Türkiye
Giriş Tarihi : 14-08-2015 18:00   Güncelleme : 14-08-2015 18:00

Kulların hataları benimsemeleri!

Samimi bir kul olarak yazdıklarımdan ve özellikle siyasi içerikli yazılardan bazı kardeşlerimin rahatsız olduklarına dair genelde seviyeli tepkiler alıyorum

Kulların hataları benimsemeleri!
Samimi bir kul olarak yazdıklarımdan ve özellikle siyasi içerikli yazılardan bazı kardeşlerimin rahatsız olduklarına dair genelde seviyeli tepkiler alıyorum. Bir kul olarak özellikle siyasi alanda toplumun hepsini memnun etmenin mümkün olmadığının farkındayım. Günümüz insanının çoğu; kendisini yoktan var eden, her gün rızkını veren, koruyan, kollayan ve insanın idrak edemeyeceği nimetler bahşeden Allah’ a (c.c.) bile tam teslim olmakta sorun yaşarken, benim gibi sıradan bir kulun düşüncelerinden tüm Müslümanların razı olmaları mümkün olabilir mi?     Kaldı ki benim de insanları memnun etmek gibi bir niyetim de yok. Her kul yanlış yapar. Ben de nerede ararsan bulunacak cinsinden sıradan bir kulum. Hatta kul olmaya çalışan bir Müslümanım. Dolayısı ile elbette benim de birçok yanlışlarım vardır ve olacaktır.   Dostluklar ve kardeşlikler işte tam burada devreye girmeli ve yanlışlarımız hakkında dostlar biri birlerini ikaz etmeli. Velilerden birisi şehri terk edip bir dağa çıkıp inzivaya çekilmek istediğinde onu sevenler; “Bu kadar dostu bırakıp nereye gidiyorsun” dediklerinde “Benim yanlışlarımı söylemeyenler benim dostum olamazlar” şeklinde aldıkları cevap çok manidardır.   Her beşer hata yapar. Asıl olan yanlışları görenlerin dostlarını yanlışlardan çevirmek için ikaz görevlerini ifa etmeleridir. Bu yapılmazsa yanlışlıklar toplum tarafından benimsenir ve normal kabul edilmeye başlanır. İşte bir toplum için en büyük yanlış, kötülüklerin meşru görülmeye başlanmasıdır.   Bir yanlışın yapılması ile meşru kabul edilmesi arasında korkunç farklılık vardır. Çünkü yanlış olduğuna inanarak hatalı davranışta bulunmak şahsi zafiyettir, kişiyi günahkâr yapar. Fakat yanlışlıkların meşru kabul edilmeye başlaması itikadı bozukluktur, toplumu küfre düşürür. İnancımız bizlere “Yanlışlıkları elimizle düzeltmemizi, buna gücümüz yetmiyorsa dilimizle mani olmamızı ve buna da gücümüz yetmiyorsa kalbimizle o yanlışı yapanlara karşı soğukluk duymamızı” ve “İçimizde Hakkı tavsiye eden ve toplumu kötülüklerden uzak tutmaya çalışan bir toplumun bulunmasını” emrediyor. Günümüzde bizler gibi hüküm koyma konumunda bulunmayan insanlar için, yanlışlıklar hususunda toplumu ve özellikle dostlarımızı ikaz etmenin en kolay yolu iletişim araçlarını kullanmak. Biz de en kolay yolu seçerek dostlarımıza karşı kardeşlik görevimizi yerine getirmeye çalışıyoruz.   Amacım birilerini üzmek veya kırmak değil. Hesap gününde topluma karşı uyarı görevimi yaptığıma dair elimde bir belge bulunsun istiyorum hepsi o kadar. Ancak ölçülerimde Hakk merkezli inanç çizgisinin dışına çıkmam gibi bir yanlışım olması durumunda kardeşlerim tarafından ikaz edilmemin beni memnun edeceğinin bilinmesini isterim. İkazları ile bizleri yanlışlıklardan alıkoymaya, hatalardan doğruya yola çevirmeye ve ebedi saadet yoluna yönlendirmeye çalışan dostlarımızın sayısını artması dilek ve duası ile. 14. 07. 2015          
adminadmin