İnsan yaratılmışların en mükemmelidir. Allah (c.c) insanı akıl, izan ve irade nimetleri ile donatmıştır. Bütün varlıklar insanın dünya ve ahiret mutluluğuna ulaşması için emrine amade kılınmıştır. İnsana dünyayı imar edebilme güç ve kudretini veren yaratıcı, aynı zamanda dünyayı imar etme görevini de vermiştir.
Aynı anne ve babadan yaratılan insanoğlu, çeşitli kabile ve milletlere ayrılmıştır. Dünyanın değişik bölgelerinde yaşayan insanların fizikî yapıları, karakterleri, yaşam tarzları, yaşadığı yerin coğrafi ve iklim şartlarına göre şekillenmiştir. İnsanların en küçük sosyal birliği aile, en büyüğü ise millettir. Her canlının huzur ve güven içinde yaşaması için bir yuvaya ihtiyacı vardır. İnsanın yuvası evi, milletin yuvası ise vatanıdır.
Milletler aynı dili konuşan, aynı dine inanan, ortak kültür ve tarihe sahip olan insanlar topluluğudur. Aile, günümüz dünyasında milletin çekirdeğidir. Aile kurumu insanlık tarihi ile yaşıttır. Aile bizim inanç, örf ve geleneğimize göre anne baba, büyük anne büyük baba ve çocuklardan oluşur. Ailenin temel görevleri ikidir. Birincisi insan neslinin devamı; ikincisi ise, toplumsal kültürü korumak ve yaşatmaktır. Sağlıklı nesillerin yetişmesi ve milli ve manevi değerlerin korunması için, güçlü ailelere sahip olmak çok önemlidir.
İnsanların dünyaya getirilmesinde, gelişiminin sağlıklı olmasında, kendisine, ailesine, içinde yaşadığı topluma karşı sorumlu ve yararlı bir kişi olarak yetiştirilmesinde temel görev aileye düşmektedir. Yapılan anket ve araştırmalara göre suçluların çoğu, sağlıklı bir aile yapısına sahip olmayan ya da problemli ortamlarda yetişmiş kişilerden oluştuğu anlaşılmıştır. Sokak çocuklarının, tinercilerin, esrar ve uyuşturucu kullanan çocukların, hatta küçük yaşta suç işleyenlerin, hemen hepsinin, aile ocağından, anne baba şefkat ve merhametinden mahrum olarak yetişen çocuklardan oluştuğu istatistiklerle tesbit edilen bir gerçektir. İslam dini, ailenin sağlıklı ve mutlu bir şekilde kurulup yaşamasına büyük önem vermiştir. Bunun için de çeşitli tedbirler almıştır. Alınan bu önlemlerden bazıları şunlardır:
1-İslam dini evlenmeyi teşvik etmiş, Allah’a daha fazla kulluk edebilmek için evlenmeyi ve aile hayatını, terk etmek isteyenleri bu düşünceden vazgeçirmiştir.
2-Evlenmeyi kolaylaştırmış, evlenmenin şeklini, şartlarını ve maddî külfetini asgariye indirmiştir.
3-İstikrarlı, huzurlu ve mutlu bir aile hayatı için gereken bütün hukukî ve ahlakî düzenlemeleri yapmıştır.
4-Çocukların eğitiminden ve geleceklerinden birinci derece de aileyi sorumlu tutmuştur.
5-Aile bağlarına ve bu bağların gerektirdiği hukuk ve edebe riayet edilmesini istemiştir.
6-İslam dini ailenin bir okul, bir ibadethane, sıcak ve aydınlık bir yuva ve sosyal ilişkiler birimi olabilmesi için öncelikle karı-koca arasında karşılıklı sevgi, saygı ve şefkatin bulunmasını emretmiştir.
Ailenin sağlıklı bir şekilde kurulup, mutlu bir şekilde yürümesini öngören bu temel ilkelerden dolayı İslam toplumlarında aile önemli bir görev icra etmekte, hatta aile kültürümüz, kültürel mirasımızın büyük bir bölümünü meydana getirmektedir. Dinimizin ön gördüğü aile; kederde, kıvançta, darlıkta bollukta, iyi günde ve kötü günde aynı heyecanı paylaşan kalplerden meydana gelen bir yuvadır. Bu yuvada her dede bir Dede Korkut, her nine bir Nene Hatun, her baba bir Demir Baba ve her ana bir Fatımatüz Zehra gibidir. İnsanlar kendi ferdi benlik ve kişiliklerini, kendi sosyal çevrelerinde kazanırlar ve böylece hayatlarının manasını kendi milletlerinin tarihi içinde bulurlar. İnsan topluluklarını millet haline getiren objektif ve sübjektif faktörler vardır. Milleti millet yapan objektif faktörler vatan, ırk, dil ve din bağlarıdır. Sübjektif faktörler ise ortak bir geçmiş ve kader birliğine sahip olduğunu düşünen ve gelecekte de yaşama arzusuna sahip olan insanların meydana getirdikleri topluluklar. Bu anlayışa göre geçmişte yaşanan ortak acılar, kederler veya başarılar ve sevinçler, ortak tehlikelere karşı birlikte karşı koymuşlar, insanları birbirine bağlar ve onları millet haline getirir. Bu durumda milleti meydana getiren şey; “Birlikte acı çekmiş, sevinmiş ve birlikte umut etmiş olmaktır.”
Bir vatanın yer üstü ve yer altı kaynaklarına O milletin maddî ve manevî değerleri denir. Ülkenin madenleri, göller, nehirler, ormanlar ve bitki örtüsü maddî değerleri; bir milletin ırkından, vatanından, tarihinden, kültüründen, dininden, örf ve âdetlerinden süzülüp gelen millî ve manevî duygu düşünce ve inançlarına ise, o milletin millî ve manevî değerleri denir. Bu değerler o milletin birlik, beraberlik sosyal yardımlaşma ve dayanışmasını ve millî kimliği ile tarih sahnesinde yer almasını sağlar. Bu değerlerden biri diğerine tercih edilemez. Bunlar zedelenirse milletin birlik ve beraberliği yara alır. Böyle durumda milletin bölünüp parçalanması söz konusu olur. Bir milletin, milletler arenasında saygın bir konumda olması için, o milletin sahip olduğu yer altı ve yer üstü zenginliklerini akla ilme ve fenne uygun olarak kullanması, o milletin milli ve manevi değerlerinin etrafında birlik, beraberlik ve kardeşlik duygu ve düşünceleri etrafında kenetlenmesi ile mümkündür.
Bir milletin huzurlu olması, anarşi terör ve fitne belalarından emin olarak yaşaması da güçlü ailelerle mümkündür. Çünkü milleti meydana getiren fertlerin her biri, ailelerde doğup büyümekte, ilk terbiye ve eğitimini ailede almaktadır. Büyük şehirden köylere kadar tüm yerleşim yerlerinde gece yarısında sokaklar bomboştur. Sokaklarda sadece milletin emniyet ve huzurunu sağlamakla görevli olan, bekçi polis veya jandarma vardır. Fakat gece boş olan bu cadde, sokak ve meydanlar gündüz insanlarla dolar. Bu insanların her biride sabah evlerin kapısını açarak dışarı çıkar. O halde o evlerde yaşayan her aile, kapısından sokağa; iyi eğitilmiş, iyi terbiye edilmiş, helalı haramı, günahı sevabı, faydalıyı zararlıyı öğrenmiş, güzel ahlak sahibi, iyiliklerin mükafatlandırılacağı ve kötülüklerin cezalandırılacağı ahiret inancına sahip, kalp kırmanın günah olduğunu bilen, gerçek Müslümanlardan olmak için eliyle diliyle ve hareketleriyle kimseye zarar vermemeye özen gösteren insanları gönderirse, o şehirde o köyde birlik beraberlik kardeşlik ve huzur olur. Bu huzur ortamından istifade eden herkes de hayatından memnun ve mutlu olur. Aksi halde, her aile sokağa, bu güzel hasletlerden habersiz, “kudurmuş köpek” benzeri insanları salarsa, o zaman o yerlerde fitne terör ve anarşi olur, huzur bozulur, bundan da herkes zarar görür ve mutsuz olur. O halde milletin huzuru içinde güçlü ailelere ihtiyaç vardır.
Bir milletin sağlam köklere sahip olması, bir takım sosyal olaylar karşısında sarsılmaz bir güç ve kudrete sahip olması da, inanç örf adet ve geleneklerine ve köklü geçmişine bağlı güçlü ve kuvvetli aile yapısına sahip olması ile mümkündür. Çünkü aile milletin çekirdeğidir. Binada temel ne ise, millette aile odur. Temel sağlamsa bina sağlam, temel çürükse bina da çürük olduğu gibi, aile güçlü ise millet güçlü, aile güçsüz ise millette güçsüzdür. Ailenin güçlü olmasının en başta gelen şartları şunlardır; Aile fertlerinin birbirine yalan söylememesi. Aile içinde hakka hukuka riayet edilmesi. Küçüklerin büyükleri sayması, büyüklerin küçükleri sevmesi. Dini ölçüler dahilinde ailenin çıkarlarının aile bireyleri tarafından korunması. Aile fertlerinin iyi eğitilmesi, sofrada haram yenilip içilmemesi ve Ailede mükellefiyet yaşına gelmiş herkesin, dini vazifelerini yapmak suretiyle, Allah’ a itaat ederek, o ailenin yaşadığı evi Peygamber tarifi ile “Dünya Cenneti” haline getirmesi.
Allah bütün inananlara dünya cenneti olan evlerde yaşamayı nasip eylesin.
Selam ve dua ile…
Ayhan ENGİN
Özlem Gürbüz
Kurban Bayramı Ve Manevî Değerlerimiz
Nihat Güç
Zuhruf Suresi 37. Ayet
Hüseyin KURT
Asabiyenin Gölgesinde Bir Coğrafya
Gülay ÇETKİN
Denizli Eğitim Gücü Sen’den Proje Okulu Çağrısı
Seyfettin BUDAK
Güveninizi Bir Gerçek Sandığınız Duygusal Avcı Narsistin Sosyal Medya Tuzağı
Mehmet BOZKURT
Türkiye'nin CHP ile tarihi yolculuğu...
Eyüphan KAYA
Ailenin selameti için 7-S
Recep YAZGAN
Karl Marks’ın Hindistan İhaneti!
Öztürk Samuk
Proje Derin
Mehmet Ali Çamoğlu
Sisli Meydan: At İzi İt İzine Karıştı
Mesut BALYEMEZ
Ulan kapitalizm.
Bülent ERTEKİN
Engelliler İçin Söz Değil, İcraat Gerekiyor
Aydın BENLİ
Çok Gerginiz Çok!
Aydan KURT
Bir yolculuktan fazlası...
Adnan ÖZ
Bu sezon samsunspor’a yakıştı!
Songül KARAMAN
Aile İçi İletişimde 10 Altın Kural
Kadir Erol
İnsan Olmak....!
Vehbi KARA
Kocatepe Muhribi’nin Batması ve Liyakatsizlik Sorunu
Murat GÜLŞAN
Maskeler düştü: saha yeşil, zihniyet kara!
Mesut CİHAT
Adamlığın Sende Kalsın
Adnan İPEKDAL
ODTÜ Semalarında Amerikan bayrağı Dalgalanacak mı!
Asiye Tanrıöver TÜRKAN
SADAKAT: RUHUN CENNETİ!
Burak Çileli
Sumud filosu işkencesine kısas milli haysiyet meselemizdir
İsa ÇOLAKER
YAZAR TIKANIKLIĞI
Ömer Naci Yılmaz
Ali Kolcu Hoca’mızı Hakk’a Uğurladık
MUSTAFA GÜLTEKİN
SIRRIN SAKLANMA ZORUNLULUĞU
Mehmet Nuri BİNGÖL
En Büyük Miyar: Kanaat
Cevahir AYDIN
Ruhun Bahçıvanı: Sinaptik Budama ve İlahi Tasfiye
Memiş OKUYUCU
İyilikle İyileştirerek Eğitim
Hamdi TEMEL
Suçun Adresi: Başta Medya, Sonra Hepimiz
Halil MERT
Türklük Tanımının Güncellenmesi
Hasan KARADEMİR
HİKMET KIVILCIMLININ DİNİ ANLAYIŞININ ELEŞTİRİSİ
Servet ZEYREK
Hevasını İlahlaştıran Kişiyi Gördün Mü!
Ahmet SAĞLAM
Din Düşmanlığı
Ahmet Eren KURT
Görülmeyen Bir Dağılma
Ahmet DÜZGÜN
Artık seviye eğitim sistemi şart
Ravza ZEYBEK
Düştüğü Yerden Kalkacak Ümmet
Doç. Dr. Özlem Özçakır Sümen
Eğitimde Yapay Zeka
Özhan KIZILTAN
Athanor Mason Locası
Fatih ORUÇ
Abd-Suriye Savaşı ve Rakka Katliamı
Cahit KURBANOĞLU
Kutlu Doğum 79
GÜLÇİN ITIRLI ASLAN
Unutma Hakkını Kaybeden Toplum: Her Şeyi Hatırlayıp Hiçbir Şeyi Anlamayan İnsanlar
Fatma Saçak Akbulut
İLİŞKİ RUTİNİ
Levent ERTEKİN
Çimler üzerinde bir festival: tire’nin kazancı mı, kaybı mı?
Batuhan ŞUORUÇ
Daha Az Tanıdık Olana
Önder GÜZELARSLAN
Anadolu’daki İlk Üniversite: Mesudiye Medresesi
Suat ALTINBAŞAK
Hayızlı İken Oruç Tutulamayacağının Kur’an’daki Delilleri (2)
Erol AYDIN
İnsan yaş aldıkça değil...
Emine AYDEMİR
MEVLEVİLİĞİN – TASAVVUFUN İNCELİKLERİ
Ahmet AYDIN
Ünlüymüş, Modelmiş
Abdullah BİR
Yabancı (!) Gelin...
Bilal Dursun YILMAZ
Beyin Çürümesi: Son Şanslı Neslin Sessiz Çığlığı
Bedriye Arık ÇAMBEL
Kurban Edilen Işık
Emine İPEK
Suskunluk: Kalbin Zarif Direnişi
Burhan BOZGEYİK
Bir İstanbul Serencamı Daha (1)
Mahir ADIBEŞ
Gaflet mi dalalet mi!
Recep Ali AKSOYLU
Lipton’un Çekilmesiyle Kuru Çay Üretiminde Yabancı Kalmadı!
Abdulkadir MENEK
Sumud Kahramanları
Durmuş TUNACIK
Hilafet Işığı
Aysun Rabia GÜLER
Ebabiller Akdeniz'de
Uğur UTKAN
Mustafa Kemal Atatürk’ün Şeriatla İlgili Düşünceleri
Zuhal GÜNDÜZ
Gündemiz: Küresel Sumud Filosu
Oktay ZERRİN
Sokak Cümbüşcüsü Hasan Yarar'ın Ardından
Ziya GÜNDÜZ
Atasoy Müftüoğlu Ve Hiçliğin Kıyısında
Gündoğdu YILDIRIM
Komşuda pişer!
Mustafa ÖZEL
1. Sezon 3. Bölüm Yükleniyor
Zehra KINALI
Stratejik Ortaklık mı, Siyasi Çıkmaz mı!
Fatma Nur ÖZCAN
Didar-I İkbal
Hasan TÜLÜCEOĞLU
Göbeklitepe'de HZ. İbrahim Silüeti
Denizay BÜYÜKDAĞ
Gazze’den Öğrendiğim İslam
Ahsen Meryem SÜVEYDA
Onlar Kendilerini Biliyorlar
Fahri Urhan
Uyanık Olalım
Muhammed Rıdvan SADIKOĞLU
Vicdanın Yükselişi
Nesibe TÜKEL
Anne Hakkı
Denizay KONUK
Gözler Kör, Kulaklar Sağır Olunca; Başlar Öne Eğilirmiş
Mücahit GÜLER
Modern İnsanının Anlam Sorunu 1
Adem ÇEVİK
Türkiye Aile Meclisi'nden Ahlak ve Aile Koruma Çağrısı
Ergün DUR
ÖĞRETMEN
Hüseyin KAÇIN
Dindar neslin tanrı'sı yoksa dijital neslin tanrıları var!
Özlem AKYÜZ
Nereden geldiğini unutma!
Yusuf AKTAŞ
Köftenin kokusu kimleri cezbetti!
Tarık Sezai KARATEPE
Sen Yoksun Diye! Müjdecim!
KÜLLİYEN YAZAR
Şşşşt Başkanım Sana Söylüyorum!
Süleyman GÜLEK
Küçük Lee İle Çekirgesi
Adnan ALBAYRAK ŞİMŞEK
MUHAFAZARLIK
Serkan GÜL
Çocukları +18 İçerikten Koruyun
Başyazı
Samsun’un sağlığıyla oynamayın!
Fehmi DEMİRBAĞ
ÇÖKÜŞ
Hacer Hülya KARADAĞ
Ayasofya'dan Sonra Mescid-İ Aksa'ya…
Tevfik DEMİR
28 Şubat Darbesine Dair Postmodern Notlar
Veysel BOZKURT
İnsan Beyni ve Kontrolü Bir Değerlendirme
Zinnur ŞİMŞEK
Bir Doğumun Ardından
Osman Çakmak
Eğitimin kıblesini batıldan batıdan çevirmek mecburiyeti!
KERİM YILMAZ
İlkadım'a damga vuracak başkan!
Adnan KARAKUŞ
Faruk Koca ve Batı Değerleri
Süleyman KOCABAŞ
Siyonist İsrail’in Koloniyal Jandarma –Polis Devleti Olarak Doğuşu
Şener Danyıldız
Trafikte Empati ve Sempati
Elif Ekşi ZORER
Güzellik
Orhan SARIKAYA
Direk Tehdit!
Saadettin BAYÇELEBİ
Sessiz Gemi
Yaşar BAŞ
Ormanlar Yanıyor Birileri Saçlarını Tarıyor!
Mahmut KURU
Aşk, Yine Aşk… Yine Aşk!
Ayhan GONCA
Fetö'den kurtulmanın tek yolu...
Hanife OKUTAN
Narsist Sapkının Kurbanı Olmayın
Hülya Bulut
Samsunlu Olmak Mı Samsun’da Yaşamak Mı?
Bukrenur YILMAZ
Keşkenin Halet-i Ruhiyesi
M. Burhan HEDBİ
Emekçinin elini öpen peygamber!
Prof. Dr. Adnan DEMİRCAN
Nasıl Ayağa Kalkarız!
Pınar HOLT
Kendini yeniden keşfet!
Ayhan ENGİN
Hazinemiz Ahlakımızdır…
Ahmet Kubilay
Ayvaz İnsan
Cuma YILDIZ
Cambridge’e Giden Aşk
Ahmet ÖZTÜRK
Hadi Türkiye, Dolar Düşüyor
Dursun Ali Tökel
Cinnet Buğdayları
Savaş UYAR
Varlığından Haberdar Olmadığımız Hastalığımız: Safsata
Ümit Zeynep KAYABAŞ
Güven Zor Bir Duygudur…
Nur DİNÇKAN
Udhiyyeden Kurbiyyete
Suat ZOR
ABD, Adana Mutabakatı Ve Suriye İle Nihai Çözüm
Sonradan Gurme
Beyaz Ev’de Yemesek De Olurdu
Ahmet Fatih AKKAŞ
Ferman!
AKASYAMSPOR
Yıldırımcı mıyız, Uyanıkçı mıyız!
Züleyha TUNA
Mevsimler Ve Sen
Ali KAYIKÇI
“Güldürmeyin” Bizi, “Sayın Hâkimler!..”/9
Gülay ALPAGUT
Cennet berat belgesiyle değil amelle kazanılır!
Hamza ÇAKAR
Çocuk Savaşçılar
Alperen CARUS
İttifaklar ve HDP çıkmazı!
Selma MEDENİ
Ne Hacet Seni Anlatmaya
Ankara KULİSİ
Çiğdem Karaaslan Çevre Ve Şehircilik Bakanı Mı Olacak!
MÜNEKKİT
Seçim Sonuçlarını Nasıl Okumalıyız!
Sıddıka Zeynep BOZKUŞ
Zahideler /Teyzeler
Kevser KARSLIOĞLU
Yeme Problemi Olan Çocuklar İçin Çözüm Önerileri
Selçuk KAYA
Yazık oldu!
Ali Haydar YILMAZ
Eğitimde fırsat eşitliği gelecek bahara mı!
Bedia YILMAZ
Ben de varım!
Levent BİLGİ
Fehmi Koru, Said Nursi Ve Susmak
İhsan ZORLU
Paralel Devletin Eli Postmodern Anarşizm!
Esat BEŞER
Gerger Gençliğinin Bayrak Sevdası
Nurettin VEREN
Japonya’daki G20 Zirvesinde, FETÖ’nün Üniversiteleri Konuşuldu mu!
Mehmet FIRAT
İlim Ve İrfanla Geçen Bir Ömür: Şeyh Esad El Çokreşi
Ahmet BEREKET
ABD temsilciler meclisinin kararına bir Bozkurt nidası ile gecikmeden cevap verelim!
Ali Can AKKAYA
İnanır, Sabreder Ve Gereğini Yaparsanız…
Hüseyin YILMAZ
Diyanet’in Atatürk’le imtihanı!
Oktay GÜLER
Merhaba!
Halil KÖPRÜCÜOĞLU
İslamiyet ile Tıb arasında problem var mıdır!
Atilla YARGICI
Kur’an’da Korona Var Mı?
Rukiye AYDIN
2022'de Kendime Bazı Tavsiyeler!
Osman KÖSE
Ahıska Türkleri Sürgün, Özlem Ve Gözyaşı
Ruhugül ZİYADAN
Hayrı harabat edilen Bafra!
Ali KORKMAZ
Eksik Organ Sendromu
Yücel EMRAH
Ben Muhammed...
İbrahim Yusuf ŞAHİN
Parçadan Bütüne, Kolaydan Zora Karşılaştırmalı Bir Dil Öğretim Yöntemi
Ebru AÇIKGÖZ
Taşların Gizemli Dünyasından Hayatınıza Renk Katan Mozaik Sanatı
EnesTANIŞ
Taşın Dediği
Muhyiddin SÜLEYMANOĞLU
14 Şubat Sevgililer Günü Üzerine Kalbî Bir Muhasebe
Mesut KÖSEOĞLU
Daha Ne Denir!
ACZ ZARİFOĞLU
Kırlarda Çiçekler Artık Bensiz Açacak…!!!
Muhammet ÜSTÜNER
Yeni Türkiye Düzeni
Meryem YİĞİT
Gitmek İsteyenler
İsmail OKUTAN
Gerçek Dostluğa Dair
Tolga TURAN
Maskın Ustası Özgür Maskeler
Bozkır KURDU
LÜTFEN BENİ CİDDİYYE ALMAYIN
Gülşen KILINÇER
Yeşilin Ormanına, Yatayına, Dikeyine, Her Türlüsüne Karşı Bunlar!
İlknur ESKİOĞLU
Neydik ne olduk allah'ım!
Adem MUTLU
Engelleri Aşıp Hedefe Ulaşmak!
Zelal ALPASLAN
İnsan Terazisi
Ömer KARAMAN
Sevgili Öğrencim…!
Ümit AYDIN
Partilerin Kaderi Mahalle Başkanındadır!
Ahmet Doğan İLBEY
Kemalist Gençliğin Çanakkale Şehitliğinde “Kadeş” Rezaleti!
Mehmet ÖZÇELİK
Altılı masa aday belirleye dursun atı alan üsküdar'ı geçti!
Gülhanım CAN
Eti Senin Kemiği Benim
Okan KARAKUŞ
Osmanlı Devletinde Ramazan Gelenekleri
Gülay YILMAZ
Sus çarpılırsın!
Bahar ARSLAN
Hakikati Algımıza Taşıyan Beden
Feyza Nur DİLEKCAN
SAÇMALAMA (!), SAÇMALIYORSUN (!), SAÇMA (!)
MEHMET ERBİL
Keşke bir mayıs bayram olsa!
Kürşat Şahin YILDIRIMER
Hücum Terapisi :Hayatın Anlamı ve Her İnsanın Kendine Sorduğu Soru
Sema KOCA
Rahmetini Umarak
Celal TÜRK
EKONOMİK KeRİZ
İbrahim Erdem KARABULUT
Her gün durmadan küfrediyorum!
Betül Özer BÖLÜK
Kelimelerin Şaşırtıcı Etkisi
İlknur GENÇOĞLU YILDIRIM
7'den 70'e Herkese İzciliği Sevdiren Işıltan Uşaklıgil Öğretmen
Muhammed Veysel AKKAYA
Allah’ın Seçkin Kulu Olmanın İşareti Kur’ân-I Kerîm’e Gönülden Kulak Vermektir
Edanur İSMAİL
Dünyada Neyi Değiştirmek İstersin
Nazile ŞANAL
Yol Ve Yer Arayanlara Ya Fettah
Prof. Dr. İnanç Özgen
Arazi Parçalılığı
Zehranur Yılmaz KAHYAOĞULLARI
Ulu çınarım, babam...
SAVAŞ YILMAZ
Her Nasip Vaktini Bekler, Vakit İse Yaradanı
MEHMET YILDIZ
Beterin beteri var…..!
Seyfullah YİĞİT
Buhara Bizi Çağırıyor… (-1-)