Türkiye
Giriş Tarihi : 03-06-2016 15:10   Güncelleme : 03-06-2016 15:10

Farklı Fetih Kutlamaları

Her milletin tarihinde özel günleri vardır

Farklı Fetih Kutlamaları
Her milletin tarihinde özel günleri vardır. Bu özel günler milletlerin bazen mutluluklarını, bazen de hüzünlerini tazeler. Bayramlar mutlulukları ve taziye yıl dönümleri ise acıları yeniden hissetmemize neden olur. Geçtiğimiz haftaya, İstanbul’un fethinin 563. yılı kutlamaları damgasını vurdu ve milletçe çağ açıp çağ kapatan fethin heyecanını yeniden yaşadık. 28 Mayıs 2016 Cumartesi günü İzmit İnönü stadında yapılan kutlama programı, Anadolu Gençlik Derneği (AGD) ve Milli Gençlik Vakfı (MGV) tarafından organize edildi. Kutlamalara Fethin sembolü olan Ayasofya Camisi önünde kılınan sabah namazı ve dualarla başlandı. Ayasofya figürü her sene olduğu gibi bu sene de kutlamaların sembolü idi. Konuşmacıların seçerek kullandıkları ifadeler dâhil her şey fethin manevi ruhuna uygundu. İzleyenler “Fetih Ruhunu” yeniden yaşadılar ve manevi doyum ile illerine döndüler.    Bir gün sonra 29 Mayıs Pazar günü İstanbul’da devlet destekli organize edilen kutlama tam bir görsel şölene dönüştü. Osmanlı kadırgalarının leventler tarafından çekilmesi ve diğer üç boyutlu gösteriler takip edenleri tek kelime ile hayran bıraktı. Bu muhteşem görsel şölende fethin sembolü olan Ayasofya Camisine hiç yer verilmemesi herkesin dikkatini çekti. Böylesine muhteşem gösteri şöleninin görsellerinde Ayasofya neden yoktu? Fethin sembolünün görsel şölende yer almaması bir ihmal mi, yoksa özellikle yok sayılmış olmanın neticesi mi olduğu değişik medya gurupları tarafından eleştirildi.   Kişisel kanaatim; Ayasofya Camisine gösterilerde özellikle yer verilmediği yönündedir. İstanbul programı devlet destekli olunca, Ayasofya’nın ibadete açılmamasının neden ve niçinlerinin gündeme gelmesi ve iktidarın bu husustaki duyarsızlığının eleştirilmesi istenmedi. Bu nedenle olayların kenarından dolanmak suretiyle Ayasofya’nın gündeme getirilmemesi tercih edildi. Görsellerde İstanbul surlarının öne çıkartılması tercihinde, Ayasofya’nın vakfiyesindeki hakiki hüviyetine yeniden kavuşmasına dair milletçe duyulan özlemin unutturulması hedefleniyorsa; orada sabah namazını kılarak kutlamalara başlayan milli iradenin buna asla izin vermeyeceği görülmüş olmalıdır.  İki ayrı kutlamanın birisinde Osmanlı’nın azmi ve zekâsı, diğerinde ise Osmanlı’nın fetih ruhu ve manasını vardı. İstanbul’da devletin ideolojisi, Kocaeli’nde ise milletimizin manevi özlemi ve beklentisi vardı.  Biz millet olarak devletin resmi yaklaşımını, milletin manevi beklentisine çekerek her ikisini iman potasında eritebilirsek işte o zaman Osmanlı ruhu ile mutlu ufuklara yelken açabiliriz. Aksi takdirde sadece yönetim kadrosundaki isimleri değiştirmekle nurlu ufuklar beklemek hayalden öteye bir değer ifade etmez. 03. 06. 2016  
adminadmin