Türkiye
Giriş Tarihi : 05-04-2016 12:13   Güncelleme : 05-04-2016 12:13

Samsun BBB Yusuf Ziya Yılmaz’ın Eksik Anlattığı...

Yusuf Ziya Yılmaz’ın Eksik Anlattığı Seyit onbaşı’nın hikâyesi! Baltamı almasınlar” AK Parti Samsun İl Başkanlığı’nın basına kapalı olarak yapılan Daraltılmış Danışma Meclisi’nde Samsun Büyükşehir Belediye Başkanı bir hikaye anlattı

Samsun BBB Yusuf Ziya Yılmaz’ın Eksik Anlattığı...
Yusuf Ziya Yılmaz’ın Eksik Anlattığı Seyit onbaşı’nın hikâyesi! Baltamı almasınlar” AK Parti Samsun İl Başkanlığı’nın basına kapalı olarak yapılan Daraltılmış Danışma Meclisi’nde Samsun Büyükşehir Belediye Başkanı bir hikaye anlattı. AK Parti Samsun İl Başkanı Muharrem Göksel, Yusuf Ziya Yılmaz’a sahip çıkmak için zor durumda kalmış olmasına rağmen Yılmaz’ın partiye ya da Göksel’e övgülerle dolu bir konuşma yapması beklenirken, teşkilatın huzurunda beş dakikalık konuşmasını Seyit onbaşının hayatını anlatmaya ayıran Yılmaz’ın bu tavrı soğuk duş etkisi yaptı. Ne var ki, Samsun Büyükşehir Belediye Başkanı Yusuf Ziya Yılmaz, Seyit Onbaşı hakkında yaptığı konuşmada, Seyit Onbaşı’nın baltasına ormancılar tarafından el konulduğundan ve devamındaki hikâyeden bahsetmedi. İşte Seyit Onbaşının gerçek hikayesi; Seyit Onbaşı harpten sonra köyüne gitmiş. Çobanlık yaparak ve meşe odunundan kömür yaparak hayatını kazanmaya başlamış. Kimseye de yaptığı kahramanlıktan kaldırdığı toptan ve topun ağırlığından bahsetmemiş. Ormanda meşe odunu keserken ormancılar yasak bölgeden ağaç kesiyorsun diyerek Seyyit Onabaşı’nın baltasına el koymuşlar. Savaştan on bir yıl sonra Atatürk Havran’a yaptığı bir seyahatinde Havran Nahiye Müdürü’ne, “Seyit Onbaşı olacaktı benin onu görmem lazım. Gitmişler araştırmışlar ve Seyyit Onbaşı’yı bulmuşlar. Köye geldiklerinde Koca Seyit köyde yok.  Dağa kömüre gitmiş. Akşama beklemişler. Koca Seyit akşam geç saatte evine yaklaşıyor bakıyor evin önünde iki jandarma. “Ah demiş. Bu gün dağdan kaçıra kaçıra iki çuval kömür getirdim ama burada da zabıt tutulacak. Yine baltamı alacaklar diye kaçmaya başlamış. Askerler Kaçma dedikçe Seyyit Onbaşı daha hızlı kaçmaya başlamış. Nihayet Zor bela ikna etmişler. “Seni Paşa Çağırıyor” demişler. Gece bir berber buluyor. Bir tıraş yaptırıyor. Sabah giderken kendi ceketini giydiriyor. Onun da kolları kısa geliyor. İki yakası bir araya gelmiyor. Ve öyle götürmüş. Varmış ve “Paşam hoş geldin” demiş. Paşa “Asıl Seyit sen hoş geldin. İki gündür seni bekliyorum. Neredeydin?”. Koca Seyit'in “Paşam dağda keçilerin yanındaydım. Haberini alınca hemen geldim” demiş. Paşa “Ne işle meşgulsün” Koca Seyit “Çobancılık ile meşgulüm Paşam” demiş.  Paşa “Seyit sen savaşın seyrini değiştirdin. O anda ne istiyorsun dedik. Çift tayin istiyorum dedin. Sana maaş bağlayalım”. Koca Seyit “Hayır paşam. Biz o an görevimizi yaptık. Maaş için değil” demiş istememiş. Çay, kahve içmişler, ondan sonra kalkarken demiş BALTAMI ALMASINLAR! “Paşam senden bir tek ricam olacak. Acaba nasıl görürsün.” Paşa; “Söyle Seyit” diyor. Koca Seyit “Ben keçinin ardında meşe odunu topluyorum. Ondan kömür imal ediyorum. Havran ve Edremit’te aşçılara gece kaçak satıyorum. Senin emrin ile o ormanda ormancılar önüme geçip baltamı almasa haydi haydi geçinirim.” Atatürk, bunun üzerine bu vatandaş bu işi serbest olarak yapsın. Yardımcı olun. Serbest olarak satsın. Bir müddet hem yapmış, hem satmış. İkinci gelen nahiye müdürü kaderine terk ediyor. Arayıp sormuyor. Yine eski usul kaçak yapıyor. Ondan sonra bir zeytin yağı fabrikasında da hamallık yapıyor. Hamallık yaptığı yıl üşütmeden dolayı zatüre olup 50 yaşında vefat ediyor.
adminadmin