Samsun Haber
Giriş Tarihi : 10-11-2025 13:15

Hayatın Geleceğinde Sivil Toplumun Fonksiyonu

Merkezi Samsun’da olan İnşa Enstitüsü, Murat Sayımlar’ın konuşmacı olduğu konferansta, çağın krizlerini “fıtrî güç” ve “bütüncül inşa” kavramlarıyla ele aldı.

Hayatın Geleceğinde Sivil Toplumun Fonksiyonu

ONTOLOJİK KRİZ VE TOPLUMSAL YIKIM

Murat Sayımlar, “Hayatın Geleceğinde Sivil Toplumun Fonksiyonu” başlıklı sunumunda insanlığın içine sürüklendiği varoluşsal krizi ele aldı.

Sayımlar, çağın temel problemini “mevcut insanın nitelik kaybı ve bunun toplumsal yapıyı tahrip edişi” olarak tanımladı.

“İnsanı merkeze almadan hiçbir dönüşümün sahici olamayacağını” vurgulayan Sayımlar, modern dünyanın en derin hastalığının nihilizm olduğunu belirtti. “İki yüzyıldır insanlık imanını, yönünü ve aidiyetini kaybetti. Bu, köksüz ve yönsüz bir insan tipi üretti.” dedi.

KENDİ YARASINI YALAYAN İNSAN

Sayımlar, mevcut düzenin insanı mekanikleştirdiğini, bireyin toplumsal ve ahlaki bağlarından koptuğunu ifade etti. Bu noktada sivil toplumun yeniden düşünülmesi gerektiğini belirterek, “İnsan, içinde bulunduğu halin bedelini bizzat ödemekte. Bu hali değiştirmekten başka çaresi yok. Bunun tek yolu da insanın kendi yarasını kendisinin yalamasıdır.” dedi.

Sayımlar, sivil toplumun bireyin kendi yarasını fark etmesini ve iyileştirmesini sağlayacak örgütlü bilinç düzeyine ulaşmak zorunluluğuna dikkat çekerek mevcut STK anlayışının ötesinde, “fıtrî güç” merkezli bir yapılanmanın zorunlu olduğunu vurguladı.

DİJİTAL VE HİBRİT OTOKRASİLER

Sayımlar, insanın özgürlüğünü ve düşünme kapasitesini sınırlandıran iki modern tehdit üzerinde durdu: “Dijital algoritmik otokrasi” ve “hibrit konvansiyonel otokrasi.”

Bu sistemlerin, bireyi yönetilebilir bir kitleye dönüştürdüğünü belirten Sayımlar, “Bugün insanın özgürlüğü, sadece teknik kontrol altında değil; aynı zamanda algısal manipülasyonla kuşatılmış durumda.” ifadelerini kullandı.

FITRÎ GÜÇ, SİVİL AĞ DAYANIKLILIĞI, BÜTÜNCÜL MODEL

Sayımlar, çözümün temelini dört parametreye dayandırdı:

A. Sivil toplumun yeniden kavramsallaştırılması,

B. Güç türlerinin (sert, yumuşak, akıllı, fıtrî) yeniden tanımlanması,

C. Yeni bir sivil toplum modeli geliştirilmesi,

D. Paylaşım ve iyilik temelli bir iletişim ağının kurulması.

REHABİLİTASYON, NORMALİZASYON VE KATILIM

Sayımlar, “Artık bilgi vermek yeterli değil. İnsan ruhunu, duyusunu, ahlakını, şahsiyetini birlikte inşa eden bir program gerekiyor.” diyerek ezberci yaklaşımları eleştirdi.

YALNIZLIK, YABANCILAŞMA, ANLAMSIZLIK

Konferansta paylaşılan veriler, modern toplumun derin krizini gözler önüne serdi.

Sayımlar, “Geçen yıl 65 milyon kutu antidepresan tüketildi. Psikolojik rahatsızlık oranı yüzde 87. Türkiye’de 25 milyon aileden 5.3 milyonu tek başına yaşıyor.” Diyerek bu tablonun sadece bir sosyolojik gösterge olmadığını, insanın ontolojik yabancılaşmasının sonucu olduğunu ifade etti.

“İnsan doğasından uzaklaştıkça, toplum tahrip oluyor. Toplum tahrip oldukça da insan kendini kaybediyor.” sözleriyle mevcut halin felsefi derinliğine işaret etti.

SAHİCİ, BÜTÜNCÜL VE İNŞA EDİCİ BİR DİL

Konuşmasını “kelimeler ve usullerle konuşacağız” cümlesiyle tamamlayan Murat Sayımlar, ideolojik veya parçacı yaklaşımların yerine “ontolojik, epistemolojik ve bütüncül bir inşa dili” gerektiğini belirtti.

Devletlerin bu konuda tek başına çözüm üretemeyeceğini vurgulayan Sayımlar, “Artık sivil toplum, hayatın yeniden inşasında asli güç olmalıdır.” ifadesini kullandı.

Konferans, “hakikat merkezli bir sivil bilinç inşası” çağrısıyla sona erdi.

adminadmin