Gazete, ABD ile Avrupa arasında artan görüş ayrılıklarının ittifakı zayıflattığını öne sürerken, Ankara'daki zirvenin NATO'nun geleceği açısından kritik bir dönüm noktası olduğunu savundu.
NATO Zirvesi kapsamında 32 ülkenin devlet ve hükûmet başkanı, yaklaşık 100 bakan ile çok sayıda diplomat ve uluslararası kuruluş temsilcisi Ankara'da bir araya geliyor. Zirvenin gündeminde savunma harcamaları, ittifakın stratejik geleceği ile bölgesel ve küresel güvenlik konuları yer alıyor.
SAVUNMA HARCAMALARINDA YÜZDE 5 HEDEFİ TARTIŞILIYOR
Haberde, geçen yıl gerçekleştirilen Lahey Zirvesi'nde üye ülkelerin savunma harcamalarını gayrisafi yurt içi hasılalarının yüzde 5'ine çıkarma taahhüdünde bulunduğu hatırlatıldı.
NATO Genel Sekreteri Mark Rutte'nin, zirve öncesinde yaptığı açıklamada, ülkelerin bu hedef doğrultusunda güvenilir harcama planlarını masaya yatıracaklarını söylediği aktarıldı.
Aydınlık Gazetesi ise söz konusu hedefin, Türkiye dâhil üye ülkelerin savunma bütçelerinden daha fazla kaynağın uluslararası silah sanayisine yönlendirilmesi sonucunu doğuracağını ileri sürdü.
ZİRVE HAZIRLIKLARI DA ELEŞTİRİLDİ
Gazete, Ankara'da zirve kapsamında alınan güvenlik ve organizasyon tedbirlerini de haberine taşıdı.
Haberde, görevli polislerin üniformalarında NATO amblemlerinin kullanıldığı, bazı resmî araçlara NATO etiketleri yerleştirildiği ve Darphane tarafından 36. NATO Zirvesi anısına özel tasarımlı 5 liralık hatıra parası basıldığı bilgilerine yer verildi.
HAKAN FİDAN'IN AÇIKLAMALARI GÜNDEMDE
Haberde, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın New York Times'a verdiği röportajdaki değerlendirmeleri de aktarıldı.
Fidan'ın, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile ABD Başkanı Donald Trump arasındaki ilişkilerin NATO içerisindeki görüş ayrılıklarının aşılmasına katkı sağlayabileceğini ifade ettiği belirtilirken, Avrupa güvenliğiyle ilgili şu sözlerine de yer verildi:
"Biz Avrupa'nın bir parçasıyız. Avrupa coğrafyasında bir araya gelip güvenlik platformumuzu oluşturmadıkça kendimizi asla yeterince güvende hissetmeyeceğiz."
Aydınlık Gazetesi, bu açıklamaları NATO'nun geleceği ve Türkiye'nin güvenlik politikaları ekseninde eleştirel bir çerçevede değerlendirdi.


















































































































































































































