niçin olmadı?

 

İtiraf etmeliyiz ki, biz nesillerimizin eğitim ve terbiyesine sahip çıkıp gereken önemi veremedik. Onların maddi bünyeleri olan bedensel bakım ve beslenmeleriyle ilgili her şeyi yaptık ama onların mana alemini viran eyledik. Ruhlarının iman, ahlak, fazilet ve erdemlerle beslenip doyurulmalarını sağlayamadık. Gençlikten ( KARANLIKTAN) şikayet ederken aile, okul, sosyal çevre ve yöneticiler bu anlamda birer mum yakabildik mi?

Eğitim Öğretim sistemimiz, mutsuz, umutsuz ve huzursuz nesiller yetiştirirken, kısa yoldan zengin olma, köşe dönme ve lüks içinde yaşama hırsı, bütün ahlaki değerleri yok sayarak gençliği doyumsuz hale getirmektedir. Artık çocuklarımızı biz değil tv, sinema, bilgisayar oyunları, sokak, sosyal medya ve internet gibi yönetim ve kontrolünden aciz kaldığımız unsurlar mevcut hale getirmektedir. Yeteneklerini geliştirme yerine dayatma ile gençlerin beden ve ruhları esir alındı. Z kuşağı, zamanında beden ve ruhlarıyla kendi halinde başıboş bırakılınca işlenmeyen tarla gibi yabancı otlar ve dikenlerin istilasına uğradı. Olumsuzluklar gençliğin neredeyse 7-24 heva, heves, şehvet ve bedenini beslerken, yüreğini ruhunu ve gönül dünyasını aç ve susuz bıraktı. Yabancı istihbaratların kurduğu elektronik oyunlardan başını kaldıramayan z kuşağı dijitalizm hastalığına evrilip süreç virüsle ciğerleri esir alırken ekranlar ise zihinleri köleleştirdi.

Doğru teşhis için önce kendimizden başlamalıyız. Ders ve tost dayatmasıyla akademik başarıyı önceledik, başardılar. Ahlak, erdem, irfan, hikmet, dava ve mücadeleyi  önemseyip önceledik te onlar sırt mı döndüler.?

Hayır bizim zihni dünyamız, duruşumuz, duyarlılığımız, duamız neyse gençlerde de o oldu.

Kendi doğru inanç sistemi anlatılmayan, hurafelerin din adına sunulduğu ortamlarda gençlerin sağlıklı düşünceye sahip olması mümkün değildir. Milli değerlerimizle çelişmeyen, inancımıza musallat olmayan, aile hayatımızı Türk örf adetlerimizi koruyacak sinema, tiyatro, yazılı ve görsel basınımızla tehlikenin önüne geçebiliriz.

Vatan sevgisi, dürüstlük, adalet, ahlak, fazilet gibi kavramlar duygu eğitimi olarak verilirken, sınav ve diploma odaklı eğitim öğretimden üretim  odaklı sisteme geçilmeli.

Selam ve Dua ile…

Ömer YAYLA - Bafra İlçe Milli Eğitim Eski Müdürü

ömer yayla Peki Neymiş Z Kuşağı!
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
GALERİLER