80’li Yılların Çocuklarına Mektup
SON DAKİKA
Sol Ok
Sağ Ok
Yazarlar - Köşe Yazıları
Akasyam Haber - dünyanın haberi bu sitede
Advert
ANASAYFA Genel Güncel Gündem Siyaset Samsun Haber Kent Kültürü Türkiye Dünya Ekonomi Kültür Tarih
80’li Yılların Çocuklarına Mektup
30.12.2020 11:41:53

 

80’li Yılların Çocuklarına Mektup

Uzun bir ayrılıktan sonra…

Geçen aylarda kaleme aldığım bir-iki mektupta geleceği daha iyi anlayabilmek ona tam istikamet verebilmek adına Hasan ağabeyle geçmişe dönük bir medeniyet yolculuğuna çıkmak istediğimden bahsetmiş, bu konuda bazı tasavvurlarımı dile getirmiştim. Hasan ağabeyle tanışmamızdan bu yana hayli zaman geçmiş olmasına rağmen tüm planlarım akim kaldı. Atalet yolumu kesti, esbap gidemezsin dedi gerisi ise iş-güç, pandemi hepsi bahane…

Lakin Hasan ağabeyle ilk tanıştığımda kent müzesi bahçesinde bana iki sual sormuştu ilki “kaç yaşındasın?” ben kırk (40) yaşımdayım deyince ikici olarak da “dedeni gördün mü?” sorusunu yöneltmişti. Ben “evet iki dedemi de gördüm deyince bana; “o zaman çok şanslısın” demişti. Buradaki şansın ne olduğunu o an için pek anlamamış,  bu söze derin bir mana verememiştim muhabbetin insicamından olsa gerek yine de bazı çıkarımlar yapmıştım.  Lakin şimdi şimdi Hasan ağabeyin ne demek istediğini biraz daha anlıyorum…

İnsan çocukken fıtrat gereği olsa hep geleceği merak eder.  “Filan yaşımda acaba nerede, nasıl bir hayatın içinde olacağım” diye düşünür. Her çocuk böyle başlar hayata; gelecekte nerede, nasıl ve kimlerle beraber bir hayatım olacak… Gençken deli akar kan, hayaller, idealler kuşatır bedeni ve ruhu… Hep bir çaba olur ileriye dönük, çoğu kez geri dönmek, arkaya bakmak istemez insan yaş kırka gelinceye kadar.  Kırka gelince durur, nefes alırız, düşünürüz hesap ederiz ve yine de yürürüz…

YAZININ DEVAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYINIZ

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
Advert
GALERİLER