Var MHP Samsun Mitingini değerlendirdiği açıklamasında, “Vatan, Millet, Bayrak, temalarını çokça kullanan “Bölünme” denince mangalda kül bırakmayan ülkücü kardeşlerimizin bu mitinge “kurtuluş” adını vermeye hakları olmadığını düşünüyorum.” diye konuştu.
BAHÇELİ’NİN İMZASI VAR
Saadet Partisi Samsun İl Başkanı Var şöyle devam etti,
“Neden mi? Hatırlayınız.. Tarih 17 Temmuz 2000.
AB Türkiye komiseri Gunter Verheugen Ankara’da. 57. Koalisyon ortakları Ecevit, Bahçeli ve Yılmaz ile kapalı kapılar ardında Türkiye Cumhuriyeti’nin üniter yapısının kaderini tayin eden tarihi bir görüşme yapıyor. Koalisyon Hükümetine, Kürtçe televizyon, Kürtçe eğitim ve “azınlık hakları” konusunda ağır ev ödevleri sunup takvim istenen bu görüşmeyi hepimiz hatırlarız.
AB’nin “azınlık hakları”ndan ne anladığı konusunda Kopenhag Antlaşması’nda ne yazılı bir hatırlayalım;
“Bir ülkede resmi dilden gayrı anadili olan her halk azınlıktır.” Bu da demek oluyor ki Lozan Antlaşması çöpte. Ve antlaşmanın altında Türk Milliyetçileri’nin Lideriı Devlet Bahçeli’nin de imzası var.
Bu antlaşmaya göre Türkiye’de Kürtler, Çerkezler, Araplar, Boşnaklar... “azınlık” statüsüne kavuşuyorlar.
Türkiye Cumhuriyeti’nin “imza atarsak bölünürüz” korkusu ile 17 yıldır bekletilen “Birleşmiş Milletler Ekonomik, Kültürel, Medeni ve Siyasi Haklar Sözleşmesi” ne Koalisyon partileri tarafından imza atılacağı duyulunca Sayın Bahçeli’ye Gerekirse koalisyondan çekilin sakın ha bu antlaşmaya imza atmayın” dendiği o zamanlar gazete köşelerinde yazılmıştı.
Ama ne oldu. İmzalar atıldı;
O tarihlerde PKK yayın organları; “TC’ye Diz Çöktürdük. Atılan imza ile Bağımsız Kürdistan’nın önündeki en önemli engel ortadan kaldırıldı” diye manşet atmışlardı.
İHANET ANTLAŞMASI
Yaz ayı olması hasebiyle Türk Milletinin dinamik gücü(!) MHP’nin milletvekilleri Akdeniz sahillerinde tatil yaptıklarından olsa gerek hiç kimsenin olan bitenden haberi yoktu. Ya da görmezden geliniyordu. Aslında bu antlaşma “ihanet” antlaşmasıdır.
“Birleşmiş Milletler Ekonomik, Sosyal, Kültürel, Medeni ve Siyasi Haklar Sözleşmesi” neden “ihanet antlaşması hükmündeydi? Bunun için sadece 1. ve 2. maddeye göz atmak yeterlidir:
Madde 1. Bütün halklar kendi kaderlerini tayin hakkına sahiptir. Bu hak vasıtasıyla halklar kendi siyasal statülerini serbestçe tayin edebilir ve ekonomik, sosyal ve siyasal gelişmelerini serbestçe sürdürebilirler.
Madde 2. Bütün halklar doğal kaynakları ve zenginlikleri üzerinde kendi yararına serbestçe tasarrufta bulunabilir.
24352 sayılı Resmi Gazete yayınlanan Ulusal Program’ın “Siyasi Kriterler” başlığı altındaki 13’üncü maddesinde bu sözleşmelerin hayata geçirilmesi konusunda 57. Koalisyonun taahhüdü yer alıyor. Yani Meclisten geçirilme taahhüdü.(İmza Başbakan Yardımcısı Devlet Bahçeli. Tarih 24 Mart 2001)
Tasarıda MHP’nin imzası da olduğu halde neden koalisyon hükümeti imzaladığı antlaşmayı meclise getirip kanunlaştıramadı. Çünkü o yıllarda hakkında kapatılma davası açılmış bulunan Fazilet Partisi Meclisteydi. Milli Görüşün muhalefet gücü bilinmektedir. Bunun için Fazilet Partisi önce hallolmalı, bölünmeliydi ve daha sonra da meclis dışı bırakılmalıydı. Çünkü Operasyon çok büyüktü. Nasıl olsa “Kürt açılımı”nın da hukuki dayanağını oluşturan bu imza daha sonraları kurulacak AKP hükümetine kolaylıkla attırılacaktı.
O tarihte; BDP’li Diyarbakır Belediye Başkanı Osman Baydemir basın mensuplarına: “15 Ağustos BM imzası ile Doğu Anadolu’daki barajlar Kürt halkının doğal kaynaklarından enerji ürettiği için hak sahibi Kürdistan’dır… Elektiriği TC ye biz fatura etmeliyiz.” Dediğini hatırlayınız.
AKP-CHP-MHP ÜÇLÜSÜ İYİ ÇALIŞMIŞ.
İkiz Yasalar’ın 4 Haziran 2003’te AKP hükümeti tarafından Mecliste kabul edilmesi, CHP’nin de bu oylamaya 0 destek vermesi Koalisyonu oluşturan 57. Hükümet partilerinin genel başkanlarını sütten çıkmış ak kaşık yapmaz. Bu olaylar bize gösterdi ki; AKP-CHP-MHP üçlüsü gerçekten çok iyi çalışmış.
Şimdi hala milletin karşısına çıkabiliyorlar. Milliyetçi Hareket Partisi’nin bu yılın Ağustos ayında Konya’da gerçekleştirdiği mitingde Sayın Devlet Bahçeli; "Uyanın artık, vatan bölünüyor vatan!.." şeklindeki bağırmıştı. Dün Samsun’da da bu minvalde mesajlar verdi.
Saadet Partisi Samsun İl Başkanı olarak ben de diyorum ki. Uyanın artık, Kandırılıyorsunuz:
AKP-CHP-MHP ÜÇLÜSÜ İYİ ÇALIŞMIŞ!
Saadet Partisi Samsun İl Başkanı Hasan Bayram Var gündeme yönelik açıklamalar yaptı.
admin















































































































































































































