Güncel
Giriş Tarihi : 24-06-2024 16:34   Güncelleme : 25-06-2024 09:32

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı atasözlerine el atıyor

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, Türkçe’deki atasözleri ve deyimler cinsiyetçi ifadelerle mücadele kapsamında arıdırılma kampanyasına tabi tutulacak.

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı atasözlerine el atıyor

Dilde eşitlikçi ve şiddetsiz kelimelerin kullanımı için Türk Dil Kurumu ile iş birliği yapmaya başlayan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, Türkçede bulunan cinsiyetçi ve şiddet içeren kelimeleri arındırmayı planlıyor.

Cinsiyetsiz, eşitlikçi ve şiddetsiz söz kullanımına yönlendirme amacıyla harekete geçen Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ve TDK tarafından Türkçe’nin arındırılması için deyim, atasözü ve masalları incelenecek. Tekrar kullanımı önleyici politikalar geliştirilecek.

Sosyal medyaya, TV’lerde gündüz kuşaklarındaki aile hayatına darbe vuran programlar, edebsizliği ‘yaşam tazrı’ haline getiren dizilerle mücadele etmesini beklediğimiz Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın ilk hedef olarak ata sözleri ve deyimleri seçmesine anlam verilemiyor.

Günlük hayatta kullandığımız Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın hedefi haline gelecek girecek olan kelimeler;

“Erkek Sözü”, “Kadın Kısmısı”, “Kız Başına”, “Kız almak/vermek”, “İnsanoğlu”, “Yuvayı dişi kuş yapar”, “Adamın dibi”, “Bilim Adamı”, “İş Adamı”…

Günlük hayatta kullandığımız Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın hedefi haline gelecek girecek olan atasözleri;

 “Kadın var, arpa ununu aş eder, kadın var buğday ununu taş eder.”

“Peyniri deri, kadını erkeği saklar.”

“Eşeğin bozunu; Manastır’ın kızını alma.”

“Oğlan doğuran övünsün, kız doğuran dövünsün.”

“Kızı olanın dili olmaz.”

“Kızını dövmeyen dizini döver.”

“Kız elin, oğlan evin.”

“Kız yükü, tuz yükü.”

“Kızın mı var? Derdin var.”

“Kişiyi vezir eden de kadındır, rezil eden de.”

“Kadın malı, kapı mandalı.”

“Kadının hükmettiği evde mutluluk olmaz.”

Uzmanmar Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın Avrupa Birliği müktesebatları muvacehesinde atasözlerine ve deyimlere açtığı savaşın anlamsızlığı hakkında, "Aydınlanması (daha doğrusu karartması diyelim)" daima tepeden inmeci olmuştur, onlara göre "Halk cahildir ve aydınlatılmalıdır." Halkı aydınlatmak isteyen karanlıklar bilcümle tarihin derinliklerinde ve karanlığında kayboldular, halk hala duruyor hamdolsun.

Tanzimatçılar bundan 150 yıl evvel "bundan sonra gavura gavur denilemeyecek" deyu buyurdular; biz bugün hamdolsun hâlâ gavura gavur diyoruz.

Çürüme bir başladı mı önünü alamazsın. tarih boyunca dile müdahale hep geri tepmiştir. Kurumlar konuşur, halk yine bildiğini okur, söyler. Yine aynı şey oluyor; birileri tepeden doğruları buyuruyor.

Diğer yandan sosyal Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’na tepki gösterilerek;

“Sen Aile'yi koru Sayın Bakan! Bırak kelimelerle oynamayı!

Kelimeleri, deyimleri değiştirmekle olmaz bu işler. Kadına değer veren, Cenneti ayaklarının altına seren tek din İslam'dır.

İslamla müşerreflenmeyen kadınlar bugün köle gibi alınıp satılmakta, eşya gibi teşhir edilmekte, şiddete ve cinayete kurban gitmekte.

Kaynağın İslam olursa ne şiddet ne de ayrımcılık kalır Sayın Bakan!

Referansın İslam olsun, tüm dertler o zaman biter Sayın Bakan!...” denildi.

 

adminadmin