Irkçılık, İslam Düşmanlığı ve Göçmen Karşıtlığı Millî Güvenlik Sorununa Dönüşüyor!
SON DAKİKA
Sol Ok
Sağ Ok
Yazarlar - Köşe Yazıları
Akasyam Haber
Advert
ANASAYFA Genel Güncel Gündem Siyaset Samsun Haber Kent Kültürü Türkiye Dünya Ekonomi Kültür Tarih
Irkçılık, İslam Düşmanlığı ve Göçmen Karşıtlığı Millî Güvenlik Sorununa Dönüşüyor!
18.06.2021 10:04:25

 

Irkçılık, İslam Düşmanlığı ve Göçmen Karşıtlığı Millî Güvenlik Sorununa Dönüşüyor!

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye'nin Güneydoğu Avrupa İşbirliği Süreci (GDAÜ) Dönem Başkanlığı kapsamında NEST Kongre Merkezi'nde düzenlenen Güneydoğu Avrupa İşbirliği Süreci Zirvesi'nin açılışında konuştu.

Zirve öncesinde katılımcılarla fotoğraf çektiren ve katılanları selamlayarak konuşmasına başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Güneydoğu Avrupa İşbirliği Süreci Zirvesi münasebetiyle siz kıymetli dostlarımızı ülkemizde misafir etmekten büyük bir bahtiyarlık duyuyoruz. Akdeniz'in incisi, tarih, kültür ve tabiat şehri Antalya'mıza hoş geldiniz" dedi.

 

Güneydoğu Avrupa İşbirliği Süreci Zirvesi’nin ve yapılacak istişarelerin Türkiye, bölge ve tüm insanlık için hayırlara vesile olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, küresel yeni tip Koronavirüs (Kovid-19) salgını sebebiyle son 1,5 yıldır yüz yüze toplantıların ya ertelendiğini ya da çevrim içi yapıldığını hatırlattı.

 

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 4 milyon insanın hayatına mal olan salgın etkisini sürdürse de aşılamanın yaygınlaşması ile virüse karşı önemli bir mevzi kazanıldığına işaret ederek, salgın şartlarının el vermesiyle fiziki olarak bu toplantıyı düzenlemenin ayrı bir mutluluk kaynağı olduğunu dile getirdi.

 

Son asrın en büyük sağlık krizi olarak nitelenen bu salgının üstesinden dayanışma ve iş birliği ile gelmeyi ümit ettiklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Her zorlukla beraber muhakkak bir kolaylığın olduğuna dair güçlü inancımız, aydınlık ve sağlıklı yarınlara dair umutlarımızı da artırıyor" diye konuştu.

 

Zirveye gelenlerin, Türkiye'nin salgına karşı aldığı tedbirleri ve güvenlik-turizm sertifikasyon programı kapsamındaki uygulamalarını da yakından görme fırsatı bulacağını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: "Başta siz dostlarımız olmak üzere tüm Avrupa halklarını, tatillerini geçirmek üzere ülkemize beklediğimizi özellikle ifade etmek istiyorum. Güneydoğu Avrupa'da barış, güvenlik ve istikrar ortamını sağlam temeller üzerine inşa etmek amacıyla 1996 yılında Güneydoğu Avrupa İşbirliği Süreci'ni hayata geçirdik. İyi komşuluk ilişkilerini esas alan iş birliği sürecinin bu sene 25'inci kuruluş yıl dönümünü kutluyoruz. Sürecin bugünlere gelmesinde emeği ve katkısı bulunan tüm devlet ve hükûmet başkanlarına, bakanlara, diplomatlara, şahsım ve milletim adına teşekkür ediyorum. Yedi ülkenin öncülüğünde çıktığımız bu yolda, 25 yıl içinde 13 katılımcıya sahip büyük bir aile olduk. Siyasi kriz dönemlerinde dahi bölge ülkelerinin aynı masa etrafında buluşabilmesini, konuşabilmesini hedefledik. Bölgenin son çeyrek asırdaki tecrübelerine baktığımızda sürecin, iş birliği ve diyalog formu olan özelliğini layıkıyla yerine getirdiğini görüyoruz."

 

Güneydoğu Avrupa İşbirliği Süreci'nin sadece siyasi ve güvenlik iş birliğini geliştirmek, ekonomik ilişkileri desteklemek için tesis edilmediğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, sürecin aynı zamanda demokrasi, adalet ve yasa dışı faaliyetler ile mücadele gibi alanlarda da iş birliğinin güçlendirilmesini hedeflediğini söyledi.

 

Bölgesel sahiplenme ve kapsayıcılığın ise iş birliği sürecinin 25 yıllık tarihine damga vuran temel ilkeler olduğuna işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, dönem başkanlığı boyunca yürütülen tüm çalışmalarda Türkiye olarak bu prensipleri rehber edindiklerini vurguladı.

 

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Avrupa Atlantik kurumları ile bütünleşme çabalarına olan güçlü desteği muhafaza ettiklerinin altını çizerek, Avrupa Birliği’nin Üsküp ve Tiran ile üyelik müzekkerelerine başlama kararı almasının doğru yönde atılmış bir adım olduğunu ifade etti.

 

"TAM ÜYELİK MÜCADELEMİZİN NETİCELENDİRİLMESİNİ İSTİYORUZ”

Alınan kararın hâlen hayata geçirilmemesinin büyük bir eksiklik olduğuna dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, Birliğin, Priştine ve Saraybosna'ya desteğini sürdürmesini, Belgrad ve Podgoritsa'nın müzakere sürecini başarıyla sonuçlandırmasını temenni ettiğini belirtti.

 

Bütünleşme sürecinde "Batı Balkanlar" ve "Türkiye" şeklinde yapılmak istenen suni ayrımı ise ortak değerlendirmelerle bağdaştıramadıklarını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: "Türkiye'nin tam üye olarak yer almadığı bir Avrupa Birliğinin, çekim ve güç merkezi olma hedefine ulaşması da mümkün değildir. Karşılaştığımız onca haksızlığa rağmen yarım asırdır ısrarla ve sabırla sürdürdüğümüz tam üyelik mücadelemizin artık neticelendirilmesini istiyoruz. Birliğin içine düştüğü stratejik körlükten bir an önce kurtulmasını, olumlu gündem çerçevesinde katılım sürecini ilerletmesini bekliyoruz. Türkiye, Güneydoğu Avrupa'da yürüttüğü ikili ve çok taraflı faaliyetlerinde her zaman iş birliğini ve ortak çıkarları gözetmiştir. Türkiye-Bosna Hersek-Sırbistan ve Türkiye-Bosna Hersek-Hırvatistan arasında tesis edilen üçlü mekanizmalar bunun en güzel örnekleridir. Bölgeye yönelik girişimlerimiz, birilerince farklı yansıtılmak istense de hiçbir surette diğer inisiyatiflere rakip veya alternatif değildir. Bilakis faaliyetlerimiz yürütülmekte olan diğer çabaları güçlendirmiştir."

 

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2019 yılında temelini Sırbistan ve Bosna-Hersek liderleri ile attıkları Belgrad-Saraybosna otoyolunun bu bakımdan iyi bir mihenk taşı olduğunu, "Barış otoyolu" olarak da adlandırılan bu tarihî projenin, bölgeyi bir barış ve iş birliği havzasına dönüştüreceğini dile getirdi.

 

"SURİYELİLERİN ÜLKELERİNE DÖNÜŞ ÇABALARI DESTEKLENMELİ"

Türkiye'nin enerjide de Avrupa'nın en önemli ortaklarından birisi olduğuna işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Trans Anadolu Doğalgaz Boru Hattı TANAP tüm Avrupa'nın olduğu gibi Güneydoğu Avrupa'nın da enerji güvenliğini tahkim ediyor. Trans Adriyatik Boru Hattı'nın da tamamlanmasıyla güney gaz koridoru Avrupa'ya doğal gaz taşıyan dördüncü ana arter olmuştur" dedi.

 

Türk Akım'ın, Türkiye'nin olduğu kadar Güneydoğu Avrupa'nın da enerji güvenliğini ve bölgesel ekonomik kalkınmasını desteklediğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: "Terörle mücadelede dayanışma içinde olmamız, bölgemizin selameti açısından çok önemlidir. PKK/PYD'den FETÖ'ye, DEAŞ'a kadar birçok terör örgütüyle aynı anda mücadele eden bir ülke olarak bu konudaki kararlılığımız tamdır. Terörün her türlüsü ile mücadele konusunda bölge ülkeleriyle tecrübe ve bilgi paylaşımına her zaman hazırız. Güneydoğu Avrupa ülkeleri olarak düzensiz göç akımlarında da olan biteni tribünden seyretme lüksümüz yoktur. Türkiye hâlihazırda 3,7 milyonu Suriyeli, 4 milyondan fazla sığınmacıya güvenli liman konumundadır. Suriye içerisinde yerinden edilmiş kişiler de dâhil 9 milyon insana yardım ve koruma sağlıyoruz. Maalesef düzensiz göç ve Suriyeli mazlumlara sahip çıkma hususunda da uluslararası toplumdan gereken desteği göremiyoruz. Adil sorumluluk ve yük paylaşımı, göç yönetimi konusunda esas olmalıdır. 10 yıldır vatan hasreti çeken Suriyelilerin ülkelerine güvenli dönüş çabaları desteklenmelidir."

 

“IRKÇILIK, İSLAM DÜŞMANLIĞI VE GÖÇMEN KARŞITLIĞI MİLLÎ GÜVENLİK SORUNUNA DÖNÜŞÜYOR”

Göç krizinin yansımalarından birinin de nefret söylemlerinin tırmanması olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Küresel ölçekte artan ırkçılık, İslam düşmanlığı ve göçmen karşıtlığı giderek bir millî güvenlik sorununa dönüşüyor. Güneydoğu Avrupa da bu tehdit ve sınamalardan fazlasıyla nasibini alıyor. Vatandaşlarımızın birbirlerini ve kültürlerini daha yakından tanımalarını sağlayacak projelere odaklanmamız bu bakımdan büyük önem taşıyor. Farklı inançları ve kültürleri asırlardır barış içinde yaşatmış bir ülke olarak kültürel ırkçılıkla mücadele konusunda da sorumluluk üstlenmeye hazırız" değerlendirmesinde bulundu.

 

Kovid-19 salgını gibi küresel bir felaketin üstesinden ancak uluslararası iş birliği ve dayanışmayla gelebileceklerine inandıklarını söyleyen Cumhurbaşkanı Cumhurbaşkanı Erdoğan, tüm ülkeler salgından kurtulmadan herhangi bir ülkenin tek başına kurtulmasının mümkün olmadığını bildiklerini ifade etti.

 

“158 ÜLKE VE 12 ULUSLARARASI ÖRGÜTÜN SALGINLA MÜCADELESİNE DESTEK VERDİK”

"İnsanı yaşat ki devlet yaşasın inancı" ile ilk günden itibaren ellerindeki imkânları paylaştıklarını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şimdiye kadar 158 ülke ve 12 uluslararası örgütün salgınla mücadelesine destek verdiklerini söyledi.

 

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: "Güneydoğu Avrupa'daki dostlarımız için de tıbbi ekipman ile gerekli diğer kritik malzemeyi tedarik ettik. Kimi ülkelerde bizzat hastane inşa ve tefriş ederek ayrıca eğitim, tıbbi personel desteğinde bulunarak sağlık sistemi altyapılarına katkı sunduk. Salgına karşı en etkili silahımız olan aşıların bütün insanlığın ulaşımına sunulması ve yeterli miktarlarda üretilmesi gerektiğini en başından beri savunuyoruz. Aşı yardımımızdan Balkanlardaki kardeşlerimiz de istifade etti."

 

Yerli aşı kullanıma sunulduğunda başta yakın coğrafyalardaki dost ve kardeş ülkeler olmak üzere aşı yardım ağını genişletmeyi hedeflediklerine işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Yerli aşımızın klinik deneylerine ev sahipliği konusunda gönüllü olan dost ülkeler var. Güneydoğu Avrupa İşbirliği Süreci’nde yer alan dostlarımızın da bu konuda sergileyecekleri iş birliğinden memnuniyet duyacağız" diye konuştu.

 

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Üçüncü kez üstlendiğimiz Güneydoğu Avrupa İşbirliği Süreci Dönem Başkanlığımız sırasında hepimizi doğrudan etkileyen tüm meselelere ortak çözümler üretmeye çalıştık" dedi.

 

Bölgesel sahiplenme ve kapsayıcılık ilkelerinin bu süreçte yol göstericileri olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: "Bölgenin ortak gündemi ve sorunları dikkate alınarak belirlediğimiz yedi öncelik alanımız kapsamında sayısız etkinlik ve proje düzenledik. Sağlıktan ticarete, beyin göçüyle mücadeleden göç yönetimi ve güvenliğe, altyapının güçlendirilmesinden kültürel ortaklığın ilerletilmesine kadar çok geniş bir yelpazede faaliyetlere ev sahipliği yaptık. Bu çalışmalarımızın iş birliği sürecinin etkinliğini artırdığına, aramızdaki iş birliği ortamını daha da güçlendirdiğine şahit oluyoruz. Toplantılarda ele alınan hususların ve varılan sonuçların müteakip dönemlerdeki çalışmalarımıza ışık tutacağına inanıyoruz."

Cumhurbaşkanı Erdoğan İslam Düşmanlığı Göçmen Karşıtlığı Millî Güvenlik Avrupa İşbirliği Süreci
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
GALERİLER