Köşe Yazıları
Giriş Tarihi : 17-08-2020 14:51   Güncelleme : 17-08-2020 14:51

Z Kuşağında İnsan Sarrafı Olmak

Z Kuşağında İnsan Sarrafı Olmak

  Sohbet ve muhabbetlerde çocuklar genellikle göz ardı edilerek çok fazla ortama dâhil edilmezler. Sohbete dâhil edilseler bile usulen birkaç soru ile geçiştirilirler. Ya da kendi seviyesinde çocukça şeylerden usulen bahsedilir.

            Bu durum hem psikolojik hem de pedagojik olarak kabul edilebilir şeyler değildir. Çocukları geleceğimiz ve geleceğimizin güvencesi olarak görmek lafla olmuyor. Onlara güvenmek, söz hakkı vermek ve anlamaya çalışmak gerekir. Bunun ötesinde düşünce ve fikirlerine değer vermek, bunun yanında saygı duymak da elzemdir. En önemlisini de bunu ona hissettirmek gerekir. Çocuklar samimiyeti anlamakta oldukça mahirdirler onlara rol yaparsanız aldatamazsınız, aldanan siz olursunuz.

            İçinde bulunduğumuz bir dost meclisinde henüz 12 yaşında olan yeğenim Kaan’la yaptığımız sohbet oldukça faydalı ve verimli oldu. Kaan sayesinde kendisinin de temsilcisi olduğu Z kuşağını anlamaya çalıştım. Öncelikle dijital çağının tam göbeğinde dünyaya geldikleri için bundan vazgeçmiyorlar. Hayatlarının bir parçası olarak her dem onunla birlikte olmak olmazsa olmazları olarak dikkatimden kaçmıyor. Mesela bu yaz tatilinde kaç kitap okluğunu sorduğumda aldığım cevap “hiç” oldu. Bu kişisel bir durum olmayıp bu kuşak için doğal olmakla birlikte sıkıntılı bir durumdu. Sohbetimiz boyunca elinde bulunan akıllı telefonunu elinden hiç bırakmadı dersem mesele daha iyi anlaşılmış olacaktır. Birkaç kez dijital dünyadan koparmaya çalışma çabam sonuçsuz kaldı.

YAZININ DEVAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYINIZ

Recep YAZGANRecep YAZGAN