Geçmiş dönemlerden günümüze kadar, devletlerin kuruluş ve yıkılış süreçlerini incelediğimizde, en önemli sebeplerin adaletin eşit uygulanmaması, zengin ile fakir arasındaki eşitsizlikler ve uçurumlar, bundan kaynaklanan kin ve nefretlerin çoğalması, kitlelerin bir biriyle boğazlaşmasının sebep olduğunu görürüz.
Eğer bir devlette zulüm yaygınlaşırsa, haksızlık aleni olsa, işitenler neme lazım deyip uzaklaşırlarsa, sonra da koyunları kurtlar değil de Çobanlar yese, bilenler görenlerde bunu söylemeyip susarlarsa, fakirlerin, muhtaçların, yoksulların, kimsesizlerin Feryadı göklere çıksa da bunu da, taşlardan başkası işitmez ise işte o zaman devletin sonu görünür. Böyle durumlardan sonra, devletin hazinesi gittikçe boşalır.

















































































































































































































