Ya Size İftira Atılmış Olsaydı…
SON DAKİKA
Sol Ok
Sağ Ok
Yazarlar - Köşe Yazıları
Samsun Haber – Akasyam Haber  Samsun'dan son dakika haberler – dünyanın haberi bu sitede
ANASAYFA Genel Güncel Gündem Siyaset Samsun Haber Kent Kültürü Türkiye Dünya Ekonomi Kültür Tarih
Ya Size İftira Atılmış Olsaydı…
18.03.2018 12:00:00

 

Ya Size İftira Atılmış Olsaydı…

Senede 354 Bin Cinsel İstismar İftirası

Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’nın yaptığı bugün (15.03.2018)  açıklamaya göre ihmal, istismar ve şiddet vakaları için hizmet veren, acil hizmet hattı 183′ e son aylarda cinsel istismar telefonları yağmış.

183’e gelen  her gün gelen 4000 bini aşkın gelen aramadan bini çocuk istismarı ile ilgiliymiş ve 1000 cinsel istismar ihbarından 15 i gerçekten istismarmış, geriye kalan 985 ihbar gerçek değilmiş yani iftiraymış.

Günde 985 iftira, ayda 29 bin 550 iftira, senede 354 bin 600 erkek bu yıl cinsel istismar iftirasına maruz kalacak demektir en hafifinden. Bu sayı çocuk istismarı iftiraları için geçerli. Bir de yetişkin kadınların iftiraları var. O dört binin kalanı en az bin tanesi de yetiştin kadınların “cinsel istismara uğradımx” iftirası ise yılda bir milyona yakın erkek bu yıl cinsel istismar iftirası altında kalacak.

Geçen yıla göre bu yıl cinsel istismar ihbarlarında patlama olmuş. Medyanın hiç de şaşırtmayan etkisi. Medya bu hızla devam ederse iftiraya uğramayan erkek kalmaz.

Ayrıca gerçek kabul edilen 15 cinsel istismar ihbarında, gerçek olanların yanında, eminim iftira olanlar da vardır da iftirayı ispatlayamamışlardır. Bir vicdansız hakime denk gelip iyice araştırmadan cezayı yemişlerdir. Zira suçsuz yere ceza alanlardan bana gelen haberler var. Gerçekten cinsel istismar yapanlar en ağır cezayı alsınlar; fakat suçsuz insanların iftira altında kalanlarına ne demeli!

Namuslu bir erkek için cinsel istismar iftirasından daha ağır ne olabilir? Cinayet iftirası daha hafif kalır.

Çocukları ve kadınların koruyalım, derken bu kadar suçsuz erkeğin haysiyetini, hayatını ayaklar altına almaya kimin hakkı var! Ayrıca bu sadece erkeklerin haysiyeti de değil. O erkeklerin anne-babalarının, karısının, çocuklarının da haysiyetini ayaklar altına almaktır.

Ayrıca Müslüman bir halkın namusunu ayaklar altına almaktır.

Ve de toplumun güven duygusunu kaybetmesi ile ruh sağlığı büyük bir tehdit altında giriyor.

Dün akşam haber kanallarında . Bir ilçemizde avm de iki yaşındaki kızıyla gezen baba, çocuğuna göz kırpan bir adamı dışarı sürükleyip kanlar içinde kalana kadar dövmüş. Çıkarıldığı mahkeme de göz kırpan adamı tutuklamış. Eğer olay sadece bu kadarsa milletçe manyaklaştık demektir. Eğer o babanın o adamla ilgili daha önceden bildiği kötü bir şeyler yoksa, sadece göz kırptı, diye adamı tutukladılarsa bence esas babayı tutuklamaları lazımdı.

Artık kimse çocuk da mı sevemeyecek? Bir kere çocuk seven bir toplumuz. Pek çok kişi dışarıda gördüğü çocukları seviyor. Bize sevimli sevimli bakan çocuğa göz kırparız, öpücük atarız, el sallarız. Bunları daha çok kadınlar yapıyor fakat kız çocuğu babaları da babalık duyguları ile başkalarının çocuklarını sevme eğilimindedirler. Fakat belli ki bundan sonra çocuklara uzaktan bakmak bile erkekler için dayak sebebi. Allah’ım ne günlere kaldık!

Geçen yıl  17 yaşındaki delikanlı, 13 yaşındaki kızı hamile bıraktığı suçlaması ile kızın babası tarafından öldürülmüştü. Bu haber günlerce medyada yer almıştı. Adli tıp sonuçlarına göre öldürülen delikanlının masum olduğu ortaya çıktı. Bugün haberi vardı gazetelerde. Hamile kızın kürtajla alınan ceninin DNA sı öldürülen gence ait çıkmamış. Genç iftira yüzünden canından olmuş. Ya kız hamile olduğu ortaya çıkınca kendi sevgilisini korumak için  babasına yalan söyledi, o gence iftira attı ya da kızın babası bebeğin babasının kim olduğunu biliyordu da o genci kurban seçti.

Suçsuz yere cinsel istismar iftirası ile öldürülen delikanlının babası “O günden beri mahvolduk. Cenazemi 80 milyonun bedduası ile kaldırdım. Şimdi adalet istiyorum.” diyor. Ne kadar acı. Adam evladının ölümüne mi üzülsün, iftiraya kurban gittiğine mi yoksa her duyduğu habere inanan dangalakların hakaretleri ve beddualarına mı üzülsün.

Velhasıl bir kısım din düşmanı medya, cinsel istismar suçlamaları düğmesine bastı, muhafazakar denilen medya ise sessizce olayları izliyor hatta aynı haberleri yayınlayarak onlara destek oluyor.

Bir de işin şu kısmı var. Aile Bakanlığı’na gelen çocuklara yönelik cinsel istismar ihbarlarının 985 inin yalan çıkmasına uzmanlar ne diyor acaba? Cinsel istismar konusu gündeme geldiğinde pek çok uzman çocuklar bu konuda yalan söylemezler, çocuklar söylüyorsa doğrudur, demişlerdi. Bu durumda bu 985 ihbar iftira olduğuna göre, bu çocuklarda bunu durduk yere uydurmayacaklarına göre aileleri tarafından kullanıldılar demek ki.

O halde “çocuğuma cinsel istismar yapıldı” diye şikayet eden aileler, olay gerçek çıkmadığında hesap vermeli ve ceza almalı. Milletin haysiyeti o kadar ucuz mu? Hem çocuğunu böyle iftira gibi pis bir emel için kullandığından dolayı ceza almalı hatta çocuk devlet korumasına alınmalı hem de iftira attığı için karşı tarafa maddi- manevi tazminat ödemeli.

Aile çocuğunu birine iftira atmak için kullanıyorsa, çocuktan doğruyu öğrenmek yetişkinden daha kolaydır. Zira çocuğa resim çizdirerek, çeşitli oyunlarla, dramalarla gerçeği söyletmek kolaydır. Çocuk yalana fazla direnemez. Yeter ki işin ehli uzmanlar olsun. Fakat çocuğun iftira için hem de cinsel bir iftira için kullanmak adiliğin en iğrenç hali. Bunu yapanlar mutlaka ceza almalı, yanına kar kalmamalı.

Biri sana iftira atsın, nezarete atıl, ifade ver, kendini aklamaya uğraş bir de bunun utancını yaşa. En hafifinden iki üç günde çık. Vicdansız bir hakime denk geldiyse gir içeri yıllarca hapis yat. İftira atan da dışarıda elini kolunu sallaya sallaya dolaşsın. Sahi adalet nerede? Medyanın adaletine mi kaldık?

“Toprağı sıksan cinsel istismar akıyor” diyen Doğan Medya’nın yazarları ve onlara destek olan diğer medya organları, dış odaklı hain tuzakçılar ve feminist dernekler, LBGT dernekleri  bir olup büyük bir sosyal sindirme, psikolojik şiddet çalışmasına girdiler. Bu çok büyük bir fitne. Bu konuda acilen bir şeyler yapılmalı.

Hükümet cinsel istismar haberlerinin yayınlanmasına yasak getirmeli, zira bu ihbarların çoğu iftira ve bir kısmı kişisel kinden yapılıyorsa büyük bir kısmı da ülkede kaos çıksın, diye hükümet zarar görsün diye yapılıyor. Pek çok Avrupa ülkesinde bu haberleri yayınlamak yasak, bizde de acilen yasaklanmalı. İftira atanlara ağır cezalar getirilmeli.

Bu erkeklere karşı yürütülen psikolojik bir harp ve maalesef ki tuzağa düşen ya da konuyu önemsemeyen çok oluyor.

Bizlerin de bir an önce tepkilerimizi göstermemiz lazım. Kanunlarla mağdur olanların ilk tepkisi “Bir daha bu hükümete oy vermeyeceğim” demek oluyor. Maksat oy verilip verilmemesi değil, maksat kimin yaptığı da değil. Bir sonraki gelecek yeni hükümetin yapmayacağından nasıl eminsin?

Var mı bu konularda halka söz veren bir parti, ben görmedim. Hepsi de pek çok mağdurun iftiraya kurban gittiğini ya da nafaka gibi kanunlarla haksızlık yapıldığını gördüğü halde, biz bunları düzelteceğiz; halkın hadi halkı geçtik, seçmenlerimizin haysiyeti bizim için önemli diyen var mı?

Yok. Hepsi de korkuyor. Aman üzerimize cinsel istismarcı iftirası atılır mı, diye kendilerini düşünüyorlar. Hak davaya sahip çıkarsan iftira atılsa da aklanırsın. Fakat korkup hakkı savunmazsan tam da Allah’tan çok neden korkuyorsan onunla imtihan olursun.

Medyanın hain saldırılarından korkuluyor. Oysa “İt ürür kervan yürür”  it ürüyor diye kervanı durdurursanız,  yoksa o itler sırtlan olur; sizi bizi, parçalar.

Sayın Aile Bakanı ve Adalet Bakanı,

Bütün bu iftira verileri karşısında ne yapmayı düşünüyorsunuz? Bu kadar adaletsizlikleri nasıl içinize sindiriyorsunuz?

Sayın Milletvekilleri,

Hangi partiden olduğunuz önemli değil, erkekseniz potansiyel sapık konumundasınız. Ve bu yıl içinde her an bir iftiraya maruz kalma ihtimali olan bir milyon erkekten sizi ya da ailenizi muaf tutacaklarını hiç zannetmiyorum. Bakalım o  zaman da bu kadar sessiz kalacak mısınız?

Sayın Akademisyenler,

Resmi rakamlarla, yaşanan olaylarla büyük bir tehlike net bir şekilde görünüyor. Siz neden hâlâ susuyorsunuz? İlla kendi üstünüze mi çamur atılmalı? Zannetmeyin çok zor. Yerinizde gözü olan bir kadın akademisyenin ya da istediği notu alamayan bir kız öğrencinin birkaç cümlesine bakıyor geleceğiniz, bütün emekleriniz ve itibarınız. Birlik olup halkı ve hükümeti uyandırmak için bir açıklama da mı yapma ihtiyacı duymuyorsunuz!

Sayın Hekimler ve Sağlık Çalışanları,

Siz daha da büyük risk altındasınız. Kadın hastaları muayene, film, rötgen gibi durumlarda her an iftira ile mesleğinizi kaybetme riski altındasınız ki bu iftiralarla hapis yatan kaç tana sağlık personeli var.

Sayın Psikiyatriler, Psikologlar ve Sosyologlar,

Siz de hem de fazlasıyla aynı risk altındasınız. Şu medyadaki saygınlığınızın bitmesi bir cinsel istismar iftirasına bakar, kimselerin yüzüne bakamaz olursunuz. Kadın danışanlarla odada yalnızsınız. Bana istismarda bulundu, diyen danışanınıza karşı kendinizi nasıl aklayacaksınız?

Sayın Hocalar ve Diyanet Mensubları,

İftiranın günahını bu halka anlatmaya ne dersiniz? Ve de 6284 le sadece kadının beyanı ile fiziksel şiddet bile olmadan, erkeklerin evlerinden atılmalarının, çocuklarından koparılmalarının, eski eşe ömür boyu nafaka vermenin, dinen reşit yaşını geçip karşılıklı rıza ile erken evlenenler çiftlerin kocalarının tecavüzden hapse girmesinin, çocuklarının babasız büyümelerinin, boşanma davalarının uzamasının zinayı artırdığını, adaletsiz kanunların büyük bir vebal olduğunu, fitnelere sebep olduğunu, zulüm ile âbad olunamayacağını siyasilere, hükümet yetkililerine anlatmaya ne dersiniz?

Sayın Yazarlar, Çizerler,

Her gün değişen gündemi yeterince irdelemediniz mi? Sosyal olaylara ne zaman duyarlı olacaksınız? Ne zaman mazlumların yanında olacaksınız?

Sayın İnançlı Avukatlar,

Feminist avukatlar, nerede bir taciz ihbar kokusu alsalar, hemen davaya sahip çıkıyor, şikayet eden kişileri ücretsiz savunuyorlar ve davalı suçsuz bile olsa şirretlikle hakim üzerinde baskı kurarak davanın seyrini değiştiriyorlar. Kaç tane böyle duydum ve feministler sosyal hesaplarında bu davaları nasıl sahiplendiklerini anlatıyorlar.

Siz de Allah rızası için mesleğinizin zekatı olarak, kendi bulunduğunuz şehirde bu ihbarları takip edin ve suçsuz gördüklerinizi onlardan karşılık beklemeden, davayı candan sahiplenip takip ederek mazlumu savunun. Mazluma yardımın ücreti Yaradan’a aittir.

Ve Okurlar,

Sosyal ağlarda kedi- köpek, çiçek-böcek ve yediğin içtiğini paylaşmalara doyamayan Okurlar,

Siz ne zaman uyanacaksınız? Sosyal konuları okuyup bazen küçük bir beğenme ile geçiştiren, paylaşma ihtiyacı duymayan okur, uyanman için ne gerekli? Kendini herhangi bir iftira ile içerde bulduğunda senin için geç olacak ve o zaman istesen de paylaşamayacaksın.

“Aman başıma bir dert mi gelir, en iyisi görmeyeyim, bir ben mi kaldım” diye düşünenler, evet mümin adaletsizlik karşısında Hak’ın sesi olur ve bir tek kendi kalmış gibi gayret etmek zorundadır.

Ve Kadınlar,

İftira atan tarafta olmayacak hanımlar, (İftiracılara zaten sözüm yok)

Evet, kadın olduğunuz için koruma altındasınız fakat eşiniz, oğlunuz, kardeşiniz, dayınız, amcanız, babanız her an iftira ile yargılanacak potansiyel suçlu. Onlar iftiraya uğradığında yine susacak mısınız!

Ey Halk,

Ne zaman uyanacaksınız ya da ne zaman korkularınızdan sıyrılıp Hak’kı savunacaksınız!

Rızık endişeniz mi var Hak’kı savunmak için! Rızık Allah’ın garantisindedir.

Korkularınız mı var? Allah’tan daha çok korktuğunuz her ne ise gelir ayağınıza dolanır, merak etmeyin. Bir vatandaş olarak hak ve adaleti savunmak suç değil, en doğal hakkınızdır.

Ya size iftira atılmış olsaydı, diye başladım yazıya; fakat esas söylemek istediğim bu değildi, sadece empati yapılsın, diye öyle bir başlık attım. Bizler:

“Müslümanın derdiyle dertlenmeyen bizden değildir.” diyen bir Peygamberin ümmetiyiz.

Rabbimiz, fitnenin sadece zalimleri değil, engel olmayanlara da azap olacağını, bulaşacağını bildiriyor.

Bir de öyle bir fitneden sakının ki o, içinizden sadece zulmedenlere erişmekle kalmaz, umuma sirayet eder ve hepsini perişan eder.  Biliniz ki Allah’ın azabı şiddetlidir.” (Enfal suresi 25. âyet-i kerîme)

Sema Maraşlı

cinsel istismar din düşmanı
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
Tanju     0000-00-00 Kaleminize sağlık ne güzel yazmışsınız tam da güzel ülkemde olanları ,haykırmak isteyip de söylemeyediklerimizi ancak bu kadar seçilmiş kelimelerle dile getirdiğiniz ve içimizdeki ses olduğunuz için tekrar tekrar teşekkürler...Umarım bu yorumlarınız ulaşması gereken mercilere en kısa sürede ulaşır ve bunların önüne bir veya birileri geçer. Yeter artık insanların mağdur olduğu ve suçsuz yere işinden gücünden ve sevdiklerinden mahrum olduğu...
Ali yıldırım     0000-00-00 Ben Muhammed Resit yildirim babasiyim allah razi olsun hakkı dle getirdiğiniz bu yazi için
misafir     2018-03-18 Yazınızı üzülerek okudum iftiraya maruz kalmışlar adına Bir yakınım var ikinci evlili ği ilk eşimden iki çocuğu var büyük olan kızı lisede oğlu 7.sınıfta kızı okulu yarım bı raktı baba çok istedi okusun diretti sadece suçu bu çokda ahlaklı karakterli inançlı iyi bir adam Kız süreki evden para çalmalar Babaya ne dedi bliyormusunuz beni po lise ihbar edersen iftira atarım taciz etti diye kardeşimide elinden alırlar Adamcağız hiçbirşey yapamadı Gerçek bir olay Allah iftiradan korusun cümlemizi
GALERİLER
Advert
Advert