Ancak 2025'in son aylarında hasta kabulüne başlanan dev tesiste sular durulmuyor.
Henüz resmi açılışı dahi yapılmadan 440 milyon TL’lik yeni bir revizyon ihalesine konu olan hastane; zeminindeki heyelan riski, inşaat sürecindeki işçi eylemleri, otopark, ulaşım ve kantinlerinde yaşanan mağduriyetlerle Samsunluların en çok tartıştığı konuların başında gelmeye devam ediyor.
Açılış Yapılmadan 440 Milyon Liralık Yeni İhale
Kentteki diğer sağlık birimlerinin taşınma sürecinin devam ettiği hastanede, kapasite artırımı gerekçesiyle yüz milyonlarca liralık yeni bir maliyet tablosu ortaya çıktı. Samsun İl Sağlık Müdürlüğü, tesisin çeşitli bölümlerinde zorunlu hale gelen tadilat ve revizyonlar için 22 Nisan 2026 tarihinde yeni bir ihaleye çıktı. Yaklaşık 474 milyon TL maliyet öngörülen iş, 440 milyon 50 bin TL bedelle sözleşmeye bağlandı. Dikkat çeken detay ise, revizyon ihalesini alan firmanın, hastanenin ana yapımını da üstlenen eski AKP Trabzon Milletvekili Halil Bağıban'a ait Gürbağ İnşaat olmasıydı. Böylece, resmi açılış öncesi dev bir ek maliyet daha yaratılmış oldu.
Heyelan Riski Ve İşçi Eylemleriyle Yükselen İnşaat
Hastanenin fiziki yapım süreci de tartışmaların ve krizlerin gölgesinde geçti. Mayıs ve Aralık 2025 tarihlerinde, yüklenici firma bünyesinde çalışan işçiler ve özel güvenlik görevlileri aylarca hak edişlerini alamadıkları gerekçesiyle şantiye önünde iş bırakma eylemleri gerçekleştirdi. Öte yandan, Haziran 2025'te hastane binalarının hemen yanındaki yamaçta yaşanan toprak kayması büyük paniğe neden oldu. Eğimli alanda çelik tel örgü ve mühendislik ağlarıyla geçici önlemler alınsa da, zemin güvenliği ve şevlerdeki heyelan riski kamuoyunda ciddi soru işaretleri bıraktı.
Vatandaşın Ulaşım, Otopark Ve Kantin Çilesi
Maliyet ve zemin sorunlarının yanı sıra, hastanenin faaliyete geçmesiyle birlikte vatandaşlar için lojistik bir çile başladı. Sağlık hizmetlerinin Canik bölgesindeki bu dev tesiste toplanması, özellikle İlkadım ve Atakum yönünden gelen hastalar için ulaşımı içinden çıkılmaz bir hale getirdi:
Trafik ve Otopark Krizi: Hastanenin tek giriş-çıkış noktasının bulunması ve bağlantı yollarının tam olarak bitirilememesi trafiği kilitliyor. Polikliniklere yakın otoparkların personele tahsis edilmesi nedeniyle, özellikle yaşlı ve engelli vatandaşlar araçlarını 1 kilometre uzağa park ederek yürümek zorunda kalıyor.
Kantinde Nakit Ambargosu: Hastane içerisindeki kantin ve işletmelerde nakit paranın kabul edilmemesi, yeni bir mağduriyet kapısı araladı. Sadece banka veya kredi kartıyla işlem yapılabilmesi, özellikle kırsal mahallelerden gelen ve kart kullanmayan yaşlı vatandaşların su gibi en temel ihtiyaçlarını dahi karşılayamamasına yol açıyor.
Kurdelesi 13 Eylül'de kesilecek olan Şehir Hastanesi'nde, Samsunlunun asıl beklediği şey resmi törenden ziyade kronikleşen bu devasa sorunların ne zaman çözüme kavuşturulacağı sorusu olarak ortada duruyor.























































































































































































































