Arttırılmış sanal gerçeklik dünyası Metaverse’de Türklüğümüzle ve Müslümanlığımızla Var Olabilecek Miyiz!
SON DAKİKA
Sol Ok
Sağ Ok
Yazarlar - Köşe Yazıları
Akasyam Haber
Advert
ANASAYFA Genel Güncel Gündem Siyaset Samsun Haber Kent Kültürü Türkiye Dünya Ekonomi Kültür Tarih
Arttırılmış sanal gerçeklik dünyası Metaverse’de  Türklüğümüzle ve Müslümanlığımızla Var Olabilecek Miyiz!
21.05.2022 15:09:41

 

Arttırılmış sanal gerçeklik dünyası Metaverse’de Türklüğümüzle ve Müslümanlığımızla Var Olabilecek Miyiz!

Eğitim Bir Sen Samsun 2 Nolu Şube ve Atakum Diriliş Grubu’nun düzenlediği Bizi Bekleyen Metaverse konulu söyleşi OMÜ Eğitim Fakültesi Öğr. Gör. Muhammed Kara, Dr. Olcay Bayraktar ve Arş. Gör. Mehmet Yazıcı'nın sunumlarıyla gerçekleştirildi.

 

Ülkemizde internetin 2000 yıllardan itibaren yaygın kullanımıyla başlayan dijital sosyalleşme süreçlerinin bugün gelinen noktadaki psiko-sosyal etkilerinin genel bir değerlendirilmesinin yapıldığı programda, Metaverse’nin arttırılmış sanal gerçeklik teknolojisiyle dijital sosyalleşme meselesini ne şekilde dönüştürebileceği ve bu değişimin dünyada ve ülkemizde nasıl bir sosyo-kültürel değişim oluşturacağı ele alındı.

Sanal gerçeklik üzerine oluşturulan dijital oyunların ülkemizde gençler tarafından ne denli tercih edildiği, bu oyunlar üzerinden dönen ticaretin ülkemizde ve dünyada ne boyutlara ulaştığı, dijital bir oyundan öte dijital bir hayat olarak tasarlanan Metaverse’nin bizi nasıl bir geleceğe götüreceği de ele alındı.

Programda ayrıca henüz bütün insanlığı kuşatacak bir teknolojiye sahip olmasa da gelişmekte olan bu teknolojinin yalnızca tüketicisi değil aynı zamanda üreticisi olma noktasında bugünden başlayarak ne gibi adımlar atılması gerektiği, kaçınılmaz olan bu dijitalleşme sürecine hangi perspektiften yaklaşılması gerektiği de konuşuldu.

Açık bir alan olan bugünkü internetin onu kullananlar tarafından nasıl inşa edildiğine dikkat çekilerek yeni bir açık alan olan Metaverse’nin kendi milli manevi değerlerimiz çerçevesinde nasıl inşa edilebileceği ortaya koyuldu.

Millet olarak son bir kaç yüzyıldır bilim, sanat ve teknolojideki alıcı durumumuzun geçmişte olduğu gibi verici duruma dönüşebilmesi için milli ve manevi değerlerimize sahip çıkarak hareket edilmesi gerektiğinin üstü çizildi.

PLANLI VE PROGRAMLI ADIM ATILMALI

Genç bir nüfusa sahip olan ülkemizin bu dijital dönüşüm çağında kalkınma noktasında büyük bir potansiyele sahip olduğu ancak bu noktada atılacak her türlü adımın planlı ve programlı yapılması gerektiği ifade edildi.

Ülkemizde henüz yirmi yıllık bir teknoloji olan internet ve sosyal medyanın, özel hayatımızındın siyasi düşüncelerimize kadar bizi ve nesillerimizi nasıl inşa ettiğine şahit olunduğu, şimdi ise önümüzde bizi bekleyen bir Metaverse'nin  arttırılmış sanal gerçeklik dünyasının olduğu dile getirildi. Bunun yeni bir özgürlük, kendini gerçekleştirme alanı olduğuna dikkat çekildi.

Ülkemize 40 yıl sonra gelen televizyona 40 yıldır da direnmiş olmanın sonucu olarak 80ler sonrası nesli bizim değil, eğitim sistemimiz değil televizyon yetiştirdi dile getirildi. Z kuşağının, televizyonların yetiştirdiği neslin yetiştirdiği nesil olduğu, sosyal medyanın içine doğurduğumuz, sosyal medyanın içinde büyüttüğümüz bir nesil olduğu, ne ailesine ne milletine ne dinine organik bağlarla bağlı olmayan kendisini yaşadığı topluma ait hissetmeyen mutsuz bir nesil olduğuna vurgu yapıldı.

Bu manzaranın bizim eserimiz olduğu, gençlere kızmaya hakkımızın olmadığı ifade edildi.

Gençlerin içinde yaşadıkları gerçekliğe tek gerçeklik olarak baktıkları ve ‘’başarılı olmayı’’ bu gerçekliğin içinde güçlü olmakla özdeşleştirdikleri,  güçsüzlüğe, zayıflığa karşı ne tahammülleri ve ne de sabırları olduğu, hayatın zorluklarıyla baş edecek psikolojik güce sahip olmadıkları dile getirildi.

Sanal gerçekliğin gençlere yeni bir alan açtığı, kendilerini güçlü hissedecekleri, yalnız hissetmeyecekleri bir dünya olduğu bu nedenle de konuya karşı çok daha bilinçli yaklaşılması gerektiğinin altı çizildi.

Sonuç olarak çocuklarımızı bizim hiçbir dahlimiz olmayan bu sanal dünyaya teslim mi edeceğiz yoksa kaçınılmaz olan o dünyanın içinde vermemiz gereken mücadeleyi mi sürdüreceğiz denilerek ve meseleye bir varoluş meselesi olarak bakılarak kaçınılmaz olan bu yenidünyada Türklüğümüzle, Müslümanlığımızla var olmak zorunda olduğumuz ifade edildi.

Arttırılmış sanal gerçeklik dünyası Metaverse’de Türklüğümüzle ve Müslümanlığımızla Var Olabilecek Miyiz!
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
GALERİLER
Web Tasarım