Güncel
Giriş Tarihi : 25-12-2025 16:39

İstanbul’da Eroin Fabrikaları

Genç Cumhuriyet'in ilk yıllarında ekonomik buhranın gölgesinde açılan ve 1933 yılına kadar faaliyet gösteren uyuşturucu fabrikaları, Türkiye'yi bir dönem dünya uyuşturucu trafiğinin merkezine taşıdı.

İstanbul’da Eroin Fabrikaları

Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş yıllarında, 1926-1933 yılları arasında İstanbul’un göbeğinde faaliyet gösteren üç ayrı uyuşturucu fabrikası, tarihin tozlu raflarından çarpıcı gerçekleri gün yüzüne çıkarıyor. Taksim, Eyüp ve Kuzguncuk’ta kurulu bulunan bu tesisler, henüz uluslararası yasakların tam anlamıyla işlemediği o dönemde, devlet izniyle tonlarca morfin ve eroin üreterek dünya piyasasına ihraç etti.

SANAYİ GELİRİ BU FABRİKALARDAN GELDİ

1929 Büyük Buhranı ile sarsılan dünya ekonomisinde çıkış yolu arayan genç Türkiye için uyuşturucu üretimi, devasa bir gelir kapısı oldu. Dönemin verilerine göre, Türkiye'deki toplam 27 sanayi kuruluşunun yıllık kârı 2 milyon lira civarındayken, sadece bu üç eroin fabrikasının 10 ila 15 milyon lira arasında getiri sağladığı tahmin ediliyor. Bu rakamlar, o dönem uyuşturucu sanayisinin ülke ekonomisindeki baskın rolünü gözler önüne seriyor.

TAKSİM’DEN KUZGUNCUK’A "BEYAZ ZEHİR" HATTI

Uyuşturucu üretim serüveni, 1926'da bugün Gezi Parkı'nın bulunduğu Mecidiye Kışlası'nda Japon sermayeli Oriental Products Company ile başladı. Bu fabrikayı 1929'da Eyüp'teki ETKİM ve Kuzguncuk'taki TETKAŞ/SICO izledi.

Kuzguncuk’taki fabrikanın yönetim kurulunda, daha sonra Başbakanlık koltuğuna oturacak olan TBMM Başkan Vekili Hasan Saka gibi üst düzey isimlerin bulunması, sektörün siyasi nüfuzunu da ortaya koydu.

ULUSLARARASI KRİZ

1930’da New York’ta yakalanan Alesia gemisinde Türkiye’den yüklenmiş 500 bin dolarlık saf morfin ele geçirilmesi bardağı taşıran son damla oldu.

Dünyada "uyuşturucu merkezi" olarak yaftalanan Türkiye, ağır ambargo tehditleriyle karşı karşıya kaldı.

Bu süreçte sadece dış baskılar değil, fabrika işçileri arasında yayılan bağımlılık ve toplumsal yozlaşma tehlikesi de devletin alarm vermesine neden oldu.

 

UYUŞTURUCU MADDELER İNHİSARI

Türkiye, 1932 yılından itibaren uyuşturucu ile mücadeleyi bir milli beka meselesi olarak ele aldı.

1933 yılında Bakanlar Kurulu kararıyla fabrikalar kapatıldı. 1926 Türk Ceza Kanunu ile başlayan yasal süreç, 1933’te Uyuşturucu Maddeler İnhisarı - TEKEL kurulmasıyla devlet politikasına dönüştü.

adminadmin