Son alt yazımda peş peşe CHP ve Kılıçdaroğlu ’nu yazdım diye adeta linç edildim. Bu yazıların ana fikri ve özü CHP zihniyeti ve Kılıçdaroğlu’nun zikzakları olduğu halde bu konularla ilgili orijinal bir fikir ve yoruma rastlamadım. Ne yandaşlığımız, ne trollüğümüz kaldı, karşı fikir üretemeyenler etiket ve yafta yapıştırmakta bir beis görmediler. Oysaki yazının içeriği ile ilgili olarak ortaya orijinal ve kendilerine ait bir düşünce koysaydılar hem saygı duyar hem de istifade ederdim. Bu olmayınca karşı tarafı suçlamakla entelektüel bir seviye elde etmekte maalesef mümkün olmadı. Muhalefet eleştirilmez diye bir şey mi var? Güçlü muhalefet demokrasinin de en temel göstergesidir. 20 yıllık yıpranmış bir iktidar karşısında çaresizliklerinin sonucu olarak altılı masa ortaya çıkmıştır. Bunu görmeyenlerin ideolojik körlükleri bu düşünce yapısı ile açılacak gibi de görünmüyor.
Eleştiri Kültürü Üzerine Sosyolojik Bir Deneme
Bizim toplumda eleştiri kültürü gelişmediği için, münazaradan daha çok münakaşa, devamında kavga ile mesele hitama erdirilmektedir. Böyle olunca da fikri düzeyde bir tekâmül kaydetmemiz mümkün olmuyor. Okuma konusunda yaşadığımız sıkıntı sosyal hayatımıza da sirayet ederek kısır tartışmalarla enerjimizi boşa tüketmekteyiz.
Recep YAZGAN


















































































































































































































