Daha önce divan edebiyatı üzerine yapmış olduğu çalışmalarla tanıdığımız Hüseyin Yorulmaz, Hat Yayınları'ndan çıkan Celal Hoca ve Erdem Bayazıt kitaplarının peşinden Bir Neslin Üstadı Necip Fazıl kitabıyla, tekrar başarılı bir portre çiziyor. Üstad'ın tarihini gözlerden uzak kalmış birden fazla başlığıyla beraber tekrardan ele alıyor.
İthafla başlayalım, Orhan Okay'a ithafınız dikkat çekici. Gerekçesini açmanızı isteyeceğim. Bugünün nesli için Üstad'ın 'tehlikeli bir adam' olduğu meselesi biraz anlaşılmaz. Neden ve kimin için tehlikeliydi Üstad?
Necip Fazıl, Büyük Doğu ile beraber sistemle ve tek parti rejimiyle yıllardır yanlız başına mücadele etmiş bir çekişme adamı. Dergiyi bir silah gibi, kurşun gibi çıkarmış. Okuyucuları da öyle kullanmış. Düşmanları bu dergiyi bir alev topu gibi görerek uzaklaşmış, dostları de bir gül demeti gibi itiraf edip koklamış ve koklatmıştır. Bu bakımdan Üstad, 'tehlikeli bir adam' olarak görülür. Yazınsal iktidarın sahipleri onu görmezden gelir. Bırakın akademi dünyasında ele alınmayı, sivil basın dünyasında dahi görmezden gelinir. Ama bir dönem görülmeyen bu insan gün gelir yeni bir devrin mimarı olur. Onun şiirleri, fikirleri, mücadelesi yeni bir dönemin başlangıcıdır.
Kitabın üst başlığı 'Bir Neslin Üstadı' fakat Necip Fazıl 'nesiller'in Üstadı. Sarsıcı bir hikâyesi var.
Evet, Nesillerin Üstadı… İlk gençlik yıllarından başlayarak birkaç nesli etki altında bırakmış ve hâlâ efsunlu bir şekilde etkilemeye devam ediyor. Necip Fazıl salt bir edebiyatçı değil, 1946 ertesi sosyal ve siyasi tarihimizde ün yapmış olan bir figür aynı dönemde . Menderes'in, Demirel'in, Türkeş ve Erbakan'ın, hatta Turgut Özal'ın halk katında meşruiyet sağlamak için kapısını çaldığı bir bilge kişi.
ÜSTAD, TANINIYOR AMA ÇOK BİLİNMİYOR
Üstad'ı ifade eden diğer çalışmalardan değişik bir yere koyabiliriz kitabınızı. Doğumuyla başlayıp vefatına kadar sene sene ele alıyorsunuz. Ama klasik kronolojik bir eser de değil.
Bu kadar şöhrete sahip bir insanın hayatının çok fazla da bilinmediğini görüyoruz. Bilhassa çocukluk ve ilk gençlik seneleri . Maraş Müftüsü olan dedesi Ahmed Necib Efendi'den başlayarak ölüm tarihi olan 1983'e kadar bir seyir takip ettik. Gerçekten de fırtınalı ve sıra dışı bir hayat.
Dönemin sosyal, siyasi, dinî mühim isimleriyle ilişkisini de ele alıyorsunuz...
Üstad ilgi alanı geniş bir adam. Nurettin Topçu'dan Cahit Zarifoğlu'na, Adnan Menderes'ten Turgut Özal'a kadar geniş bir çekim merkezi var. Birkaç neslin çıkardığı Diriliş, Edebiyat ve Mavera gibi dergiler, Üstad'ın çıkardığı Büyük Doğu zemininde büyümüştür diyebiliriz. Yakın dönemin çoğu düşünce adamı ve şairleri, bugünün siyasileri onun düşünce çeşmesinden kesinlikle su içmişlerdir. Yeni Türkiye yolunu Necip Fazıl açmıştır diyebiliriz.
Kaynak: Yenişafak

















































































































































































































