Çevik, söz konusu düzenlemelerin aile yapısını zayıflattığını savunarak yasama, yürütme, yargı ve sivil toplumu göreve çağırdı.
“AİLEYİ KORUMAK DEVLETİ KORUMAKTIR” VURGUSU
Türkiye Büyük Aile Meclisi AİLEM ve HAK Sözcüsü Adem Çevik, “Kadına Yönelik Şiddetin Ortadan Kaldırılması Bildirgesi” olarak bilinen DEVAW’ın Birleşmiş Milletler Genel Kurulu tarafından kabul edilişinin 33’üncü yılı dolayısıyla yazılı ve sözlü açıklamalarda bulundu.
Çevik, aile kurumunun korunmasının millî güvenlik meselesi olduğunu savunarak, “Aileyi yaşat ki devlet yaşasın” ifadesini kullandı.
ULUSLARARASI SÖZLEŞMELERE ELEŞTİRİ
Açıklamada, DEVAW, CEDAW ve İstanbul Sözleşmesi ile bu sözleşmelere dayalı olarak uygulanan 6284 sayılı yasanın aile içi arabuluculuk ve nasihati engellediği öne sürüldü. Çevik, bu durumun cinayet, şiddet, boşanma ve intihar vakalarında artışa yol açtığını iddia etti.
Söz konusu sözleşmelerin “toplumsal cinsiyet” kavramı üzerinden aile yapısını dönüştürdüğünü savunan Çevik, bu yaklaşımın toplumda ciddi kaygılara neden olduğunu belirtti.
“ŞİDDETLE MÜCADELE MASKESİ ALTINDA YENİ SORUNLAR DOĞUYOR”
Çevik, uluslararası metinlerin şiddeti önleme amacı taşıdığı belirtilse de uygulamada yeni sorunlar doğurduğunu ileri sürdü. Aile içi meselelerde arabuluculuğun yasaklanmasının toplumsal çözülmeyi hızlandırdığını iddia eden Çevik, evlilik oranlarının düştüğünü, doğurganlığın azaldığını savundu.
YASAMA VE KURUMLARA ÇAĞRI
Türkiye Büyük Aile Meclisi adına konuşan Adem Çevik, İstanbul Sözleşmesi’nden çekilme yönünde net bir tutum beklediklerini, 6284 sayılı yasanın ıslah edilmesi gerektiğini ifade etti.
Çevik, yasama, yürütme, yargı, üniversiteler, kanaat önderleri, Diyanet, Millî Eğitim ve sivil toplum kuruluşlarını aile yapısını korumaya yönelik ortak bir sorumluluk üstlenmeye çağırdı.
KİMLİK, NÜFUS VE HUKUK TARTIŞMALARI
Açıklamada, kimlik belgelerinde yer alan cinsiyet tanımları, aile hukuku uygulamaları ve anayasal düzenlemelere ilişkin görüşler de dile getirildi. Çevik, mevcut uygulamaların toplumun tarihî, dinî ve kültürel yapısıyla uyumlu olmadığını savundu.
GECİKEN ADALET, ADALET DEĞİLDİR
Açıklamasının sonunda Adem Çevik, şiddetin her türlüsüne karşı olduklarını vurgulayarak, adalet çağrısında bulundu. “Geciken adalet, adalet değildir” ifadesini kullanan Çevik, aile kurumunu merkeze alan yeni bir toplumsal yaklaşım talep ettiklerini belirtti.














































































































































































































