BOLU (AA) - Memur Sen Bolu Şubesi üyeleri, Uygur Özerk Bölgesi'ndeki baskı ve saldırıları kınadı.
Memur Sen üyeleri, Kadı Cami önünde bir araya gelerek Doğu Türkistan'da yaşananlara tepki gösterdiler.
Grup adına açıklama yapan Memur Sen Bolu İl Temsilcisi Ahmet Koçak, yaklaşık 300 yıldır işgal altındaki Doğu Türkistan'da, Müslüman Uygur Türklerine karşı sürdürülen sistematik katliam ve asimilasyon politikalarının bugün de şiddetle devam ettiğini söyledi.
Özellikle 1949'ta Çin Komünist devrimi sonrasında bu politikaların daha şiddetli şekilde sürdürüldüğünü anlatan Koçak, "Dinleri, dilleri, kimlikleri ortadan kaldırılmaya çalışılan bu halkın ülkelerinin adı bile Çin dilinde 'işgal edilmiş toprak' anlamına gelen 'Sincan' diye anılmaktadır. Ne acıdır ki bizler dahi bütün dünyayla beraber bu adı kullanmaktayız" diye konuştu.
Daha sonra Doğu Türkistan'da yaşanan olaylarda hayatını kaybedenler için gıyabi cenaze namazı kılındı.
Güncelleme (30 Haziran 2015, 17:00):
TRABZON (AA) - Ortahisar Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç, Çin'de Uygur Türklerine yönelik saldırılara tepki gösterdi.
Genç, ramazan ayında Çin'in Doğu Türkistan'da Müslümanların ibadetlerini yapmasını engelleyen baskı ve zulüm politikalarına dünyanın sessiz kaldığını ifade ederek, "Dünya Gazze, Mısır, Irak, Suriye, Mora, Eritre’de yapılan teröre sessiz kaldığı gibi Doğu Türkistan’da yaşananları da görmezden geliyor ve katliamlar karşısında kılını dahi kıpırdatmıyor" dedi.
Çin’in Doğu Türkistan'a yönelik katliamlarının kabul edilemez bir insanlık suçu olduğunu belirten Genç, "Yeryüzünde huzur ve barış ortamının inşa edilmesi, dünya üzerinde akan Müslüman kanının durmasına bağlı. Dünya üzerinde Müslümanlar baskı, şiddet ve asimilasyona maruz bırakılıyor. Çin’in Doğu Türkistan’da yaşayan Müslüman Uygur Türklerine yönelik insanlıkla bağdaşmayan uygulamalarına ramazan ayında da devam etmesi kabul edilemez" diye konuştu.
Genç, Çin'in sadece dini inançları ve Türk kimliklerinden dolayı Doğu Türkistanlı Müslümanlara yönelik baskı ve zulümlerinin devam ettiğini dile getirerek, şu ifadeleri kullandı:
"Doğu Türkistanlı Müslümanların ramazanda oruç tutmalarına izin verilmiyor, ibadet yapmaları engelleniyor. Her türlü baskılarla inançlarından ve kimliklerinden uzaklaştırılmak istenen bu uygulamalar ne yazık ki tüm dünyanın gözü önünde cereyan etmektedir. Başta Birleşmiş Milletler olmak üzere bütün kurum ve devletlerin üzerine düşen görevi yaparak bu zulmü ve soykırımı durdurmasını istiyoruz. Yeryüzünde yaşanan bütün zulüm ve acıların dinmesini, akan Müslüman kanının durmasını ve dünya üzerinde kalıcı barışın bir an önce inşa edilmesini temenni ediyorum."



















































































































































































































