Coğrafi keşiflerin sömürgeci yüzünü anlatan Armağan, Portekizli denizcilerin İslam dünyasının kalbine hançer saplamak için Medine-i Münevvere’ye yönelik gerçekleştirmek istedikleri "naaş kaçırma" operasyonunun detaylarını paylaştı.
Ensonhaber YouTube kanalında yayınlanan "Kapsül Tarih" programının 18. bölümünde konuşan Mustafa Armağan, 16. yüzyıl başlarında Portekizlilerin Mukaddes Beldeler üzerindeki sinsi planlarını deşifre etti. Armağan’ın açıklamalarına göre, Portekizli komutan Alfonso de Albuquerque’nin 1514 yılında kralına yazdığı mektup, tarihin en büyük provokasyonlarından birini belgeliyor: Mekke’de Kabe’yi yıkmak ve Medine’den Peygamber Efendimizin naaşını kaçırarak İslam dünyasını dize getirmek.
İsa Tarikatı ve sömürgeci keşifler
Mustafa Armağan, ders kitaplarında "insancıl ve merak odaklı" anlatılan Coğrafi Keşiflerin aslında birer Haçlı operasyonu olduğunu vurguladı. Papa’nın desteklediği "İsa Tarikatı"nın, Tapınak Şövalyeleri’nden devralınan büyük sermaye ile İslam dünyasının ticaret yollarını ve kutsallarını hedef aldığını belirten Armağan, "Kristof Kolomb aslında bir misyonerdi ve amacı Kudüs’ü ele geçirecek bir ordu kurmaktı" dedi.
Albuquerque’nin dehşet verici mektubu
Portekizli amiral Albuquerque’nin stratejisinin sadece ticaret olmadığını ifade eden Armağan, amiralin Portekiz Kralı’na yazdığı mektubun detaylarını şu sözlerle aktardı:
"Albuquerque, 'Eğer bana destek verirseniz Cidde’yi alıp Kabe’yi yıkacağım. Medine’ye gidip peygamberlerinin naaşını kaçıracağım. Böylece tüm Müslümanlar ayağımıza kapanacak' diyordu. Bu sadece bir fikir değil, gemilerin Kızıldeniz'e dayanmasıyla somutlaşan bir tehditti."
Yavuz Sultan Selim’in Mısır seferindeki sır
Haberin en can alıcı noktası ise Osmanlı padişahı Yavuz Sultan Selim’in 1517’deki Mısır seferinin perde arkasıydı. Armağan, Yavuz’un neden batıya değil de güneye yöneldiğini şu sözlerle açıkladı: "Yavuz Sultan Selim, Memlük Devleti'nin Portekiz tehdidini durduramadığını gördü. Casus teşkilatı sayesinde bu korkunç plandan haberdardı. Mısır seferi, sadece bir toprak kazanma mücadelesi değil, İslam’ın kalbini Portekizli korsanlardan kurtarma ve Kızıldeniz’i bu sömürgecilere kapatma operasyonudur. Oraya gidip Mukaddes emanetleri koruma altına alarak bu sinsi planı tarihe gömdü."














































































































































































































