Reel politikalara, bilmem ne dengelerine ve “Gerçekçi olalım beyler” lakırdılarına kulak asmak bize yakışmaz. Hepsinden önemlisi kaybettiğimizi kim söyledi de biz hemen inanıp zillet sahipleri gibi kendimize kahretme numaraları yapmaya başladık? Bir muharebe kaybedildi diye savaşı kaybettiğimizi düşünmek doğrudan şeytandan mülhem zelil zannıdır.
Cihat uzun bir yoldur hem de sen, ben ölene dek değil dünya ölene dek sürecek uzun bir yol. Sen kısıtlı, bir kişilik ömrünle kendini kimin yerine koydun ki kazananlar, kaybedenler hesabı yapmaya başladın? Kıyametin kopacağını bilsek bile elimizdeki fidanı dikme telaşında olacağız şuuruyla ne olursa olsun, Allah’a yalvarmaya ve gayret etmeye devam edeceğiz. Çünkü Allah bize zaferin değil, gayretin hesabını soracak.
Dünyanın teraziyle tartılıp, dünyanın cetvelleriyle ölçülmüş bir sürü dünyalık zırvalarla gerçekçilik yapacaklar. Yapsınlar aziz dostum bizim yolumuzun cetveli de, teraziside, neticeside ahiretle ilgilidir. Dünyanın hesaplarını dünyaya talip olanlar, ahiretin hesabını ahirete talip olanlar yapsın. Fecr-i kazib geçsin, fecr-i sadık başlasın, ezanlar okunsun; görelim bakalım kim kazanmış kim kaybetmiş...
Diriliş Postası















































































































































































































