Köşe Yazıları
Giriş Tarihi : 11-08-2025 18:49

Sulh ve selametin yolu camiden geçer

Ülkemiz 23 Nisan 1920 yılında bir Cuma günü dualarla açılan Büyük Millet Meclisi(BMM) karar yeter sayısı olmadığı halde feshedildikten sonra günümüze kadar başımıza bin bir bela geldi.

Sulh ve selametin yolu camiden geçer

Bir İngiliz eyaleti haline getirilmeye çalışılan ülkemizde günümüzdeki Gazze zulmünün birkaç tanesi yaşandı, mesela bunlardan biri “Zilan Katliamı” diğeri ise “Dersim katliamı” dır. Her biri günümüz Gazze zulmünden beter.

Öz vatanında ecdadımız nice nice zulümlere maruz kaldı. Üstelik o pırıl pırıl insanlara birer kulp bağlayarak onları bu cezaya müstehakmış gibi bir duruma getirdiler. Hala da o günlerde yapılan zulüm dehşetini ve zalimleri bu halka anlatamıyoruz.5816 numaralı yasa buna müsaade etmiyor.

Ben Diyarbakır Meclisi adına 2013 yılı 1 Mart’ta İzmir Meclisine  davet edildim, beş dakika konuşmak için, kısaca şöyle derdimi dile getirdim; “Ben muhasebesiz ve müzakeresiz bir süreç istiyorum, çünkü muhasebenin peşine düşsek altında kalkılmayacak ağır bir dert var orada, devlet adına yetkililerin özür dilemesi bana yetiyor, müzakereye gelince kim benim hakkımı benimle müzakere hakkına sahiptir? verin bana bir A4 kağıdı, 7 talebim var, yasal ve anayasal düzeyde hukuki bir zeminde tanıyın, o kadar.”  Şeklinde bir ifade kullandım.

YAZININ DEVAMI İÇİN TIKLAYINIZ

adminadmin