Fikir
Giriş Tarihi : 01-08-2025 16:04

Hayâ, Allah’ın Emri; Fıtratın Gereği

Diyanet, çıplaklık ve hayâsızlığa karşı aileleri uyardı: “Bu çağdaşlık değil, ilkelliktir”

Hayâ, Allah’ın Emri; Fıtratın Gereği

Hayâ: İmanla Bütünleşen Bir Ahlak Kalkanı

Diyanet İşleri Başkanlığı, 1 Ağustos 2025 tarihli cuma hutbesinde “Hayâ: Allah’ın emri, fıtratın gereği” başlığıyla çağdaş toplumda hızla erozyona uğrayan hayâ ve mahremiyet kavramlarını gündeme taşıdı. Peygamber Efendimiz’in (s.a.s) “Hayâ, imanın bir parçasıdır” hadis-i şerifiyle açılan hutbede, hayânın kadın-erkek her Müslüman için koruyucu bir ahlak kalkanı olduğu vurgulandı.

 

Hayânın; nefsin aşırılıklarına karşı duruş, haramdan sakınma ve fıtrata uygun yaşamanın temel şartı olduğu anlatılırken, modern yaşamda artan çıplaklık dayatmalarına karşı dikkatli olunması çağrısı yapıldı.

 

Tehlike Alarmı: Çıplaklık Normalleşiyor, Nesiller Tehdit Altında

Hutbede; medya, moda sektörü ve dijital içerikler üzerinden ahlaki değerlerin bilinçli olarak aşındırıldığına işaret edildi. Giyim tercihleri üzerinden yürütülen “özgürlük” algısının aslında iffet ve hayânın örtüsünü kaldırmayı hedeflediği belirtildi.

 

“İnsanın bedenini ve mahremiyetini sergilemesi; aklın, vicdanın ve fıtratın bozulmasıdır.”

 

Özellikle kısa, dar ve şeffaf kıyafetlerin giyilmesinin örtünme emrine aykırı olduğu ifade edilerek; bu tarzın ne moda ne de kişisel tercih olarak kabul edilemeyeceği vurgulandı.

Peygamber Efendimiz’in (s.a.s) “Giyinik çıplaklar” uyarısı hatırlatılarak; ebeveynlerin çocuklarına küçük yaştan itibaren edep, mahremiyet ve hayâ bilincini kazandırmaları gerektiği ifade edildi.

 

Fıtratı Bozmak Şeytana Uymaktır: Dövme, Estetik ve Dijital İhlaller

Hutbenin bir diğer dikkat çekici bölümü ise estetik müdahaleler ve dövme yaptırmak gibi uygulamalara yönelik oldu. Sadece beğenilmek için yapılan müdahalelerin Allah’ın yarattığını beğenmemek anlamına geldiği belirtilirken, bu tutumun şeytanın en eski tuzaklarından biri olduğuna vurgu yapıldı. Dövmenin haram olduğu ve rahmetten mahrum kalmaya sebep olacağı açıkça ifade edildi.

 

Ayrıca dijital mecralarda uygunsuz kıyafetlerle yapılan paylaşımların hem bireysel hem de toplumsal bir günah olduğuna dikkat çekildi.

 

“Ahlak ve edep ölçülerinin çiğnenmesine sessiz kalan herkes büyük bir vebal altındadır.”

 

Toplumsal Çöküşe Karşı Ortak Sorumluluk

Hutbe, yalnızca bireysel uyarılarla sınırlı kalmayarak aile, toplum ve kurumlara da net mesajlar verdi. Uygunsuz kıyafetle kamusal alanlarda bulunmanın “ahlaka meydan okumak” olduğu ifade edildi ve şu uyarı yapıldı:

 

“Bu çağdaşlık değil, ilkelliktir.”

 

Son olarak, neslin iffetini ve ahlakını korumanın herkesin ortak görevi olduğu vurgulandı. Hutbe, Peygamber Efendimiz’in (s.a.s) şu duasıyla sona erdi:

“Allah’ım! Senden hidayet, takva, iffet ve gönül zenginliği dilerim.”

adminadmin