Dayanışma ve yardımlaşma bizim millet olarak en önemli hasletlerimizdendir. Bunun kodlarını hem kültür hem de inancımızda görmemiz mümkündür. Biz de bencillik ve nemelazımcılık olmadığı için düşenin elinden tutmak kutsal görevdir.
Bu özelliklerimizden dolayı “kol kırılır, yen içinde kalır” düsturu ile meseleleri kendi içerisinde hal ve yoluna koyarız. Bu düşünce çerçevesinde büyük mağduriyetler yaşanmaz. Hele batıda örneklerini gördüğümüz sosyal patlamalar vaki değildir. Vandallık, kırmak, dökmek ve yağmalamak bizim dışımızda olan vahşi tutumlardır. Çünkü bizde, sadaka ve zekât müessesesi bu dengeyi kurmaktadır. Böylece sosyal barış ve adaleti sağlanmak suretiyle güven ortamı tesis edilmiş olacaktır. Bunun sonucunda zengin vicdanen rahat ve huzurlu fakir ise mutlu ve umutlu olarak yaşantısına devam etmiş olacaktır.

















































































































































































































