Değiş(Mey)En Türkiye’nin Dış Politikası
Önce Rusya ile görüşmeler akabinde İsrail ile Gazze anlaşması daha sonra Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın Suriyeli göçmenlere vatandaşlık verileceğini söylemesi her kesimin kendi içerisinde parçalanmasına sebep oldu
Önce Rusya ile görüşmeler akabinde İsrail ile Gazze anlaşması daha sonra Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın Suriyeli göçmenlere vatandaşlık verileceğini söylemesi her kesimin kendi içerisinde parçalanmasına sebep oldu.
Rusya ile normalleşme sürecine girilmesi daha önce “Rusya’dan neden özür dilemiyorsunuz?” diyenlerin bu defa da Rusya’dan ÖZÜR DİLENMEMESİNE rağmen neden “Neden Rusya’dan özür diledin?” söylemine döndü!
Gerçi hoş sadece kendi avlularında rağbet görseler de kendileri haricinde kimse söylediklerini kaale almıyor…
Ve tabii ki İsrail ile yapılan Gazze Anlaşması; o konuya girmeyeceğim ama gerçekten bizim görünen Yardım kuruluşu İHH’nın aslında Türkiye’ye ve Türkiye Cumhuriyetinin Cumhurbaşkanına ayar vermeye çalıştığını da gördük…
Üzülerek gördük ki İHH’yı savunacağım diye CIA’maat’ın nasıl dolmuşuna binildiğini de gördük…
Gerçi hoş 3 gün sonra İHH,Yanlış anlaşıldım özür dilerim dese de! Neden 3 gün bekledi o da tartışılır ama İHH Yöneticileri şunu iyi bilmeli bu olay İHH hanesine eksi yazdı…
Bunların üzerine de Cumhurbaşkanımız Recep Tayip Erdoğan’ın “İsteyen Suriyelilere VATANDAŞLIK verilecek.” demesi yeni bir tartışmanın fitilini ateşledi.İş o boyuta geldi ki sosyal medya’da #Suriyelileriİstemiyoruz diye üzülerek söylemek gerekirse kampanyalar yürütüldü,Anketler yapıldı. Yine üzülerek söylemek gerekirse bu kampanyada kendilerini REİSÇİ olarak adlandıranları da gördük…
Suriyelilerin vatandaşlığına karşı çıkanlara bakalım!
-Avrupa’ya gidip yıllarca Avrupa ülkelerinden vatandaşlık için yırtınanların bir kısmı!
-Kendilerine Arnavut,Çerkez,Kafkas vs. gibi ırksal olarak adlandıranların bir kısmı!
-Tabii ki kendilerini Atatürkçü,Kemalist olarak adlandıranlar,
-CHP zaten belli…
-MHP’li olup sadece Türk’ten başka dünyada insanların yaşamadığına inananlar…
Sıralama devam ediyor ama bu kadar detay şimdilik yeter diye düşünüyorum.
Öncelikli olarak bu konu ile ilgili olarak maalesef Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın söyleminin arka planında olanı kimse hesap etmiyor!
-Mesele önune gelene vatandaşlık vermek değil.
-Seçiçi davranılacağı zaten açıklamalarda kesin.
Şu ana kadar 500 Suriyeli mültecinin vatandaşlık başvurusu yaptığını bilelim öncelikli olarak.Daha sonra bu vatandaşlık başvurularında Doktorlar, Mühendisler, Akademisyenler gibi Türkiye’ye beyin gücü katkısı yapabilecek olanların vatandaşlık başvurusu yapması teşvik edilecek. Vatandaşlık verileceklerden sayısı en fazla olan grup ise kimsesiz kalan Suriyeli yetim ve öksüzler.Düzenleme yasalaştığı takdirde savaş sonrası ülkelerine döndüklerinde bakacak kimsesi kalmayan çocukların vatanı artık Türkiye olacak.Ve bu çocuklar yarın Suriye’de Türkiye’nin haklarını savunan birer nefer olacak,ama kimse olaya bu yönüyle bakmak istemediği gibi baktırılmakta istenmiyor,ALGI AJANLIĞI yazımda yazdım Nasıl gaza getirildiklerini okuyup anlamalarını umarım…
Değiş(mey)en Türkiye'nin Dış Politakası...Yine kaç kişinin vatandaşlık alacağına da bakarsak eğer;
Vatandaşlık verilecek Suriyeli sayısının toplam yaklaşık 250 bin civarında olacağı tahmin ediliyor…
Hadi diyelim ki 1 milyon kisi vatandaşlık aldı.
Çifte vatandaşlık statüsünde.
Bu kişilerin bir coğu eninde sonunda öyle yada böyle Suriyeye gidip gelecekler.Çifte vatandaş olarak etnik olarak siyasi bir güç olacaklar…
Bunun seçimi var istihbaratı var Ekonomik getirisi var Kamuda istihdam oluşturmaları var,Var da var…
Bir Ülkenin içinde söz sahibi olabilmenin en kolay yollarından birisidir bu. Yeter ki doğru kullanılsın…
Kısaca;
Türkiye’deki yaklaşık 5 milyon Suriyelinin tamamına vatandaşlık verilmesinin söz konusu değil, Vatandaşlık başvuruları tamamen gönüllük esasına dayalı olacak ve başvuran herkese vatandaşlık verilmeyecek. Bu durumda öncelikle bayramdan sonra gerekli yasal düzenlemeler tamamlandıktan sonra Suriyelilerin Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olmak için başvuruda bulunmaları gerekecek.
Ve bu konuyla ilgili olarak;
Vatandaşlık Kanunu’nda yapılacak düzenleme sonrası İstisnai Vatandaşlık Süreci getirilecek. Nitelikli İkamet İzni veya Turkuaz Kart’tan herhangi birini aldıktan sonra Türkiye’de en az 2 yıl ikamet edenlere İstisnai Vatandaşlık Sürecini tamamladıktan sonra vatandaşlık yolu açılacak.
ASIL OLAN,NİTELİKLİ OLAN GÖÇMENLERİN TÜRKİYE CUMHURİYETİ VATANDAŞI YAPILMASI!
Suriyeliler başta olmak üzere yabancıların hem iş kurmaları hem de çalışma hayatına daha kolay adapte olabilmelerini sağlayacak olan Turkuaz Kart’ın cebinde parası olan, kendi ülkesi yerine Türkiye’ye yaşamak isteyen Eğitim, Tecrübe, Yabancı dil gibi özelliklere sahip nitelikli kişilere verilmesi anlamını taşıyor…
Bayram sonunda Turkuaz Kart için Çalışma Kanununda da düzenleme yapılacak. Ülkelerindeki savaş gibi olağanüstü koşullardan kaçarak Türkiye’ye sığınan göçmenlere ise Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanununda yapılacak değişikliklerin ardından Nitelikli İkamet İzni verilecek.
Görüldüğü üzere birilerinin hemen balıklama atladığı gibi değil bu olay…
İsterseniz Ramazan Ayının bu son gününde, Suriyelilere Vatandaşlık Hakkı verilmesin deyipte bir yandan da oruç tutanlara bu konuda bir kaç hatırlatma yapalım!!!
Allah Darda kalanlara,Mültecilere,Komşuya yardım etmeyi emretti.Biz darda kalanlara yardım edelim ki Allah’ta bizlere yardım etsin.Mekke’de işkenceye maruz kalan Müslümanlar Medine’ye göç ettiğinde Medine’nin tamamı Müslümanmıydı? DÜŞÜNÜN!
Ensar, Müslümana yardım ederken bunlar bizden değil diye ayak diredi mi? DÜŞÜNÜN!
Açık ve Net!
Suriyelileri istemeyecek birisi varsa ilk önce benim olmam lazım! Zira Annem ile Babam Akraba,Ayrıca Türkmen’im,Yörük Çocuğuyum.Ama baktığım zaman kimileri gibi ayak diremediğim gibi Cumhurbaşkanımız Erdoğan’ın bu sözlerini doğru görüyorum…
Bir yandan Büyük Türkiye hayaliniz olacak,Osmanlı için can atacaksınız! Ama 100 yıldır İngiliz oyunu ile elinizden alınan topraklarda ki kardeşlerinizi istemeyeceksiniz? Bu ne yaman çelişki?
Osmanlı, İspanyadan kaçan Yahudilere yardım ederken onları kabul ederken siz Yahudisiniz demedi ama görüyorum ki, Osmanlıyı beğenmeyenlerle,O zaman gelen mülteci İspanyol Yahudileri bir olmuş, Suriyelileri istemeyiz diyor! Çapulcuların bolca düzenledikleri Ajitasyonlara ve Kampanyalarının maalesef üzülerek söylüyorum gazına geliniyor…
Suriyeli Mültecilerin, Ekonomi ve güçlenmek bakımından Türkiye ye çok katkıları olduğu da bir gerçek.Zira Suriye’den göç etmiş ama iş kuran yatırım yapan bir çok kişiyi de tanıyorum.Özellikle İş gücü yoğun olacak işler açıyorlar.Mesela Fırın-Lokanta gibi.Sebebini sorduğumda ise Nüfuslarının çok olduğunu bakmakla mükellef oldukları çok fazla insan olduğundan bahsediyorlar…Haliyle vatandaşlık olayı sonrası Türkiye’ye daha fazla katkıları ve kazandıracaklarını düşünüyorum…
Bir diğer konumuz ise Dış Politikamız ile ilgili olarak Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun Mısır ile ilgili açıklamaları,Zira Mevkidaşı Mısır Dışişleri Bakanı ile görüşebileceğini ifade etti.
Tabii ki! Hemen malum çevreler Mısır ile de mi barışıyorsunuz? Mısır’dan da özür dileyecekmisiniz? diyen Algı operasyoncuları konuya balıklama atladı.
Hemen Herkesi aydınlatalım;
Türkiye’nin Mısır ile düşüncelerinde herhangi bir değişiklik söz konusu değil…
Gazze’nin Dünya’ya açılan kapısı olan Refah Sınır Kapısı’ndan Gazzelilerin Mısır’a Geçişleri yasak desek yeridir.Çünkü Gazzeliler senede 3-5 gün sadece bu sınır kapısını kullanarak Mısır’a geçebiliyorlar ve çok sıkı denetimler neticesinde geçebiliyor.Hastaların bile geçişlerine izin verilmiyor. Mısır ile görüşmelerin yolunun açılmak istenmesinin sebebi de GAZZE’yi açık hava hapishanesi halinden kurtarmak için.Onun haricinde Türkiye’nin Mısır politikalarında herhangi bir değişiklik beklentim yok…
Rusya ile anlaşma ise Suriye’de oluşacak yeni organizasyonların önünü açacağı gibi Türkmenlerin de vurulmasını durduracağını söyleyebiliriz.Zira Rusya tarafı anlaşmadan hemen sonra Esed’in vazgeçilmez olmadığını açıkladı.Bu da şu demek oluyor,ABD’nin Süper güç olduğunu kabul eden Rusya devlet başkanı Putin’in Suriye’de Türkiye’ye ve Türkiye’nin politikalarına ihtiyacı olduğunun anlamını taşıyor.Haliyle Türkiye’nin sınırları içerisinde ki PKK Terör Örgütü temizliğinin son aşamaya geldiğini var sayarsak Bayram’dan sonra Suriye’de bir temizlik operasyonuna girişeceğinin işareti olarakta algılayabiliriz .Ancak bu bir bölgesel bir harekat mı olur? Yoksa top yekün bir harekat mı olur? yada diğer devletler ile mi veya İslam İşbirliği Teşkilatı ile birlikte olur bunu hep birlikte göreceğiz…
Ve son olarak İsrail ile ilişkilere bakacak olursak;
Elbette ki İsrail’in GAZZE anlaşması sonrası beklentisi Akdeniz’de doğalgaz çıkartılması ve bu doğalgazın Türkiye üzerinden Avrupa’ya ihracı. Bunun gerçekleşeceğini söylemem kimseyi şaşırtmasın ama bu anlaşmaya imza atacak Türkiye’nin GAZZE ve Filistin konusunda ki tavrı değişmeyeceği gibi bizimde #Katilİsrail düşüncemizi değiştirmeyecektir.
Değiş(mey)en Türkiye'nin Dış Politakası...Şunu unutmamız gerekiyor;
Türkiye’nin Ahlat aklı devrede ve Türkiye’nin çıkarları günümüzde neyi doğru gösteriyorsa ona göre hareket ediliyor. Şunun, bunun söylemesi, Telkini, Türkiye Cumhuriyeti için hiç bir önem arz etmiyor. Türkiye oyunu kuralına göre oynuyor. Bizler de birer Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olarak Türk dış politikalarının 2071 Türkiye’sini şekillendirildiğini görmemiz ve bilmemiz gerekiyor…
Son Söz;
Hepimize Hayırlı Bayramlar diler,Küçüklerimin gözlerinden,Büyüklerimin gözlerinden öperim,
Saygılarımla...
admin
















































































































































































































