Cezaevinde Bir Kanser Hastası Metin Kaplan
Yeni Akit Gazetesi'nin Ankara Temsilcisi Serdar Arsever bugünkü yazısında, mağdur edebiyatıyla Müslüman Anadolu'nun düşmanlarının cezaevinden çıkartılıp Metin Kaplan gibi Müslümanlar'ın cezaevinde unutulmasına isyan etmiş
Yeni Akit Gazetesi'nin Ankara Temsilcisi Serdar Arsever bugünkü yazısında, mağdur edebiyatıyla Müslüman Anadolu'nun düşmanlarının cezaevinden çıkartılıp Metin Kaplan gibi Müslümanlar'ın cezaevinde unutulmasına isyan etmiş. Arsever, cezaevindeki Müslümanlarla ilgilenmeyen İslâmî kesime de tepkili.
İşte o yazı:
Ergenekon, Balyoz mevzularından içeri alınanların tamamı çıktı; yeniden yargılama, şu, bu!..
Paralel mevzuları da, “Al, bırak, al, bırak, konuyu gevşet, adamların eline malzeme ver!” durumlarına döndü!..
Memlekete alenen ihanet eden, koca devletimizi terör örgütü DAİŞ’e silah sevkıyatçısı pozisyonuna düşüren müfteri “gasteci” filan takımının koruyanı, kollayanı çok.
“Nöbetleri” kesintisiz kavanoz dipli dünyada!..
Olan “gariban”a oluyor, arkan sağlam, çevren genişse yırtarsın, yırttırırlar bir şekilde!
Yırttıramazsan yırttırırlar canım!..
Hatırlarsınız, pisi pisine nice yıllar hücrelerde inanılmaz işkencelerden geçirilen mütefekkir Salih Mirzabeyoğlu’nu nice uğraşmalardan sonra gündeme sokabilmiştik, “bizim” muhafazakar takımının vicdanını harekete geçirebilmek için ne gayretler sarf etmiştik.
Akit uğraştı, Murat Alan kardeşimiz uğraştı, Merhum Hasan Karakaya Abi’miz, Ali İhsan Karahasanoğlu Abi’miz, bendeniz vesaire…
Yazdık yazdık, “Acaba Mirzabeyoğlu’na destek versem sakata gelir miyim?” endişelerinin aşılmasına uğraştık.
Neyse ki, “insaflar, vicdanlar” harekete geçti de gündem oluştu.
Mirzabeyoğlu, uzun yıllar, uzun işkencelerden sonra zorlaya zorlaya özgürlüğüne kavuştu.
Elin oğlu birilerine çatır çatır sahip çıkarken bizler böyle ürkek mi ürkek…
Müslümana zulüm bedava!..
Bakın, sütü bozuk 28 Şubat darbesinin mağdurlarından Metin Kaplan, cezaevinde kanser hastalığına yakalanalı hayli zaman oldu, yıllardır tedavisi yapılmıyor, ameliyat için izin bekliyor!..
Ergenekoncu, Balyozcu, paralelci filan olsaydı, ya da Türkiye’yi terör örgütleri ile aşna fişne halinde bir devlet olarak gösterseydi, ihanet etseydi…
Ne tedavi izni, şimdiye kadar çoktaaaan salıverilmişti!..
Sırım gibi adamlar yeniden yargılanma imkânından faydalanmak suretiyle serbest bırakır ve “sütten çıkmış ak kaşık”mış gibi takılırken…
Metin Kaplan’ın yeniden yargılanma talebine ret!..
Metin Kaplan’ın “kanser tedavisi” görmesinde bile engeller var, engeller var, engelleeeeer var!..
Niçin?
Akit’in konuya ilişkin haberi der ki;
“Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşunun 75. yılı kutlama törenleri sırasında Anıtkabir’e patlayıcı yüklü uçakla kamikaze dalışı yaptırmayı planladığı, Beyazıt Camii ve Fatih Camii’ni kana bulayacakları iddia edilen Cemalettin Kaplan’ın oğlu Metin Kaplan, elde hiçbir somut belge olmadan ‘Anayasal düzeni silah zoruyla yıkmaya teşebbüs etmek’ten yargılanmış ve ‘ölünceye kadar sürmek şartıyla müebbet ağır hapis’ cezasına çarptırılmıştı. Ancak Yargıtay bu kararı bozmuş ve yapılan yeniden yargılamada Kaplan, 17.5 yıl hapse mahkûm edilmişti.
‘İntihar dalışı’ yapacağı iddia edilen cemaat üyelerinde ise, sadece ‘3 adet piknik tüpü’ ele geçirilmişti!”
Hani o “tahta tüfekle cihat” görüntüleri vardı…
Bir tiyatro gösterisi, “Oynat Uğurcum”a servis, hedef göstermece, 28 Şubat, zamane hukuku…
Bilumum teröristleri himayesine alan Almanya, “Kaplan’ı iadede en ufak bir pürüz çıkartmamış, “Türkiye halletsin” demişti!..
Türkiye hallediyor!..
Biz de seyrediyoruz!
Eksik olmasınlar; bir “derin solcu”nun ya da “bir dönme”nin ayağına kıymık battığında “geçmiş olsun” kuyruğuna giren bizim malûm muhafazakar “aydın” takımı, Metin Kaplan gibi, “Laiklik karşıtlığından” mahkûm bir adamı niçin sahiplensin!
Kanser manser, boşver!..
Bu kardeşiniz bugünlerde ilgili resmi kurumların merdivenlerini aşındırmakla meşgul.
“Kanser tedavisi için izin” dilenmekte!..
Kaplan bir mağdur, hani mağdura kimliği sorulmazdı!..
Soruyorlar ağam, fena soruyorlar!..
Bizim “muhafazakâr” takımının anlı şanlı kalemlerinden istirham etsem de konunun gündemde yer bulması için şöyle hafiften bir destek verseler.
Laikliğe karşı olanın “tedavisi” yok mu?..
Laikliğe karşı olanın “adalet talep etme” hakkı yok mu?
Laikliğe karşı olanın “insan hakkı” yok mu?
Laikliğe karşı olanın “insan hakkı”nı savunmak “imaj” mı zedeler?..
Allah Allaaaah!…
Şu hale bak; bir kanser hastasının, ömrünün son günlerinde “tahliye” edilmesini talepten bile çekinir olduk!..
Metin Kaplan, Ergenekon’un, Balyoz’un, Paralel’in bir taraflarından çıksaydı, şimdiye kadar çoktaaaaan!..
Kızdım kardeş.
Gidiyom ben!..
admin















































































































































































































