Hükümetin Duruşu İtimat Telkin Ediyor
Türkiye’yi terör sarmalına çekerek devletin ve halkın boğulma psikolojisine girmesini, bundan da Türkiye’nin uluslararası aktörlükten vazgeçip içine kapanmasını murat eden güçlere sürpriz: Geçici olması hasebiyle iradesiz ve kifayetsiz olduğunu zannettikleri hükümet, çelikten bir irade ile alayının tepesine aynı anda bindi! Başta IŞİD ve PKK olmak üzere ülkeyi kana bulayanların alayından hesap soruluyor ve manipülatörler gerçekleri tersyüz etmek için ellerinden gelen her şeyi yapsalar da bu hesap sorma furyası kamuoyunun -Türk’üyle Kürt’üyle bütün normal vatandaşların- kor gibi yanan yüreğini soğutuyor
Türkiye’yi terör sarmalına çekerek devletin ve halkın boğulma psikolojisine girmesini, bundan da Türkiye’nin uluslararası aktörlükten vazgeçip içine kapanmasını murat eden güçlere sürpriz: Geçici olması hasebiyle iradesiz ve kifayetsiz olduğunu zannettikleri hükümet, çelikten bir irade ile alayının tepesine aynı anda bindi!
Başta IŞİD ve PKK olmak üzere ülkeyi kana bulayanların alayından hesap soruluyor ve manipülatörler gerçekleri tersyüz etmek için ellerinden gelen her şeyi yapsalar da bu hesap sorma furyası kamuoyunun -Türk’üyle Kürt’üyle bütün normal vatandaşların- kor gibi yanan yüreğini soğutuyor. Başbakan Davutoğlu’nun önceki gün ve dün yaptığı açıklamalar da öyle. Memleketin teröre teslim olacağı endişesinin yerini emniyet hissi aldı. Terör devam ediyor, ama terörün hükümranlık iddiası yerlerde sürünüyor. Vatandaş, teröristlerin “mesaj”larına tam bir vukufiyetle cevap veren Davutoğlu’nun ve “Vatandaşımız korkmasın” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın duruşuna bakarak, bu duruşun sahiciliğini ortaya koyan operasyonlara da bakarak, tünelin ucunda ışığı görmenin sevincini yaşıyor.
Meselenin PKK ile alâkalı boyutu konusunda önemle vurgulanmalı ki, bu, inşaallah, “Çözüm Süreci”nin sonu değil, PKK’nın silahta ısrar ederek sebep olduğu çözümsüzlüğün sonunun başlangıcıdır. Terörle mücadelenin hakkını verirken bir yandan da “Çözüm Süreci”ne bağlılıklarını ifade eden ve dolayısıyla barışa meyillerini vurgulayan Davutoğlu, sergilediği bu basiret ve feraset tablosuyla herkese yol gösteriyor; bombardıman altında bir çıkış yolu arayan PKK’ya ve onun adına debelenen HDP’ye de.
NOT: Yukarıda iki yerde “alayı” dedik. Bu ifadeyi çok seven Devlet Bahçeli’nin kulağını çınlatmak için yaptık bunu.Meclis’teki dört partinin “kimlerden gelirse gelsin her türlü teröre karşı ortak deklarasyon” yayınlamasını isteyen ve fakat sadece CHP’den müsbet cevap alan AK Parti, daha fazla beklemeden, o husustaki karar tasarısını CHP ile beraber Meclis Genel Kurulu’na sunmalıdır.Görelim bakalım Bahçeli ve adamları HDP’lilerle beraber nasıl reddoyu kullanacaklar!
Diriliş Postası
admin


















































































































































































































