Türkiye
Giriş Tarihi : 12-03-2013 10:32   Güncelleme : 12-03-2013 10:32

Bir Ölüm Bir Milyon Cenaze

Samsun’dan İstanbul ‘a gelip de bizim sınıfın kapısından içeri girer girmez genzimi yakan Tuğba’dan gözlerimi kaçırırken beni teselli eden adam Müslüm Gürses’ti .

Bir Ölüm Bir Milyon Cenaze
Hızlı şehirleşmeyle birlikte varoşlarda sıkışanların sözcüsü olarak sosyologların ilgisini çeken Müslüm Gürses öldü önce . Ardından senelerce küçümsemiş ve aşağılamış olmalarına bakmadan elider tarafından kendi standartlarına uydurulmuş , kabul edilebilir hale getirilmiş Müslüm Gürses öldü . Aşkından yanıp kavrulan serserilerin Müslüm Gürses ' i ile son utucu ve overlokçu kızların Müslüm Gürses ' i öldü . Senede on defa kendisinin çakma albümünü yayınlayan korsan cıların Müslüm Gürses ' i öldü . Ferdici , Orhancı ve Iboculann Müslüm Gürses ' i de öldü . Ve elbette benim , çocukluğumun Müslüm Gürses ' i , Müslüm Baba , o da öldü.

Geçen hafta öldü . Kuzenim gibi, Erbakan gibi , Birand gibi öldü . Hatırlayın , Özal da ölmüştü . . Hatta Barış Manço ve Kazım Koyuncu da . . . Yanlış hatırlamıyorsam Necip Fazıl ve Nazım Hikmet de öldü.

Dağ gibi Büyük İskender , pamuk ninemiz Adile Naşit , suratsız Winston Churchill . . .
Hepsi öldü.

Dostoyevski kaçabildi mi sanıyorsunuz ? Hayır , o da öldü . - Sabahattin Ali öldü, Ahmet Kaya öldü , Yaser Arafat öldü . Michael Jackson öldü yahu , Aliya İzzetbegoviç öldü ! İçimde hâlâ kapanmayan bir yara bırakarak Gizem Bera Yüksel öldü, Ceylan Önkol öldü. Her gidenin ardından konuştuk . Bilaistisna her gidenin ardından tutamadık çenemizi. Herkes meşrebince sevindi bazı ölümlere , herkes meşrebince üzüldü . Öldü kurtuldu dedik, oh olsun dedik, daha çok gençti dedik , çok yazık oldu dedik , devlet nerede dedik , unutmayacağız dedik . Pazarlanmadık ölüm bırakmadık sonra . Cenazeye kimlerin katıldığını not aldık. Şarkıcıysa şarkılarından zil sesi , oyuncuysa film afişlerinden duvar kağıdı yaptık . Neşet Ertaş için " kopruden gecti gelin " yazıp yirmi iki bilmem kaça yolladık . Kitapların ; yeniden bastık , filmlerini yeniden oynattık . Siyasi dehalarını belgesellerle belgeledik , itibarlarını hükümetler eliyle iade ettik . Sokaklara , parklara , okullara , stadyumlara isimlerini verdik . Doymadık , doyamadık adlarıyla oynamaya ; kendimizi durduramadık.

 Derken Müslüm Gürses öldü . Bir daha . İnternet aleminin vıcık vıcık yalanlarının ardından bir kez daha , sahiden öldü . Televizyonlar ellerinde hazır tuttukları klipleri oynatmak için üçten geriye doğru saydı . Kimileri onun ölümüne nasıl da derinden üzüldüklerini yüz kırk karakteri aşmadan tarif etmek için birbirini çiğnedi . Kan göv deyi götürdü , feveranlar gökyüzünü sardı . Birçoğu acısını en iyi yansıtacak şarkıyı bulmak için Youtube kuyruklarına daldı . Lakin zamanları dar , rakipleri fazlaydı ; tuttukları ellerinde kaldı . Oysa gömülecek çok fazla Müslüm Gürses vardı . Hızlı şehirleşmeyle birlikte varoşlarda sıkışanların sözcüsü olarak sosyologların ilgisini çeken Müslüm Gürses öldü önce . Ardından senelerce küçümsemiş ve aşağılamış olmalarına bakmadan elitler tarafından kendi standartlarına uydurulmuş , kabul edilebilir hale getirilmiş Müslüm Gürses öldü . Aşkından yanıp kavrulan serserilerin Müslüm Gürses ' i ile son ütücü ve overlokçu kızların Müslüm Gürses ' i öldü.

 Senede on defa kendisinin çakma albümünü yayınlayan korsancıların Müslüm Gürses 'i öldü . Ferdici , Orhancı ve İbocuların Müslüm Gürses ' i de öldü . Ve elbette benim , çocukluğumun Müslüm Gürses ' i , Müslüm Baba , o da öldü.
Benim Müslüm Gürses ' im çok fazla yük taşırdı . Kendi yükleri değil sadece , kendisini gizliden ya da açıktan dinleyen dert sahibi kim varsa onların da yüklerini taşırdı . Her zaman bunun farkındaydı . Benim de farkımdaydı . Merve ' nin , Ali ' nin , Yusuf ' un da farkındaydı Müslüm Gürses . Ben , hiçbir zaman kendisine aşık olduğumu söyleyecek cesarete sahip olmayacağım esmer güzeli Melike ' yi düşlerimde görürken omzuma vuran el Müslüm Gürses ' ti . Samsun ' dan İstanbul ' a gelip de bizim sınıfın kapısından içeri girer girmez genzimi yakan Tuğba ' dan gözlerimi kaçırırken beni teselli eden adam Müslüm Gürses ' ti . Ve elbette , kendisini bir daha görüp de onu nasıl sevdiğimi söyleyemeyeceğim diye mide sancıları çektiğim Deniz ' in ardından su döküp yanıma gelen de Müslüm Gürses ' ti . Her defasında bir şarkıyla geliyordu ; Melike için " her zaman aklımda hayalimdesin / uzaklarda olsan hep benimlesin / ansızın çıkıp da gelemez misin / şimdi sen nerdesin ben neredeyim " derken , Tuğba için " insanı yaşatan ümitler gibi / güneşi getiren saatler gibi / gerçeğe dönüşen vaatler gibi / geliver yanıma güldür yüzümü " diyordu . Öldü geçen hafta Müslüm Gürses . Ve bir milyon mezar kazıldı ardından . Ben Melike ' yi gömdüm toprağa . Ve Deniz ' i , Tuğba ' nın hemen ardından . Selim Zeynep ' i , Murat Gülden ' i , Şenol Eda ' yı gömdü . Adana ' da toplu ölümler gerçekleşti , Trabzon ' da belediye cenazelere yetişemedi . Malatya Malatya olalı böyle hüzün görmedi ve Erzincan ' ın gençleri toprağı kazmaktan bitap düştü . Alman hükümeti anlam veremedi bir günde bu kadar insanın ölümüne , Japonlar araştırma heyeti gönderdi . Sadece yalnızlık çekmemişlerin gözünden kaçtı bu trajedi , sadece onlar Teşvikiye ' deydi . Oysa biz her yerdeydik . İçimizde kapkara bir burukluk , ve kulaklarımızda Baba ' nın o dipsiz sesiyle :

" gittiğim bu yolun dönüşü yoktur / hakkını helal et elveda usta . "

Turgay BAKIRTAŞ - GERÇEK HAYAT
 
adminadmin