Köşe Yazıları
Giriş Tarihi : 12-11-2025 17:51

TAKDİM

İçinde bulunulan devir, mutlak hakikatten sapmanın getirdiği esrarlı bir buhurdandan tüten belirsizlik, nisbetsizlik, dengesizlik ve şekilsizlik dumanlarıyla çevrelenmiştir.

TAKDİM

 İnsan ve toplum meseleleri, tezadlar ve acaiplikler dünyasının kaosunda boğulmaktadır. Bu manzara, küresel ölçekte bir krizin sadece ekonomik veya siyasi değil, bilhassa ruhî ve fikrî bir çöküşün neticesi olduğunu göstermektedir. Bu yıkım ortamında, bir kurtuluş hamlesinin doğabilmesi için, öncelikle eylemin kendisine zemin hazırlayan fikrin ne olduğunun idrak edilmesi zorunludur.

 

​Kumandan Salih Mirzabeyoğlu’nun ortaya koyduğu temel ölçü budur: Aksiyon, tek başına bir gayeye sahip değildir. Bilardo masasında bilyenin hareketini, vuran fikir değneğinin zaviyesi belirlediği gibi, "Aksiyon, bir fikir ve görüş manzumesinin yeryüzünden istediği ifade âlemidir". Bu demektir ki, düşman cephenin eylemlerine karşı geliştirilecek mukavemet, salt bir tepki veya intikam olmaktan çıkmalı, onu aşan, üstün bir fikrin ifadesi olmalıdır. Yanlış aksiyondan duyulan nefret, aksiyonu küçümsemeyi değil, aksiyonun kutsallığına hürmeti gerektirir; bu, düşmanın varlığını bile bir hareketlenme itkisi olarak kabul etme yüksek şuurudur.

YAZININ DEVAMI İÇİN TIKLAYINIZ

adminadmin