Adeta ağzımıza sakız gibi yapışmıştı "liyakat" kelimesi. Sürekli şişirdik, patlattık. Şişirdik, patlattık... Ne kadar da mutluyduk.
Her işimizi liyakatle yapacak, işleri ehliyetli ellere teslim edecektik. Zira toplumun kokuşmuşluğunu, değerlerin yerle bir edilişini ancak bu şekilde durdurabilecektik.
Toplumun temel dinamiklerini yeniden inşa edecek, Osmanlı’nın, ecdadımızın altı asır boyunca sürdürdüğü devlet nizamını bugünün dünyasına taşıyarak "Yeni Osmanlı"nın dirilişine öncülük edecektik.
















































































































































































































