Türkiye'ye de birileri saldırdığı zaman mı AB gündemine alacaksınız!
SON DAKİKA
Sol Ok
Sağ Ok
Yazarlar - Köşe Yazıları
Akasyam Haber
Advert
ANASAYFA Genel Güncel Gündem Siyaset Samsun Haber Kent Kültürü Türkiye Dünya Ekonomi Kültür Tarih
Türkiye'ye de birileri saldırdığı zaman mı AB gündemine alacaksınız!
02.03.2022 12:44:21

 

Türkiye'ye de birileri saldırdığı zaman mı AB gündemine alacaksınız!

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kosova Cumhurbaşkanı Vjosa Osmani-Sadriu ile baş başa ve heyetler arası görüşmelerinin ardından ortak basın toplantısı düzenleyerek açıklamalarda bulundu.

 

Kosova Cumhurbaşkanı Osmani-Sadriu’yu Türkiye’ye ilk resmî ziyareti vesilesiyle misafir etmekten büyük memnuniyet duyduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sayın Cumhurbaşkanı’nın Türkiye’yi ziyaretinin, köklü tarihî, kültürel ve beşeri bağlara sahip ülkelerimiz arasındaki kardeşlik ve dayanışmanın daha da güçlendirilmesine hizmet edeceğine inanıyorum” dedi.

“KOSOVA’NIN EGEMENLİĞİNE, TOPRAK BÜTÜNLÜĞÜNE VE SİYASİ BİRLİĞİNE ATFETTİĞİMİZ DEĞER MALUMDUR”

Kosova Cumhurbaşkanı Osmani-Sadriu ile ikili ve heyetler arası görüşmelerinde, Türkiye-Kosova arasındaki sürecin etraflıca değerlendirildiğini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Balkanlar ve Ukrayna başta olmak üzere, bölgemizde yaşanan gelişmeler hakkında fikir alış verişinde bulunduk. Siyasi ilişkilerimizin yanı sıra, ekonomi, ticaret, enerji, savunma sanayii, kültür, eğitim, sağlık ve terörle mücadele alanlarında iş birliğimizi ilerletmek amacıyla neler yapılabileceğini istişare ettik.”

“Kosova’nın egemenliğine, toprak bütünlüğüne ve siyasi birliğine atfettiğimiz değer malumdur” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Kosova’yı tanıyan ilk ülkelerden biri olarak, ilk günden itibaren her alanda Kosovalı kardeşlerimize destek verdik. Kosova’nın kalkınmasına, uluslararası alanda hak ettiği yeri almasına büyük önem veriyoruz. Ülkemizin de katkılarıyla Kosova halkının refahının artmasından büyük memnuniyet duyuyoruz” ifadelerini kullandı.

2004 yılından bu yana Kosova’da faaliyet gösteren TİKA’nın, 700’e yakın projeyi başarıyla gerçekleştirdiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türk firmaları da, bugüne kadar Kosova’ya 400 milyon Avroya varan yatırım yaptı. Firmalarımız, enerji sektörü başta olmak üzere birçok alanda Kosova’daki yatırımlarını artırmaya hazırdır. 2019 yılında yürürlüğe giren Serbest Ticaret Anlaşması’yla birlikte ticaret hacmimizde olumlu bir seyir yakalanmıştır” dedi.

“TİCARET HACMİMİZ 600 MİLYON DOLAR SEVİYESİNE ULAŞMIŞTIR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kosova’nın Türkiye’ye ihracatının da artmaya başladığına dikkat çekerek şunları söyledi: “Ticaret hacmimiz, salgına rağmen geçtiğimiz sene yüzde 52’nin üzerinde artarak, 600 milyon dolar seviyesine ulaşmıştır. Dünyamızın salgının etkisinden kurtulmasıyla birlikte, bu rakamın daha da yükseleceğine inanıyorum. Kosova Türk Toplumu, Kosova’yla ilişkilerimizin beşeri boyutunu teşkil ediyor. Soydaşlarımızın, hayatın her alanında Kosova’nın gelişimine yaptıkları katkıyı iftiharla takip ediyoruz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bölgemizdeki ve ötesindeki tüm aktörlerin bölgesel barış ve istikrarı öne çıkarması elzemdir. Türkiye, Kosova’nın tüm komşularıyla iyi ilişkiler geliştirmesini istemekte, Priştine-Belgrad Diyalog Süreci’ni desteklemektedir. Sürecin bölgede kalıcı barış ve istikrarı sağlayacak şekilde, kapsamlı bir anlaşmayla en kısa zamanda nihayete ulaşması samimi arzumuzdur. Bu anlayışla, bölgesel barış ve istikrar için elimizden gelen gayreti göstermeye hazır olduğumuzu bir kez daha vurgulamak istiyorum” diye konuştu.

Görüşmelerde FETÖ’yle müşterek mücadele konusunun da ele alındığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Demokrasimize kast eden ve 251 vatandaşımızı alçakça şehit eden bu terör örgütünün varlığının sonlandırılması büyük önem arz ediyor. Değerli mevkidaşıma, dostluk ve kardeşlik hukukumuz temelinde atılmasını arzu ettiğimiz adımlara dair haklı beklentilerimizi ifade ettim” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, görüşmelerde alınan kararların ve imzalanan anlaşmaların hayırlara vesile olmasını temenni etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kosovalı bir basın mensubunun, "Bir dünya lideri olarak gücünüzü bilerek, Sayın Osmani de biraz önce Kosova'nın NATO'ya üye olmasını talep etti. Siz de Kosova'nın NATO'ya üye olması için yardımcı olabilir misiniz? Ayrıca Kosova devlet olarak tanınması konusunda ilerleyememişti, bu konuda da yardımınız olabilir mi?" sorusuna, şu cevabı verdi: "Bildiğiniz gibi Kosova'nın tanınması noktasında ilk adım Amerika tarafından atılmıştı, ilk tanıyan ülke Amerika olmuştur. O zamanlar ben Başbakandım ve kabine toplantısındaydık. Haberi aldık ve ikinci tanıyan ülke Türkiye olarak biz olduk. Ondan sonraki süreçte de Kosova'yı, dünya genelinde tanınmasına yönelik her türlü adımları attık. Ben başbakan dostlarımla, dışişleri bakanlarım o dönemlerde aynı şekilde muhataplarıyla çalışmaları yaparak, Kosova'nın tanınması sürecini hızlandırdık, hala da buna devam ediyoruz. Şimdi de yine aynı şekilde tanınmasını sağlayacağımız bazı ülkelerle görüşmelerimiz devam ediyor.

 

Yine ikili görüşmede, değerli kardeşim Osmani, bazı ülkelerin adlarını verdi, onlarla görüşmeler yapıp, onların da tanımasını, yani bu konuda Kosova'yı tanımak suretiyle dünyada Kosova'yı tanıyan ülke sayısının hızla artmasını sağlayalım, bu çalışmayı devam ettirelim diye. NATO konusuna gelince, NATO'nun tabii önemli bir üyesi olarak, Türkiye'nin bu konuda bir sorunu yok. Kosova'yı tanımakta bir yerlerden izin almamıza da gerek yok. Biz Kosova'yı tanıma noktasında adımlarımızı atarız ve NATO'nun bir üyesi olarak da biz Kosova'yı tanırız."

 

TÜRKİYE’NİN AB ÜYELİK SÜRECİ

 

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Rusya'nın Ukrayna'ya saldırısı devam ederken, Ukrayna'nın Avrupa Birliği'ne üyeliği gündeme geldi. Bu süreçte Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne tam üyeliği konusunda olumlu bir beklentiniz var mı? Ayrıca, bazı NATO ülkelerinin Türkiye'ye savunma sanayi alanında yaptırımlarının sürdüğünü görüyoruz. Bu yaptırımları nasıl değerlendirirsiniz?" sorusuna karşılık, şunları kaydetti: "1959-1963, Türkiye'nin maalesef Avrupa Birliği'ne üyelik sürecindeki oyalama taktiklerinin olduğu dönemlerdir. O günden bugüne maalesef Türkiye, Avrupa Birliği'ne kabul edilmedi. Şu anda Ukrayna ile ilgili bir gündem oluştu ve Ukrayna'yı Avrupa Birliği'ne alma süreci. Biz kimseyi, 'Avrupa Birliği'ne alın, almayın' böyle bir gayretin içerisine girmeyiz. Biz kendimizden sorumluyuz. Fakat şu anda Ukrayna'yı Avrupa Birliği'ne alma gayretlerini de doğrusu takdirle karşılıyoruz. Bu güzel bir gelişme ama Avrupa Birliği üyelerine de diyorum ki 'Acaba Türkiye'yi niçin Avrupa Birliği'ne hâlâ almakta endişe ediyorsunuz, tereddüt ediyorsunuz veya almıyorsunuz?"

 

Cumhurbaşkanı Erdoğan, NATO konusunda duruşu belli olan Türkiye'nin, NATO'nun genişlemesine engel teşkil eden bir ülke olmadığını da vurgulayarak, şöyle devam etti: "Tam aksine biz NATO'da da genişlemenin faydalı olacağını bugüne kadar hep savunduk, bugün de savunuyoruz. Bu adımları atarken bunu dünya barışı için istiyoruz. 'Dünya barışına ne denli katkıda bulunabiliriz?' Bunun için istiyoruz ama Avrupa Birliği konusunda ben tekrar Avrupa Birliği üyesi ülkelere diyorum ki şu anda Ukrayna ile ilgili gösterdiğiniz hassasiyeti lütfen Türkiye için de gösterin. Yoksa Türkiye'ye de birileri savaş açıp saldırdığı zaman mı Türkiye'yi gündeme alacaksınız? Şu anda Avrupa Birliği üyesi ülkeler içerisinde savunma sanayinde iş birliği yapmamız gereken ülkeler var ve bu ülkelerin birçoğu aynı zamanda NATO üyesi. NATO üyesi oldukları hâlde, Türkiye de bir NATO üyesi, Türkiye'ye savunma sanayi iş birliğinde yaklaşmayan, uzak duran... Biz beraberiz, müttefikiz. Türkiye'ye vermeniz gereken bu tür araç, gereç, mühimmat, neyse bunları niye vermiyorsunuz? Bu dayanışmamızın da gereği ama vermiyorlar. Yine bir savaş mı çıksın, bunu mu bekliyorlar? Bunlar samimi değiller, NATO üyeleri de sadece laf üretiyor. Avrupa Birliği üyeleri de laf üretiyor.

 

Şu anda Zelenski konuşmasını yapıyor ve Avrupa Birliği'nde, parlamentoda ayakta alkışlıyorlar. Güzel bir gelişme. Demek ki 'bir musibet bin nasihatten evladır' diye güzel bir sözümüz var, hep bunları bekliyorlar ama Türkiye bunları beklemiyor. Türkiye her zaman duruşunu koruyan bir ülke ve her zaman mazlumun, mağdurun yanında olan bir ülke. Çağrımız hem Rusya'ya hem Ukrayna'ya, bir an önce ateşler kesilsin ve gerek Rusya, gerek Ukrayna burada dünya barışına güzel bir katkıda bulunsun."

 

Türkiye'ye de birileri saldırdığı zaman mı AB gündemine alacaksınız!
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
GALERİLER