Gazze ile yatıp Gazze ile kalkacağız. Gazze bizim bir parçamız. Gazze bizim yüreğimiz ve kalbimiz…
Tarafımızı seçmemiz, atacak adımlarımıza önem vermemiz, kimlere niçin karşı çıktığımızı iyicene kavramamız açısından Gazze’de olan olayları doğru okumamız lazım.
Katil ve siyonist İsrail ordusu Gazze’de yaptığı soykırımı ABD ve Hristiyan âleminin desteğiyle, halkı Müslüman olan devletlerin laik ve demokrat liderlerinin gözetiminde sürdürdüğü hepimizin malumu. Bu durum, gizlenemeyen bir gerçektir. Tarihte eşi ve benzerine rastlanmayan, tarifi imkânsız soykırıma başta ABD olmak üzere Hristiyan dünyasının maddi ve manevi desteği olmamış olsaydı Siyonist İsrail ordusu bu vahşeti, bu dehşeti, bu soykırımı sürdüremezdi. Dinleri ne olursa olsun insanım diyen hiçbir varlığın böyle bir vahşeti ve dehşeti sürdürmesi mümkün değildir. Ve yine halkı Müslüman olan ülkelerin Avrupa’ya kuyruğundan bağlı olan laik ve demokrat liderleri de dünya Müslümanlarının olaya müdahil olmamaları, İsrail’in sınırlarına dayanamamaları için eli silahlı bir şekilde gözetmenlik yapmamış olsalardı bu olay bu derekeye evrilmezdi.
















































































































































































































