Köşe Yazıları
Giriş Tarihi : 11-10-2016 10:50   Güncelleme : 11-10-2016 10:51

Ayrılık

Küçücük bir tomurcuk, döner hercai güle Söz geçirmek zor gülüm, bağrı yanık bülbüle

Ayrılık

Küçücük bir tomurcuk, döner hercai güle

Söz geçirmek zor gülüm, bağrı yanık bülbüle

Mevsim hazan mevsimi, döner ateşler küle

Yokluğunda can verir erir yürek mum gibi

Göğüslemek zor gülüm,  vuslat denilen ipi 

 

Varlığın bir Nevbahar, yokluğun sanki hazan

Sen olma gel ne olur,  bu aşkı sakın bozan

Böyle yazmış be gülüm,  bize kaderi yazan

Sensiz naçar bir kulum sanki ufacık sabi

Göğüslemek zor gülüm, vuslat denilen ipi

 

Yayılır dalga dalga, ayrılık ateşten kor

Sevdanın acısını, özlem çekenlere sor

Bir bilsen ki bu hasret,  nasıl acı nasıl zor

Gönül kutsal bir kitap, bense kitaba tâbi

Göğüslemek zor gülüm, vuslat denilen ipi

 

Damarda akar da kan, gözlerde yaş mı durur

Yürek koş sarıl der de, engeldir hep kör gurur

Bir rüzgâr eser geçer, toz duman hep savrulur

Gönül sahra çöllerde,  dua eden bir nebi

Göğüslemek zor gülüm, vuslat denilen ipi

 

Kâh ağlar deli gönül, sonsuza kanat açar

Kâh güler güzel yüzü, neşe mutluluk saçar

Dere tepe demeden, koşar kendinden kaçar

Yüksek dağların suyu, nehirdir derya debi

Göğüslemek zor gülüm, vuslat denilen ipi…

Selma Çanakçıoğlu

adminadmin