Türkiye
Giriş Tarihi : 02-08-2013 16:06   Güncelleme : 02-08-2013 16:06

ANTİ ÇAPULCU EDEBİYAT AKIMI

Samsun Platformuna bir ağır muhalefet de Bülent Yaşar Gençsoylu’dan,

ANTİ ÇAPULCU EDEBİYAT AKIMI
Samsun Platformu hakkında Norveç’ten gelen eleştirinin ardından bir eleştiri bombardımanı da Samsun’dan geldi..
 
Bülent Yaşar Gençsoylu Samsun Platformu’na yaptığı eleştirilere başlarken Platforma “Samsun'da "Antiçapulcular Yeni Edebiyat Akımının" başlamasına vesile oldukları için teşekkür ederim. Umarım bu akıma kapılıp bu formatta yeni yazılar da yazanlar çıkar.”  Diye başladığı eleştirilerine kendisinin, Samsun Platform başkralının yaptığı sanayi projelerinde mağduru olduğu belirterek başlıyor.
 
İşte Gençsoylu’nun Samsun Platformu’na yaptığı eleştiriler;

Ey sözde platformcular, mitoz bölünmeyle ve hacker korkusuyla yeni yeni gruplar kurmaktasınız. kafanızın içinde bu beyin olduğu müddetçe, o grupları da kirleteceksiniz.

hackerse heryerde hacker var.  o grubu bulamayacak mı sanki.
hem binlerce grup var da, niye size bulaşıyorlar, eleştriryorlar, sebebi nedir hiç düşündünüz mü?

"bırakın şımdı " meyve veren agacı taşlarlar" edebiyatını. ağaç mi diktiniz ki meyvesi olsun.
 
Yani siz Samsuna çörekleyeli, ticaret ve üretimin bereketi kaçtı. Karadeniz kabarsa da kurusa da sizden bilecegız.
 
Grubunuza yeni üye patlaması olduğundan söz ediyorsunuz. millet bu muhalefeti duyunca
meraktan gelmeye başladı. Bedavadan ramazan eğlencesi arayışı işte.  Siz de bunu farklı yorumladınız.
Aylardır yazıp çizip, birşeylere muhalefet ediyorsunuz. peki bugune kadar Samsun için müspet bir icaata imza attınız mı? Hangi hayati bir tehlikeye dikkat çekerek, yetkililerin düzeltmesini sağladınız? Hangi projeye olumlu katkınız oldu? Tek niyetiniz: hükümet  ve belediye yıkılsa da biz yönetsek  değil mi? Ağacın altına tuzak kuran tilki gibisiniz. Üretmek yok, hazıra konmak var... Helal olsun yakışır size.
NUSRET SAĞLAM CEVAP BEKLİYOR
Aşağıdaki linklerdeki hakkınızdaki suçlamalara grubunuzda hiç cevap vermediniz.
Nusret Sağlam sizden cevap bekliyor. ne o, yoksa  sizi eleştirmek günah mı?
http://www.netkulis.com/kose_yazisi-17335-Projeye göre plan
 
http://www.netkulis.com/kose_yazisi-17363-Iste_o_bina
 
Bu muhalafetin, platformda yapılmasına izin verilmemesinden dolayı,basın aracılığıyla
sizlere ulaşmak zorunda kalıyoruz. farklı seslere tahammul dereceniz sıfırın altındadır.
 
her hal tavır ve tepkinizle, " bir garip yurdum insanı" portresi çizmektesiniz.
 
Bir beldede, hatırı sayılır muhtar yaşarmış. Birgün önemli bir konuyu görüşmek üzere
köyün ileri gelenlerini köy odasına toplayarak, önemli gündem maddelerini
çözüme kavuşturmak istemiş. köy akil adamları toplanmış, pür dikkat muhtarın
gözüne bakıyormuş. " ne diyecek acaba" diye merakla beklerken
muhtar daha söze bile başlamadan, gaz kaçırmış, yani yellenmiş.
O utanç ve yüz kızarıklığıyla, değil o odayı, ailesini de alarak köyü tek etmiş.
Gel zaman  git zaman muhtar 20 yıl sonra köyünü özlemiş ve eşine seslenerek:
"hatun köyümü özledim ya, 20 yıl geçti artık millet bizim durumu unutmuştur, gidip bir köy
havası alalım" demiş.  karısı cevap olarak:
" bey ne olur ne olmaz, bir tandıdık çıkar konuyu açar mahcup oluruz, otur oturdugun yerde"
demiş  ama yine de köy ziyaretine ikna olmuş.
Derken yolculuk başlamış. gelmişler köyün girişine kadar.
Köyün girişinde genç bir çobana rastlamışlar. Çobanın ağzını aramak ve havayı koklamak
için çobanla muhabbete başlamışlar.  eski muhtar sormuş :  "evlat merhaba, kaç yaşındasın"
çoban  soruyu cevaplamış:
" bey amca ben okumadım, yaşımı bilmiyorum ama şunu söylerler evde: muhtarın yellendiği yıl
doğmuşum"
bunu duyan eski muhtar, panik içinde, karısının elini tutarak seslenmiş:
" hatun gel gele geri dönelim, bizim  popo  köyde milat olmuş"
kıssadan hisse: sizler de yaptıgınız gaf ve zarar ziyan ile  Samsun’da milat oldunuz.
 
gruba birisi muhalif yazı yazmasın diye, sabaha kadar nöbet bekleyip gündüz
uyudugunuz söyleniyor. hani tüm grup üyelerine kefildiniz. eleştiri olunca toz kondurmuyordunuz.
" tüm grup uyeleri, medeni tartışma kulturune haizdir" iddianız vardı. ne oldu. maya mı bozuldu.
 
kendi kendinizi yönetici ilanedip  STK olduğunuzu iddia ediyorsunuz.. STK kavramını bilmeyenlere yutturabilirsiniz  ama biz yemeyiz. neresi stk bunu yahu. sivil toplum kuruluşu böyle mi yönetilir. seçme  seçilme  söz söyleme hakkı  10 kişide olan bir yerde  stk dan bahsedilebilir mi?
 
çok güveniyorsanız kendinize, grupta bir anket yayınlayın:
mevcut grup yönetim kadromuzu onaylıyor musunuz  diye bir soru sorunuz. bakalım 2100 grup üyesinden kaç kişi EVET  diyecek.. bunu sormaya cesaretiniz var mı acaba. hariçten gazel okumak kolay.
yüzlerce güzel kalemi gruptan attınız tek suçları, kral soytarısı ile çatışmaktı. kral da soytarısından yana tavır aldı ve şaşkınlık içinde soruyor : " yahu bu muhalefet de nereden çıktı" diye...
eeee  ne demişler : yazın yediğin hurmalar, kışın  kıçın  tırmalar. ben demiyorum atalarımız diyor.
 
sizin teziniz şu :  Samsun ili,  bu platformun yöneticilerine aittir. yuh yani. size ait bir patates tarları bile yok Samsun’a faydası dokunan.
Her projeye sahip çıkıyorsunuz. utanmasanız " canik dağlarının projesini de biz çizdik" diyeceksınız.
köpeksiz köy bulmuş ve değneksiz geziyordunuz. artık gezemeyeceksiniz.
üyelerden yakında, telefon ve kimlik bilgisi isteyecegınızı yazdınız... isteyin isteyin  tc no
ayakkabı no da isteyin.  ama önce siz sabıka kaydınızı yayınlayın grupta da sizi tanıyalım.
 
Yontulmamış keresteden, keser sapı bile olmaz. önce işe yaramaz taraflarınızı yontturmanızı öneriyoruz.
 Türkçülük ilkenize vurgu ve muhalefet oluşturmak için, sanal  olarak ümmetcilik suçlaması oluşturdunuz.
Türküz  ve müslümanız, ama Türkçü ve ümmetcı degılız. İslam dinine inananlar bir ümmeti oluşturuyorsa biz de o ümmetin içindeyiz. bundan niye rahatsız oldunuz. aynı ümmetin içinde Türk olmayanların  da olabileceği, Türkçülük ilkenize mi ters düştü.
bence gruba  üye olanlardan   kan grubu raporu da isteyin. altına Türk kanı taşıyor diye de
not düşsünler ki içiniz rahat etsin. Türk insanını bölen bu ırkçı anlayışınızı tasvip etmiyoruz
 
Son maddemizi Nasreddin Hoca fıkrası ile bitiriyoruz. Lütfen siz değerli
okurlarımız; Samsun 'dan alevlenen  antiçapulculuk edebiyat akımına sizler de yazılarınızla destek olunuz.
BU ŞEHRİ BU ÜLKEYİ BU ÇAPULCULARA YEDİRMEYELİM.
 
Nasreddin hoca bir gün, yolu düşmüş Samsun deniz sahillerinde elinde sopa ile geziniyormuş.
Kendini çok akıllı sanan bir grup da kumsalda uzanmış " hocaya nasıl laf atarız" diye hesap yapıyorlarmış.
Birinin aklına bir plan gelmiş.  5 kafadar kumda ayaklarını birbirine dolanarak :
" Hoca  hoca ayaklarımız birbirine dolandı, ayıramıyoruz lutfen yardım et" demişler
Hoca bu lafın altında kalır mı, oracıkta yüz tane alternatif çözüm üretir.
elindek sopayla, olanca hızızyla, biribirine karışan ayaklara vurmuş.
tabi herkes ayağını çekmiş.   hoca  sormuş " nasıl herkes ayağını buldu mu"  diye.
herkes hep bir ağızdan hoca ya teşekkür etmış.
 
adminadmin