Fikir
Giriş Tarihi : 28-11-2025 17:39

Çevrecilik ABD’nin Avrupa Medeniyetini Mahkûm Etme Aracı!

Şair ve Mütefekkir İsmet Özel, son yazısında Batı kültürünün kökenlerini ve “Çevrecilik” gibi modern kavramların gerçek amacını masaya yatırarak, insanın bulduğu ile insanı bulan arasındaki temel ayrımı ortaya koydu.

Çevrecilik ABD’nin Avrupa Medeniyetini Mahkûm Etme Aracı!

ÇEVRECİLİK BİR KURTULUŞ DEĞİL, BİR YABANCILAŞMA ARACI MI?

İstiklal Marşı Derneği’nin resmi internet sitesinde yayımlanan “İnsanın Bulduğu, İnsanı Bulan” başlıklı yazısında İsmet Özel, “çevrecilik” akımının kökenine dair çarpıcı bir tespitte bulundu. Özel'e göre, 1960’ların sonunda ABD’ye mahsus kurulu düzenin kendini idame ettirmek için uydurduğu bu kavramın tüm dünyada melce bulmasının sebebi şuydu: Amerikalılar, bu yolla Avrupa’da doğan medeniyet yanlısı kültürün evreni felakete sürüklediği gerçeğine işaret ediyorlardı.

Özel, çevrecilik yaklaşımının; zenci-beyaz, işçi-patron ayrımı gözetmeksizin herkesi “aynı geminin yolcusu” yaparak, medeniyetin sebep olduğu kalkınma fırtınası karşısında ortak bir paydada eşitlediğini belirtti.

YUNAN’DAN DEVRALINAN MUTLAKLAŞTIRMA

Batı kültürünün tarihsel kodlarını inceleyen Özel, Avrupa’da türeyen kültürün, coğrafi şartlar nedeniyle bencilliğe, tesis edilmiş hâkimiyete ve birikmiş servet koruyuculuğuna dayandığını ileri sürdü.

Özel, modern Batı Kültürü’nün aslî özelliğini ise “kısmî olanı mutlaklaştırması” olarak tanımladı. Bu özelliğin Antik Roma’dan ziyade Antik Yunan’dan devralındığını vurgulayan yazar, Yunan’ın bilerek sonsuzluk kavramından uzak durduğunu ve Akdeniz’in bittiği yeri dünyanın da bittiği yer saydığını hatırlatarak, günümüzde modern mitolojiler türetilmesine karşı uyardı.

PAX AMERİCANA’NIN SONU VE BATI’NIN YIKILMAZ KİBİR DUVARI

Yazısında Soğuk Savaş’ın ve Pax Americana’nın sonuna gelindiğini belirten İsmet Özel, ABD’deki üniversitelerin dahi kendilerini “dünyanın üniversiteleri” olarak görmesinin, ne refah ne de kavrayış seviyesinin yükseldiğinin işareti olduğunu savundu.

Özel, Batı kültürünün hâlâ “The West and the rest” (Batı ve geri kalanlar) şiarının gölgesinde yaşadığını belirterek, Gazze olaylarında bütün Batı güçlerinin İsrail’in arkasında durmasını da bu “ne oldum delisi” kültürün bir yansıması olarak değerlendirdi. Ona göre modern devletlerin umurunda olan, insanı neyin bulduğu değil, kurtuluşun insanın bulduğu şeylerde mündemiç olduğu inancıdır.

GAYRİ-MÜSLİMLERİ DOST EDİNMEKTEN KAÇINMAK

İsmet Özel, çağını idrak edemeyenlerin sadece beşer olduğunu vurgulayarak, agâh olmanın ilk şartının yaşanılan çağın bilgisine ve bilincine sahip olmak olduğunu belirtti.

Müslümanlara seslenen mütefekkir, kendilerine her şeyden önce İslâm bilinci gerektiği bilgisini, ancak gayri-Müslimleri dost edinmekten kaçınmak suretiyle kazanabileceklerini söyledi. Özel, Kur’an’ın hak ve bâtıl ayrımını koyduğunu ve insanı çevrenin türettiği bir varlık değil, içinde bulunduğu şartları yeniden biçimlendirebilen bir yaratık olarak tanımladığını kaydetti.

İsmet Özel yazısını, “Avrupa’nın ve giderek yalnız Amerika’sıyla değil, Avustralya’sı, Yeni Zelanda’sı ile Yeni Dünya’nın kültürü bir “ne oldum delisi” kültürüdür. İnsanlar hâlâ XVIII. Hıristiyan yüzyılında olduğu gibi “The West and the rest” şiarının gölgesinde yaşıyor. “Teknologinin bozduğunu yine teknologi düzeltecek” fikrinden bir milimetrelik sapışın felâketle sonuçlanacağı korkusu içinde yaşıyorlar. Eğer öyle olmasaydı bugün Gazze olayları sebebiyle bütün Batı güçleri İsrail’in arkasında durmazdı. İnsanı neyin bulduğu hiçbir modern devletin umurunda değil. Çünkü modern düşünce devlet adamlarını kurtuluşun tamamının insanın bulduğunda mündemiç olduğuna yürekten inandırmış. “Allah’ın ipine sarılmak” düşüncesi hepsine peri masalı gibi geliyor.” ifadeleriyle sonlandırdı.

adminadmin