Biz Hep Elif Gibi Durduk
AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Ahmet Davutoğlu, "Elif gibi durduk biz, en başından beri darbelere, vesayete karşı, milletin kaynağını hortumlayanlara, yasaklara, 28 Şubat'a karşı, 27 Nisan'a karşı, 12 Eylül'e karşı elif gibi durduk biz" dedi
AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Ahmet Davutoğlu, "Elif gibi durduk biz, en başından beri darbelere, vesayete karşı, milletin kaynağını hortumlayanlara, yasaklara, 28 Şubat'a karşı, 27 Nisan'a karşı, 12 Eylül'e karşı elif gibi durduk biz" dedi.
Davutoğlu, Denizli Özay Gönlüm Meydanı'nda düzenlenen mitingdeki konuşmasına, Mehmet Gazi'nin torunlarını Selçuklu Beyi'nin kızı, kahraman ve sembol kadın Fatma Yıldız Hatun'un kızlarını, Ahmet Hulisi Efendi'yi, sadece kentin değil, İstanbul'un manevi güneşi Merkez Efendi'yi ve meydana adını veren Türkiye'nin Özay Gönlüm'ünü selamladı.
Davutoğlu, bugün üçüncü, Türkiye'de ise 32'nci mitingini düzenlediğini anımsattı. Davutoğlu, meydandakilerin, "AK Gençlik burada hocasının yanında" sözleri üzerine Davutoğlu, AK Gençliğin ve Denizli'nin yanında olduğunu kaydetti.
Davutoğlu, Türkiye'nin doğusunu, batısını, kuzeyini güneyini adım adım dolaşarak halkın huzuruna geldiklerini söyledi.
Davutoğlu, "Bazıları Türkiye'nin doğusuna gidemiyor, bazıları Orta Anadolu'ya gidemiyor, bazıları Türkiye'nin batısına gidemiyor, ama Türkiye'nin her yerine başı dik bir şekilde, elif gibi giden biziz. Türkiye'yi birleştiren Özay Gönlüm'ün o gönül dolusu sevgisiyle, Ege'den kardeşlik türküleri çığıran, doğuya halayla cevap veren, zeybekle horonla, 'Hep beraber Türkiye'yiz' diyen hareket, AK Parti hareketidir. Bizim hareketimiz en başından genel başkanından her bir neferine kadar bir fedakarlık hareketidir" diye konuştu.
"AK Hoca ne kadar kıymetliyse, AK gençlik o kadar kıymetli"
Bir vefa borcu için meydandakileri şahit kılacağını söyleyen Davutoğlu, şunları belirtti:
"Dedim ki, biz de lider de, genel başkan da ailemizin her bir ferdi aynı ölçüde vefayla çileyle bu yolun yolcusudur. Bir kardeşimizi huzurunuzda anacağım. Geçen hafta, Bitlis'te mitingden çıktık. Bitlis'ten havalanına giderken Muş'ta, arkamızda, hemen benim ardımda tüm yolda bekleyen vatandaşlara selam veren bir kardeşimiz, Muhammed, biraz önce buradan sizlere beni anons eden, davet eden kardeşimiz, vazifesini hiç aksatmadan yaparken bir an hıçkırıklar duydum. Baktım Muhammed'e acı bir haber ulaşmıştı. Babası o saatlerde İstanbul'da trafk kazasında vefat etmişti. Şimdi düşünün, AK Parti hareketinin farkını düşünün ki Muhammed görevini orada devam etti. Ağlayarak ama devam etti, cepheyi terk etmedi. Yine büyüklüğü düşünün ki nasıl bir aşkla davasının neferleriyiz. Bilin ki babasını defnetti, ardından dua etti. Baktım bugün Denizli'ye gelmiş tekrar milleti bu davaya çağırmak için bir hafta ailesiyle kalmadı işte bizim dava aşkımız bu."
Davutoğlu, konuşma sırasında parti görevlisini sahneye çağırarak meydandakilerden babası için dua istedi.
Herkesin çorbaya bir şekilde tuz attığını ve güzel bir eser çıktığını vurgulayan Davutoğlu, şu değerlendirmede bulundu:
"Herkes çorbaya bir şekilde bir tuz atıyor güzel bir eser ortaya çıkıyor. 13 yıldır kurucu genel başkanımız Recep Tayyip Erdoğan'dan bugüne kadar AK Parti hareketinin her bir adamına bu şekilde dava katkısında bulunanları, ahirete intikal edenleri rahmetle anıyorum. Bugün burada Türkiye'nin her yerinde bu davaya hizmet edenlere şükranlarımı sunuyorum. İşte AK Parti hareketi budur. Her şey olur ama biz cepheyi terk etmeyiz, biz sınır bekleyen Mehmetçikler gibi her an bu davanın takipçisiyiz. 'AK Gençlik'. Çok güzel bir tabir kullandınız bizim için. AK Hoca ne kadar kıymetliyse, AK Gençlik o kadar kıymetlidir. Aramızdaki fark bu. AK Parti hareketi Pamukkale gibi bembeyazdır, aktır ak. Yolu da paktır pak.
Meydana asılan, "Hocam Denizli elif oldu, yeni Türkiye yolunda dimdik yürüyor" pankartını okuyan Davutoğlu, "Elif olan Denizli'ye selam olsun. Çok güzel işareti ortaya koymuşsunuz. Bugün Türkiye'de iki siyaset var. Çok parti var ama iki siyaset var. Elif gibi dimdik olanlar ve yatay, paralel ve daire olanlar ama dimdik bir istikamette yürümeyenler, dik olmak ne demek" dedi.
Davutoğlu, meydandakilerin, "Vur vur inlesin Pensilvanya dinlesin" sözleri üzerine, "Yalnız Pensilvanya mı dinleyecek hepsi dinleyecek hepsi" karşılığını verdi.
Davutoğlu, Denizli Özay Gönlüm Meydanı'nda düzenlenen mitingde yaptığı konuşmada hiçbir mitingde ezbere konuşmadığına değinerek, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun gittiği her yerde ezberlediği nakaratı tekrarladığını, kendisinin ise konuşmalarında izleyenlerden ilham aldığını ve onlarla karşılıklı hasbıhal ettiğini söyledi.
Biz hep elif gibi durduk
Miting alanındaki bir pankartta elif çizildiğine ve "elif gibi dimdik durma" sözü verildiğine işaret eden Davutoğlu, AK Parti olarak bu dimdik duruştan taviz vermediklerini dile getirdi.
Demokrasiye tuzak kuran savcıların dün meslekten ihraç edildiğini anımsatarak, üç partiden milletvekillerinin de verdikleri demeçlerde hükümete gelirlerse, koalisyon olursa savcıları görevlerine iade edeceklerini söylediğini anlatan Başbakan Davutoğlu, şöyle konuştu:
"Demek ki hepsi paralelin hizmetinde, paralelin, milletin değil. Tam da muhasebe vakti. Elif gibi durduk biz, en başından beri darbelere, vesayete karşı, milletin kaynağını hortumlayanlara, yasaklara, 28 Şubat'a karşı, 27 Nisan'a karşı, 12 Eylül'e karşı elif gibi durduk biz. Karşımıza İsrail çıktı, 'one minute' dedik, elif gibi durduk, Bosna'da icap etti, elif gibi durduk, kimse bizi eğip bükemedi. Denizli horozunun başı nasıl böyle dikse AK Parti'nin başı hep diktir, dik olacak. Biz hep elif gibi durduk, kimse bize şunu diyemez, 'siz 27 Nisan'da geri adım attınız, 12 Eylül darbecilerini yargılamaktan kaçındınız, Paralelciler, Geziciler karşısında yavaş davrandınız.' "
Kaostan, krizden beslenenler
Diğer partilerin 12 Eylül darbesine karşı çıktıklarını söylemelerine rağmen referandumda darbecilerin yargılanması düzenlemesine hayır dediklerini anlatan Davutoğlu, 27 Nisan e-muhtırasının verildiği dönemde de CHP'nin o dönemdeki genel başkanının bu muhtıraya destek verdiğini, MHP'nin ise sessiz kaldığını kaydetti.
"Bunlar hep pusuda beklerler, 'ah bir kaos çıksa da bize iktidar görünse' derler. Bunlar hep kaostan, krizden bir şey üretmeye çalışırlar" diyen Davutoğlu, AK Parti'nin 12 yılda girdiği tüm seçimlerden başarıyla çıktığını, bunun üzerine diğer partilerin toplanıp cephe kurmaya karar verdiğini söyledi.
Paralelcilerin de o dönemde AK Parti'nin karşısında kim kuvvetliyse onu desteklediğini dile getiren Davutoğlu, şöyle devam etti:
"Onu orada başaramayınca cumhurbaşkanlığı seçimlerinde çatı aday çıkardılar. Ne oldu, çatı çöktü. Temeli olmayanın çatısı olur mu, milletle buluşamayanın Allah aşkına binası tutar mı? Duası olmayanın bereketi olur mu? Şimdi çatı aday dolaştı, dolaştı MHP'den aday oldu, daha sembolünü bile ifade edemiyor. Şimdi ülkücülere soruyorum, siz bu insanların peşinden gidecek misiniz? Bugün sınav anıdır. Herkes yerini, yurdunu bilecek, hepsi savruldular, dimdik duramadılar. Paralelciler darbeye kalkıştığında pusuda tilki gibi beklediler, hiçbirisi mert gibi meydanı çıkamadı, pusuda bekleyen tilkilerden bu millete hayır gelir mi? Bu millete hayır, bu milletin evlatlarından gelir. Nasıl siz parti kapatma davasında 27 Nisan'da, Gezi olaylarında, 17-25 Aralık'ta dimdik durduysanız, elif gibi durmaya söz veren Denizli, biz de size söz veriyoruz, elif gibi duracağız."
"Aynı kaptan su içiyorlar bunlar"
Muhalefet partilerinin artık başka hesaplar içine girdiğini, artık CHP ve HDP değil, bunların bir bileşeni CHDP'nin olduğunu ifade eden Davutoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Özellikle Ege'deki ulusalcılık iddiasında bulunan CHP'li kardeşlerime sesleniyorum. Bakın HDP ne diyorsa CHP aynı şeyi söylüyor. Çünkü bunlar birbirinin ruh ikizleri. Biri Türk, biri Kürt ulusalcıları teşvik etmekle meşgul ama bir bakıyorsunuz Kılıçdaroğlu, "Diyanet'i kaldıracağım" diyor, Demirtaş "ben de öyle yapacağım" diyor. Biri imam hatipleri kapatmak için matematiksel formül üretiyor, diğeri "ben de öyle yapacağım" diyor. Biri 'Kudüs Yahudilerin kutsal mekanı' diyor, Kılıçdaroğlu da aynı yolda devam ediyor, 'İsrail'de niye büyükelçimiz yok, niye dost olmuyoruz' diyor. Al birini vur ötekine. Şimdi CHDP böyle ya MHP de pusuda aslında, HDP ile birbirlerini besliyorlar. Biri doğuda şiddet yaptıkça MHP de batıda memnun olup, prim topluyor. 'Bakın orada tehdit var, bana oy verin diyor'. MHP burada Kürt kardeşlerimizi dışlayınca HDP diyor ki 'bakın Kürtleri dışlıyorlar'. Birbirlerini besliyorlar. Aynı kaptan su içiyorlar bunlar."
Davutoğlu, Denizli Özay Gönlüm Meydanı'nda düzenlenen Ak Parti mitingindeki konuşmasında, Türkiye'nin her yerinde sadece millet dediklerini belirtti.
Başbakan Davutoğlu, "Manevi milliyetçi değerlerden bahseden MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, 'Kudüs Yahudilerin kutsal mekanıdır' dediğinde, bir cevap verdi mi? Kılıçdaroğlu, 'Diyanet'i kapatacağız' dediğinde bir cevap verdi mi? Kılıçdaroğlu, bütün geçmişiyle tarihimizle Osmanlıca'ya hakaret ettiğinde Bahçeli'den bir söz duydunuz mu? Hani Osmanlı'dan övünmek, hani Selçuklu'yu savunmak? Neden ses çıkmıyor?" diye konuştu.
Bunun nedeninin "AK Parti zayıflarsa ben de karlı çıkarım" anlayışı olduğunu vurgulayan Davutoğlu, "Bizim zayıflamamız üzerine hesap yapmayın. Biz millete dayanmışız, bizi kimse zayıflatamaz" ifadesini kullandı.
Kılıçdaroğlu'nun meydanlarda "Bana 4 yıl verin, başka bir şey istemiyorum" sözlerini aktaran Davutoğlu, şöyle devam etti:
"Niye öyle diyor? 2002’de olsa bunu söyler miydi? Çünkü hepsi kaçtı gitti. MHP’ye o zaman iktidar imkanı verildi. Daha süresini doldurmadan bırakıp gittiler. Hazineyi de tam takır, bomboş bize devrettiler. Şimdi biz Rab'bimizin yardımı ve bereketlendirmesiyle milletimizin desteğiyle gece gündüz alnımızın teriyle çalıştık, hazineyi doldurduk. Kılıçdaroğlu hevesleniyor, 'gelip de şunu nasıl tüketeyim, israf edeyim' diye... Buna fırsat verir misiniz? Şimdi tam da Denizli ağzıyla söylemek lazım. Olcek iş var, olmicek iş var, işine bak arkedeş. Olcek iş mi yani? Kılıçdaroğlu 4 yıl başbakan... Olcek iş mi bu? Olmaz."
Ahmet Hulusi Efendi 'Yazıklar olsun' demez miydi?
Başbakan Davutoğlu, Denizli’ye hayran olduğunu, şehirde çok güzel sözlerin bulunduğunu dile getirerek, kitap yazılacağına Denizli'nin sözlerinin her şeyi anlatacağını ifade etti.
Davutoğlu, "Eğreti ata binen tez iner. Bunlar eğreti ata biniyorlar. Bindikleri at paralel atı. Şimdi 2002’de iktidardınız, niye bıraktın Sayın Bahçeli? Madem hizmet etmeye devam etseydin. Eğreti ata bindiler. Türkiye ne hale geldi 2002’de?" diye konuştu.
Başbakan Davutoğlu, konuşmasını şöyle sürdürdü:
"Ahmet Hulusi Efendi’nin Kayalık Camisi’ne tekrar geldiğini görsek ve manen onunla konuşsak; dese ki 'Ben İzmir işgal edildiğinde Kuvayımilliye için 2 saatte millete fetva verdim ve Denizli işgal yüzü görmedi'. Peki 2002’nin Türkiye’sinde yani Türkiye'nin IMF’ye borçlu olduğu, 70 sente muhtaç olduğu Türkiye'yi görse Ahmet Hulusi Efendi ne derdi? 'Yazıklar olsun' demez miydi 2002’de? Biz bunun için mi Kuvayımilliye’yi kurduk demez miydi 2002'de düşünün."
Denizli’nin Yatağan kasabasında Osmanlı akıncılarının palalarının, silahlarının, kılıçlarının zırhlarının yapıldığını belirten Davutoğlu, bunların yapımı sırasında duaların, besmelelerin okunduğunu aktardı.
Diriliş Ertuğrul dizisinin setini ziyaretinde de "Haydır Allah, haktır Allah" duasının edildiğini anımsatan Davutoğlu, "Haydır Allah, haktır Allah diye diye Yatağan'da Osmanlı akıncılarının kılıçları yapılıyordu. Bu Türkmen yörük obalarının yiğit delikanlılarıyla Osmanlı akıncıları Denizli'de yapılan kılıçları kullanıyordu" ifadelerini kullandı. Davutoğlu, o zamanki devletlerden hibe alınmadığını, onun için Osmanlı'nın cihan devleti olduğunu vurguladı.
"2023 'te Toros semalarında zeybek gibi dönecek olan savaş uçağını kim yapacak?"
Davutoğlu, 2002'de AK Parti'nin iktidar olduğunda tankların başka ülkelerden hibe geldiğini, başka bir ülkeye de tamire gittiğini dile getirerek, üçlü koalisyon döneminde hibe alınan tankların bile tamir edilemediğini söyledi.
Davutoğlu, şunları kaydetti:
"Hani şimdi koalisyona hevesleniyorlar ya... 'Üçümüz bir araya gelelim, koalisyon kuralım.' Millet vermez ama siz üçlü koalisyonla 2002’de neler yaptınız millet çok iyi biliyor. Koalisyon ne demek millet çok iyi biliyor. İşte o dönemde düşünün bu asil millet, bu kudretli devlet o hale düşürülmüştü ki tasarruf tedbirleri dolayısıyla Türk Silahlı Kuvvetlerinin en temel ihtiyaçları karşılanamıyordu. Şimdi Ahmet Hulusi Efendi gelse, o Türkiye’yi mi över, bu Türkiye’yi över? O Türkiye ile bu Türkiye'yi karşılaştırır ve der ki 'İşte AK Partili yiğitler benim fetvamın hakkını vermişler, Kuvayımilliye'nin hakkını vermişler' der.
Bir tarafta 2002'de namerde muhtaç olan bir Türkiye, diğer tarafta şimdi kendi tankını yapan, kendi uçağını, kendi helikopterini yapan bir Türkiye. Bu izzetli ve kudretli Türkiye'ye geçişi kim sağladı? Kendi tankını yapan bir Türkiye, kendi uçağını yapan bir Türkiye kendi helikopterini yapan bir Türkiye, bu izzetli ve kudretli Türkiye'yi kim sağladı? Kendi tankımızı kim yaptı, kendi denizaltımızı kim yapıyor, kendi ATAK helikopterimiz, kim yaptı, kendi eğitim uçağımızı kim yapıyor, insansız hava aracını kim yapıyor? İnşallah 2023 'te Toros semalarında zeybek gibi dönecek olan savaş uçağını kim yapacak? Onlar konuşur, AK Parti yapar. Onlar zillet içinde, AK Parti izzet içinde. Bu milletin devletine, silahlı kuvvetlerine izzeti, onuru, şerefi kim kazandırdı? Biz, namerde muhtaç olan bir devletten tüm mazlumlara yardım eli uzatabilen bir Türkiye Cumhuriyeti inşa ettik. Yepyeni bir limana doğru gidiyoruz, yeni Türkiye yolunda elif gibi yürüyoruz, elif gibi..."
admin
















































































































































































































