Çanakkale Mahşeri
Çanakkale ümmetin son kalesiydi
Çanakkale ümmetin son kalesiydi. Çanakkale düşse ümmet düşecekti tamamen. Bunu bildiğinden batılı devletler, tüm kuvvetleriyle saldırdılar Çanakkale’ye… Çanakkale’de destan yazan askerimiz düşmanı püskürttü geriye. Yol vermedi onlara. Amaç belliydi… İstanbul’du alınmak istenen; İstanbul alınacak, Osmanlı tarihe gömülecek ve hilafette yıkılacaktı. Ve İslam’a bir daha ayağa kalkamayacağı okkalı tokat vurulacaktı. Olmadı, başaramadılar… Var gücüyle savunma yapan ümmetin askerleri dil, mezhep, ırk ayrımı yapmadan Çanakkale’de şehit düştüler. Batum’lusu, Gazze’lisi, Yemen’lisi, Musul’lusu, Bağdat’lısı, Edirne’lisi, Samsun’lusu, Edirne’lisi, Konya’lısı; Türk’ü, Kürt’ü, Arap’ı, Çerkez’i, Arnavut’u şimdi koyun koyuna yatıyor Çanakkale’de… Sanki mahşer meydanıydı Çanakkale. Her ırktan, her memleketten Müslümanlar oradaydı…
Çok acıklı sahneler yaşandı Çanakkale’de… Öğrenciler cephelerde vuruştu. O yıl mezun veremedi bazı okullar… Çanakkale’de binlerce gencimiz şehit olup toprağa düşerken, binlerce çocuk yetim, binlerce kadın dul, binlerce anne baba da evlatsız kaldı aynı zamanda… Ağır faturası oldu Çanakkale’nin Osmanlı’ya… Osmanlı’nın Çanakkale’de genç bir nesli gitti, aynı zamanda eğitimli de bir nesli…
Çanakkale’de yaşanan bir güç savaşı değildi. Yapılan madde ile mananın savaşıydı. Madde ile, silah ile imanın savaşıydı bu… İman galip geldi, inanç galip geldi maddeye… Toplardan, tüfeklerden, silahlardan daha tesirliydi iman; bu Çanakkale’de tescillenmişti. Mehmet Akif’in meşhur “Çanakkale Şehitlerine” adlı destansı şiirinde denk tuttuğu Bedir ordusu, nasıl ki İslam’ın o zamandaki tek ordusuysa Çanakkale’deki ordu da ümmetin son ordusuydu. O nedenle Çanakkale’de manevî bir elle de desteklendi Müslümanlar. Nusret mayın gemisinin mayınlarını dizerken yaşananlar bunun en büyük kanıtlarından belki de… Eğer iman olmasaydı, eğer inanç olmasaydı, adanmasaydı eğer tüfeğinin dipçiğinin boyu kısa olduğundan yerde sürükleyerek götürenler, şehadet için can atmasaydı eğer Mehmetçik; dünya tarihini daha farklı yazacaktı tarihçiler şüphesiz.
Çanakkale aynı zamanda mazlumların da savaşıydı. Saldırılan Osmanlı ordusu zaten mazlum durumdaydı, ordusu güçsüz, silahları eski, halkı sefil… Saldıran ordu içerisindeki kandırılarak savaşa getirilen anzaklar ve Müslüman devletlerden halifeyi kurtarmak veya Osmanlı’nın dinden çıktığı yalanlarıyla savaş meydanlarına, cephelere yığılan binler vardı. Neden savaştığını dahi bilmeyen binler…
Müslüman coğrafyanın her köşesinden binlerce insan yatıyor şimdi Çanakkale’de… Ümmetin birliğinin de kanıtı aslında orada koyun koyuna yatanlar. Memleketimiz Çarşamba’dan dahi şehitler var Çanakkale’de… Hepsine de ölüm tarihi olarak 1915 notu düşülmüş. Bildiğimiz bazı isimler şöyle:
Rıfat Paşa oğlu Mustafa Asım Efendi
Mustafa oğlu Ahmet
Altıkatoğullarından Kerim oğlu Ahmet
Mehmet Ali oğlu Durmuş
Mehmet oğlu Halil
Mahmut oğlu Hasan
Mustafa oğlu Musa
Mustafa oğlu Abdullah
Ömer Sabri oğlu Şevket
Şevki oğlu Sıdkı
Hepsine Allah’tan rahmet dileriz.
[email protected]
admin














































































































































































































