Çanakkale 18 Mart deniz zaferinin yıldönümü münasebetiyle Yozgat’ta düzenlenen etkinliklerin bir kısmına iştirak etmek üzere sabahın erken vaktinde şehitlikteki törene katılarak başladım güne.
Törenin ardından şehitlerimizin ruhlarına Fatihalar okumak üzere kabirlerine yöneldiğimde, beni her şehitlik ziyaretimde derinden etkileyen o manzara ile yeniden karşılaştım.
Kanımın donduğu anlardı. Kazılmış ve üzeri beton bloklarla kapatılmış 4 hazır mezar. Sahibini bekleyen mezarlar. “Vatanın ha ekmeğini yemişim, ha uğruna kurşun” diyerek şehadete koşan aslanlarını bekleyen 4 cennet kapısı gibi duruyordu karşımda.
Ölümü Hak bilirim. Şehadeti ise müjdelenmişlerin nail olacağı kutlu bir makam. Ama her bir şehide selam verip yanlarından geçerken gözüme ilişen o manzaradan “utandım”. Mehmetleri vatan için yaşatmayı beceremeyişimizden utandım. Onlardan hep ölmeyi istememizden utandım. Ve yaşatamayacağımızı bildiğimiz Mehmetler için mezar kazıp hazır bekletiyor olmaktan utandım.
Şehitlik programının ardından benim de okulum olan eski adıyla Yozgat Anadolu Lisesi yeni adıyla Şehit Fuat Bahadır Buharalıoğlu Lisesi’nin Kültür Müdürlüğü Salonundaki anma programına katılmak için salonda yerimi aldım.
Bir ara, “Hangi okul?” diye sordu yanımda ayakta duran, sonradan polis olduğunu ve Yozgat’a bir yıl önce geldiğini öğrendiğim kişi. Okulu söyledik ve program başladı.
Başladı ama ilk sunumdan sonra salonu bir ses kapladı. Uçakların, bombaların, kurşunların sesi. Sizi içine alan bir ses. Sesler hafifleyince ben yanımdaki polis arkadaşa eğilerek “Biliyor musunuz, Çanakkale’deki şehit sayımız 57 bin iken“ dedim ve polis arkadaşım “Ben şuan 15 Temmuz’dayım” cevabını verdi. Yarım yamalak cümlemi tamamladım ama gözyaşları akmaya başlayan polis arkadaşımın o haline takıldı gözüm.
Dakikalarca sel olup akan gözyaşını silerken o, ben de rahatsız etmeyecek şekilde onu seyrettim. Onun gözyaşlarından, davranışlarından ve “15 Temmuz’dayım” sözünden hareketle Yozgat’tan önce nerede görev yapmış ve neler yaşamış olabileceğine dair sonuçlar çıkarmaya çalıştım kafamın içinden. “15 Temmuz’dayım.” Üzerinden sekiz ay gibi bir zaman geçmiş, bugün bir salonda lise öğrencileri Çanakkale Savaşını canlandırıyorlar ve yanı başınızda biri bombalar atılan Gölbaşı Özel Harekat Daire Başkanlığı’na yapılan saldırıyı yaşıyor. Silah arkadaşlarının, devrelerinin, her biri vatan için canını feda etmiş ve kahpece pusularda şehit edilmiş canları ile o geceki mücadeleyi yeniden yaşıyor. Buna kayıtsız kalmak mümkün değildi.
Bir ara ben de ağladım. Erkekler ağlamaz diyenler yanılıyor, biz de ağlarız hem de erkekçe ağlarız.
Ağladım, karanlıktan istifade ederek, gözyaşlarımı gizleyerek ve yine kendimden de saklarcasına silerek gözyaşlarımı.
Ve 57 bin şehit verilen Çanakkale’de 10 binin üzerindeki firariler, İstiklal Savaşına katılmamak için dağa çıkanlar ve -hatta Yozgat’tan bilirim ki- askere gitmemek için kendini sakatlayanların olduğu bir coğrafyada ardı arkası kesilmez ihanetler hızlıca geçiverdi zihnimden.
Viyana kapısında Osmanlı’ya bozgun yaşatanların torunlarını İstiklal Harbinde görmüştük. İşte bu savaşa gitmemek için eşkıya olanlar, kendini sakatlayanlar, cepheden firar edenler onların kanını taşıyorlardı.
Lakin 15 Temmuz’da gördük ki. O kahpe kanını kurutamamışız. İçimizde bir virüs, habis bir ur gibi varlıklarını sürdürmüşler. Ve tarihler 15 Temmuz’u gösterdiğinde dedelerinden miras kalan hainliklerini açığa vurmuşlardı.
Bu yüzdendir ki, bu güzel anma günlerinde sadece vatan için can veren Mehmetleri, Hakanları, Muratları, Demetleri, Sevdaları anmakla yetinilmemeli.
Bize hainlik eden “bizden olanlar da” açığa vurulmalı. Viyana’da bozgunu hainlerimizin yaşattığını, 57 bin Mehmetimizin şehadete koştuğu Çanakkale’de cepheden firar edenlerin sayısının 10 binin üzerinde bulunduğunu, bunların bizimle aynı milletten, aynı dinden, aynı vatandan olduklarını açıkça söyleyebilmeliyiz.
Yunan’ın zulmünden kurtarılan yerlerde, katledilmiş bebekler, karnı deşilmiş, ırzına tecavüz edilmiş kadınlar ve kolu kafası kesilmiş erkekleri görünce; bu durumdan etkilenmeyen askerlerine tepki veren komutana “Aman komutanım bizim ev Sivas’ta düşman oraya giremez/girmedi ki.” diyecek kadar yaşananlara kayıtsız kalan dedelerimiz vardır, diyebilmeliyiz.
15 Temmuz darbe girişimine katılanlar; akrabamız, komşumuz, silahdaşımız, ırkdaşımız, dindaşımız, vb, “bizden biri olan” hainlerdir, diyebilmeliyiz. Bu hainlerin dışarıdan gelmediğini bizzat “bizden birileri” olduklarını ama dedelerinden miras kalan dna’larının gereğini yaptıklarını ifade edebilmeliyiz.
Haini, düşmanı hep dışarıda aramak aymazlığına düşmeden; bu coğrafyanın almaz* sosyolojisi ve onun tarihi ile yüzleşebilmeliyiz.
Bu yüzleşmedir ki; bu coğrafyada barınan sosyolojinin kökenlerine dair somut veriler ortaya koymamızı sağlayacak. Ve bilelim ki, bu hainlerin bizden görünen çocukları taşıdıkları kanın ihanet yüklü tohumlarını her an ekmekteler ve bir gün “şartlar oluştuğunda/olgunlaştığında” yeniden hainlik edebilirler. Unutulmamalı bu coğrafya hainleri ve isyanları ile de anılır. Osmanlı ve Cumhuriyetin ilk yıllarındaki isyanların sosyolojik izdüşümlerini bugün yaşadığımız terör belasında müşahede ediyoruz.
Onlara yeniden fırsat vermemek adına; genç nesillerimizden ölmeyi değil, bilimi, teknolojiyi, vatan için yaşamayı ve yaşatmayı isteyelim. Onlara tarihi yansız, objektif ve duygulardan arınmış olarak doğru anlatalım ki, derslerini doğru çıkarsınlar ve 15 Temmuz’da milletçe yaşadığımız varlık yokluk anlarının acıları tekrar etmesin.
Ölmekten çok, ihanete uğramışlığına gözyaşı döken güzel yürekli polis kardeşim içerdeki kahpelerin hain pusularına düşmesin. Dökerse gözyaşını, şehitlikle muştulanan yiğitlerin ardından döksün. Ama bir daha “bizden hainler”ce incitilmesin yüreği, kırılmasın uğruna can verme gününü beklediği vatanına dair umutları.
Almaz bir sosyolojinin devlet kurumlarına sızarak kapıyı içerden açan olmalarına yeniden müsaade edilmesin, fırsat tanınmasın.
Tarih, ders alındıkça tarihtir. Ders alınmaz ise hikayeler bütünü olur. Ve o zaman işimiz her tarihi vakayı kendince yorumlayan Heredot Cevdet’e kalır.
*Almaz: Kendi menfaati dışında hiçbir şeyi umursamayan, bencil, yaşananlardan ders çıkarmayan, hafızası olmayan, şuursuz, algısı zayıf olan
Savaş UYAR
Recep YAZGAN
Küresel Trans İfsat Çeteleri
Ömer Naci Yılmaz
Masum Değiliz
Eyüphan KAYA
Sendikalar sınıfta kaldı
Hasan KARADEMİR
HİKMET KIVILCIMLININ DİNİ ANLAYIŞININ ELEŞTİRİSİ
Servet ZEYREK
Hevasını İlahlaştıran Kişiyi Gördün Mü!
Murat GÜLŞAN
Camilerimizde Türk Bayrağı Olmalı
Mehmet Nuri BİNGÖL
Ölüm Yıl Dönümünde Turgut Özal
Bülent ERTEKİN
Sizin yeriniz bizim gönlümüzde, ancak bu kadar mı diyorsunuz!
Ahmet SAĞLAM
Din Düşmanlığı
Nihat Güç
İslam’ın Olmadığı Yerlerde Vahşet Ve Dehşet Kardeş Olur
Hüseyin KURT
Yeni Neslin Görünmeyen Krizi
Halil MERT
Türkiye’de Değerler Sistemi Çöktü…
Burak Çileli
Vahşî-Sebaî Batı’dan Doğu’ya Akan Lağım!
Ahmet Eren KURT
Görülmeyen Bir Dağılma
Memiş OKUYUCU
Kapitalizmin Cinneti Sahillerimizi Vururken!
Ahmet DÜZGÜN
Artık seviye eğitim sistemi şart
Songül KARAMAN
ALLAH DER
Seyfettin BUDAK
Dağları Kurtaranlar, Evlerini Kaybedenler
Adnan ÖZ
Samsunspor ve mircea lucescu’nun ardından!
Mehmet BOZKURT
Tarih Konuşuyor, Alınacak Dersler Var! - 1
Ravza ZEYBEK
Düştüğü Yerden Kalkacak Ümmet
Aydın BENLİ
Cengiz Zor “Aile Çökerse Devlet Ayakta Kalamaz” Diyor
Doç. Dr. Özlem Özçakır Sümen
Eğitimde Yapay Zeka
Asiye Tanrıöver TÜRKAN
Hakikatı hatırlayış ve öze dönüş!
Cevahir AYDIN
Hareketsizliğin Makyajı: Şikâyet
Özlem Gürbüz
Helallik Meselesi
Özhan KIZILTAN
Athanor Mason Locası
Mesut CİHAT
İmamoğlu'nu Özel'e, Özel'i Belediyelerine Vursan
Hamdi TEMEL
Sarı Kantaron: Gelenekten Bilime Uzanan Şifa Bitkisi
Aydan KURT
ÇOK FAZLA ANLAM YÜKLEMEYİN...Part 3 (The End)
Fatih ORUÇ
Abd-Suriye Savaşı ve Rakka Katliamı
Cahit KURBANOĞLU
Kutlu Doğum 79
GÜLÇİN ITIRLI ASLAN
Unutma Hakkını Kaybeden Toplum: Her Şeyi Hatırlayıp Hiçbir Şeyi Anlamayan İnsanlar
Fatma Saçak Akbulut
İLİŞKİ RUTİNİ
Levent ERTEKİN
Çimler üzerinde bir festival: tire’nin kazancı mı, kaybı mı?
Gülay ÇETKİN
Özgürlük Vaad Ediyoruz; Aslında Öyle Değil, Çok Kolay
Batuhan ŞUORUÇ
Daha Az Tanıdık Olana
İsa ÇOLAKER
Kitap Okurunun Hakları
Önder GÜZELARSLAN
Anadolu’daki İlk Üniversite: Mesudiye Medresesi
Suat ALTINBAŞAK
Hayızlı İken Oruç Tutulamayacağının Kur’an’daki Delilleri (2)
Erol AYDIN
İnsan yaş aldıkça değil...
Adnan İPEKDAL
Ne Vereyim Abime, Biraz Sokak Kültürü Alır mısınız?
Vehbi KARA
İnsan Çok Zalim Ve Çok Cahildir
Emine AYDEMİR
MEVLEVİLİĞİN – TASAVVUFUN İNCELİKLERİ
Mesut BALYEMEZ
Yarım (Sahte) Hocalar Toplanmalı
Ahmet AYDIN
Ünlüymüş, Modelmiş
Abdullah BİR
Yabancı (!) Gelin...
Bilal Dursun YILMAZ
Beyin Çürümesi: Son Şanslı Neslin Sessiz Çığlığı
Bedriye Arık ÇAMBEL
Kurban Edilen Işık
Emine İPEK
Suskunluk: Kalbin Zarif Direnişi
Burhan BOZGEYİK
Bir İstanbul Serencamı Daha (1)
Mahir ADIBEŞ
Gaflet mi dalalet mi!
Recep Ali AKSOYLU
Lipton’un Çekilmesiyle Kuru Çay Üretiminde Yabancı Kalmadı!
Abdulkadir MENEK
Sumud Kahramanları
Durmuş TUNACIK
Hilafet Işığı
Aysun Rabia GÜLER
Ebabiller Akdeniz'de
Uğur UTKAN
Mustafa Kemal Atatürk’ün Şeriatla İlgili Düşünceleri
Zuhal GÜNDÜZ
Gündemiz: Küresel Sumud Filosu
Oktay ZERRİN
Sokak Cümbüşcüsü Hasan Yarar'ın Ardından
Ziya GÜNDÜZ
Atasoy Müftüoğlu Ve Hiçliğin Kıyısında
Gündoğdu YILDIRIM
Komşuda pişer!
Mustafa ÖZEL
1. Sezon 3. Bölüm Yükleniyor
Zehra KINALI
Stratejik Ortaklık mı, Siyasi Çıkmaz mı!
Fatma Nur ÖZCAN
Didar-I İkbal
Hasan TÜLÜCEOĞLU
Göbeklitepe'de HZ. İbrahim Silüeti
Denizay BÜYÜKDAĞ
Gazze’den Öğrendiğim İslam
Ahsen Meryem SÜVEYDA
Onlar Kendilerini Biliyorlar
Fahri Urhan
Uyanık Olalım
Muhammed Rıdvan SADIKOĞLU
Vicdanın Yükselişi
Nesibe TÜKEL
Anne Hakkı
Denizay KONUK
Gözler Kör, Kulaklar Sağır Olunca; Başlar Öne Eğilirmiş
Mücahit GÜLER
Modern İnsanının Anlam Sorunu 1
Adem ÇEVİK
Türkiye Aile Meclisi'nden Ahlak ve Aile Koruma Çağrısı
Ergün DUR
ÖĞRETMEN
Hüseyin KAÇIN
Dindar neslin tanrı'sı yoksa dijital neslin tanrıları var!
Özlem AKYÜZ
Nereden geldiğini unutma!
Yusuf AKTAŞ
Köftenin kokusu kimleri cezbetti!
Tarık Sezai KARATEPE
Sen Yoksun Diye! Müjdecim!
KÜLLİYEN YAZAR
Şşşşt Başkanım Sana Söylüyorum!
Süleyman GÜLEK
Küçük Lee İle Çekirgesi
Adnan ALBAYRAK ŞİMŞEK
MUHAFAZARLIK
Serkan GÜL
Çocukları +18 İçerikten Koruyun
Başyazı
Samsun’un sağlığıyla oynamayın!
Fehmi DEMİRBAĞ
ÇÖKÜŞ
Hacer Hülya KARADAĞ
Ayasofya'dan Sonra Mescid-İ Aksa'ya…
Tevfik DEMİR
28 Şubat Darbesine Dair Postmodern Notlar
Veysel BOZKURT
İnsan Beyni ve Kontrolü Bir Değerlendirme
Zinnur ŞİMŞEK
Bir Doğumun Ardından
Osman Çakmak
Eğitimin kıblesini batıldan batıdan çevirmek mecburiyeti!
KERİM YILMAZ
İlkadım'a damga vuracak başkan!
Adnan KARAKUŞ
Faruk Koca ve Batı Değerleri
Süleyman KOCABAŞ
Siyonist İsrail’in Koloniyal Jandarma –Polis Devleti Olarak Doğuşu
Şener Danyıldız
Trafikte Empati ve Sempati
Elif Ekşi ZORER
Güzellik
Orhan SARIKAYA
Direk Tehdit!
Saadettin BAYÇELEBİ
Sessiz Gemi
Yaşar BAŞ
Ormanlar Yanıyor Birileri Saçlarını Tarıyor!
Mahmut KURU
Aşk, Yine Aşk… Yine Aşk!
Ayhan GONCA
Fetö'den kurtulmanın tek yolu...
Hanife OKUTAN
Narsist Sapkının Kurbanı Olmayın
Hülya Bulut
Samsunlu Olmak Mı Samsun’da Yaşamak Mı?
Bukrenur YILMAZ
Keşkenin Halet-i Ruhiyesi
M. Burhan HEDBİ
Emekçinin elini öpen peygamber!
Prof. Dr. Adnan DEMİRCAN
Nasıl Ayağa Kalkarız!
Pınar HOLT
Kendini yeniden keşfet!
Ayhan ENGİN
Hazinemiz Ahlakımızdır…
Ahmet Kubilay
Ayvaz İnsan
Cuma YILDIZ
Cambridge’e Giden Aşk
Ahmet ÖZTÜRK
Hadi Türkiye, Dolar Düşüyor
Dursun Ali Tökel
Cinnet Buğdayları
Savaş UYAR
Varlığından Haberdar Olmadığımız Hastalığımız: Safsata
Ümit Zeynep KAYABAŞ
Güven Zor Bir Duygudur…
Nur DİNÇKAN
Udhiyyeden Kurbiyyete
Suat ZOR
ABD, Adana Mutabakatı Ve Suriye İle Nihai Çözüm
Sonradan Gurme
Beyaz Ev’de Yemesek De Olurdu
Ahmet Fatih AKKAŞ
Ferman!
AKASYAMSPOR
Yıldırımcı mıyız, Uyanıkçı mıyız!
Züleyha TUNA
Mevsimler Ve Sen
Ali KAYIKÇI
“Güldürmeyin” Bizi, “Sayın Hâkimler!..”/9
Gülay ALPAGUT
Cennet berat belgesiyle değil amelle kazanılır!
Hamza ÇAKAR
Çocuk Savaşçılar
Alperen CARUS
İttifaklar ve HDP çıkmazı!
Selma MEDENİ
Ne Hacet Seni Anlatmaya
Ankara KULİSİ
Çiğdem Karaaslan Çevre Ve Şehircilik Bakanı Mı Olacak!
MÜNEKKİT
Seçim Sonuçlarını Nasıl Okumalıyız!
Sıddıka Zeynep BOZKUŞ
Zahideler /Teyzeler
Kevser KARSLIOĞLU
Yeme Problemi Olan Çocuklar İçin Çözüm Önerileri
Selçuk KAYA
Yazık oldu!
Ali Haydar YILMAZ
Eğitimde fırsat eşitliği gelecek bahara mı!
Bedia YILMAZ
Ben de varım!
Levent BİLGİ
Fehmi Koru, Said Nursi Ve Susmak
İhsan ZORLU
Paralel Devletin Eli Postmodern Anarşizm!
Esat BEŞER
Gerger Gençliğinin Bayrak Sevdası
Nurettin VEREN
Japonya’daki G20 Zirvesinde, FETÖ’nün Üniversiteleri Konuşuldu mu!
Mehmet FIRAT
İlim Ve İrfanla Geçen Bir Ömür: Şeyh Esad El Çokreşi
Ahmet BEREKET
ABD temsilciler meclisinin kararına bir Bozkurt nidası ile gecikmeden cevap verelim!
Ali Can AKKAYA
İnanır, Sabreder Ve Gereğini Yaparsanız…
Hüseyin YILMAZ
Diyanet’in Atatürk’le imtihanı!
Oktay GÜLER
Merhaba!
Halil KÖPRÜCÜOĞLU
İslamiyet ile Tıb arasında problem var mıdır!
Atilla YARGICI
Kur’an’da Korona Var Mı?
Rukiye AYDIN
2022'de Kendime Bazı Tavsiyeler!
Osman KÖSE
Ahıska Türkleri Sürgün, Özlem Ve Gözyaşı
Ruhugül ZİYADAN
Hayrı harabat edilen Bafra!
Ali KORKMAZ
Eksik Organ Sendromu
Yücel EMRAH
Ben Muhammed...
İbrahim Yusuf ŞAHİN
Parçadan Bütüne, Kolaydan Zora Karşılaştırmalı Bir Dil Öğretim Yöntemi
Ebru AÇIKGÖZ
Taşların Gizemli Dünyasından Hayatınıza Renk Katan Mozaik Sanatı
EnesTANIŞ
Taşın Dediği
Muhyiddin SÜLEYMANOĞLU
14 Şubat Sevgililer Günü Üzerine Kalbî Bir Muhasebe
Mesut KÖSEOĞLU
Daha Ne Denir!
ACZ ZARİFOĞLU
Kırlarda Çiçekler Artık Bensiz Açacak…!!!
Muhammet ÜSTÜNER
Yeni Türkiye Düzeni
Meryem YİĞİT
Gitmek İsteyenler
İsmail OKUTAN
Gerçek Dostluğa Dair
Tolga TURAN
Maskın Ustası Özgür Maskeler
Bozkır KURDU
LÜTFEN BENİ CİDDİYYE ALMAYIN
Gülşen KILINÇER
Yeşilin Ormanına, Yatayına, Dikeyine, Her Türlüsüne Karşı Bunlar!
İlknur ESKİOĞLU
Neydik ne olduk allah'ım!
Adem MUTLU
Engelleri Aşıp Hedefe Ulaşmak!
Zelal ALPASLAN
İnsan Terazisi
Ömer KARAMAN
Sevgili Öğrencim…!
Ümit AYDIN
Partilerin Kaderi Mahalle Başkanındadır!
Ahmet Doğan İLBEY
Kemalist Gençliğin Çanakkale Şehitliğinde “Kadeş” Rezaleti!
Mehmet ÖZÇELİK
Altılı masa aday belirleye dursun atı alan üsküdar'ı geçti!
Gülhanım CAN
Eti Senin Kemiği Benim
Okan KARAKUŞ
Osmanlı Devletinde Ramazan Gelenekleri
Gülay YILMAZ
Sus çarpılırsın!
Bahar ARSLAN
Hakikati Algımıza Taşıyan Beden
Feyza Nur DİLEKCAN
SAÇMALAMA (!), SAÇMALIYORSUN (!), SAÇMA (!)
MEHMET ERBİL
Keşke bir mayıs bayram olsa!
Kürşat Şahin YILDIRIMER
Hücum Terapisi :Hayatın Anlamı ve Her İnsanın Kendine Sorduğu Soru
Sema KOCA
Rahmetini Umarak
Celal TÜRK
EKONOMİK KeRİZ
İbrahim Erdem KARABULUT
Her gün durmadan küfrediyorum!
Betül Özer BÖLÜK
Kelimelerin Şaşırtıcı Etkisi
İlknur GENÇOĞLU YILDIRIM
7'den 70'e Herkese İzciliği Sevdiren Işıltan Uşaklıgil Öğretmen
Muhammed Veysel AKKAYA
Allah’ın Seçkin Kulu Olmanın İşareti Kur’ân-I Kerîm’e Gönülden Kulak Vermektir
Edanur İSMAİL
Dünyada Neyi Değiştirmek İstersin
Nazile ŞANAL
Yol Ve Yer Arayanlara Ya Fettah
Prof. Dr. İnanç Özgen
Arazi Parçalılığı
Zehranur Yılmaz KAHYAOĞULLARI
Ulu çınarım, babam...
SAVAŞ YILMAZ
Her Nasip Vaktini Bekler, Vakit İse Yaradanı
MEHMET YILDIZ
Beterin beteri var…..!
Seyfullah YİĞİT
Buhara Bizi Çağırıyor… (-1-)