RİZE (AA) - Eğitim Bir-Sen ve Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın, "Taksim ne kurtarılacak bir kale ne arkasında sığınacak bir siperdir. Önemli olan kutsal olan yerler değil, insandır, talepleridir ve insan onurudur" dedi.
Rize'deki Kültür Park Salonu'nda sendika üyeleri ile bir araya gelen Yalçın, toplantı öncesi gazetecilere yaptığı açıklamada, Türkiye'nin 7 Haziran seçimine gün saydığını belirtti.
Partilerin seçim bildirgelerini açıkladığını anımsatan Yalçın, AK Parti, CHP ve HDP'nin seçim bildirgelerinde eğitimine ilişkin başlıkları incelediklerini söyledi.
Yalçın, Türkiye'nin 28 Şubat'ın dayatmalarını boşa çıkardığını ifade ederek, "Ana muhalefet partisi, açıkladığı seçim beyannamesinde yeniden 'kesintisiz 8 yıllık dayatmasını' getireceğini ifade etti. Burada CHP, kendisine niçin oy verilmesi gerektiğini değil neden oy verilmemesi gerektiğini de topluma deklare etmiş bulunuyor. Bu, milletin medeniyetine, değerlerine ve bu milletin kendisine düşmanlığın ifadesidir. O yüzden CHP seçim bildirgesi ile sınıfta kalmıştır. Sanıyorum ve umut ediyorum ki bu yaklaşımları ile 7 Haziran seçimlerinde de sandıkta kalacaktır" diye konuştu.
- "Taksim ısrarını çok anlamsız buluyoruz"
1 Mayıs İşçi Bayramı etkinliklerini Konya'da gerçekleştireceklerini vurgulayan Yalçın, şunları kaydetti:
"Hoşgörü ve medeniyet şehrinden barış ve kardeşlik mesajlarını kamu çalışanlarına ve kamu işçilerine beklentilerimizi ifade edeceğiz. Taksim dayatması devam ediyor. Bazı emek örgütlerinin Taksim ısrarını çok anlamsız buluyoruz. Taksim ne kurtarılacak bir kale ne arkasında sığınacak bir siperdir. Önemli olan kutsal olan yerler değil, insandır, talepleridir ve insan onurudur. O yüzden Taksim dayatmasının ve gerginliğinin bu ülkeye hiç bir fayda getirmediğini bundan önceki dönemde de test ettik. Bu dönem test etmek istemiyoruz. Onları da sağ duyuya davet ediyorum."
Güncelleme (26 Nisan 2015, 21:00):
ARTVİN (AA) - Eğitim Bir-Sen ve Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın, "Taksim ısrarının bu ülkeye şimdiye kadar kazandırdığı tek şey anarşi ve vandalizmdir" dedi.
Yalçın, Eğiitm Bir-Sen Artvin Şubesi'nce Ahmet Hamdi Tanpınar Kültür Merkezi'nde düzenleneni "Büyük Artvin Buluşması" programında yaptığı konuşmada, 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü'nü, Hak-İş ile Konya'da birlik ve beraberlik içerisinde kutlayacaklarını belirtti. Yalçın, hoşgörü ve medeniyet şehrinden bütün insanlığa, barış ve esenlik dileklerini ulaştıracaklarını söyledi.
1 Mayıs için Taksim'de ısrarı eden bazı emek örgütlerinin olduğunu dile getiren Yalçın, şöyle devam etti:
"Taksim üzerinden toplum gerilmeye, hizaya sokulmaya çalışılıyor. Taksim bir kale, arkasına saklanacak bir siper gibi kutsal mana içeren konuma çekiliyor. Kutsal olan Taksim değildir, mekan değildir. Kutsal olan insandır, insan onurudur. Taksim ısrarının bu ülkeye şimdiye kadar kazandırdığı tek şey anarşi ve vandalizmdir. Emek örgütleriyle milli iradeyi uzaklaştıran, aralarına barikat koyan bu tür yaklaşımları Memur-Sen ailesi olarak doğru bulmuyoruz" .
28 Şubat sürecinde 1997-2001 yılları arasında 11 bin öğretmenin istifa ettiğini, 3 bin 527'sinin görevine son verildiğini söyleyen Yalçın, "Bu süreci bize takdim edenler, emek ve ekmek adına olduğunu ifade edenler adı sivil ama beyni üniformalı yapılardı" diye konuştu.
Yalçın, 28 Şubat sürecinin eğitimde yaşattığı sorunların 18. Milli Eğitim Şurası'nda Eğitim Bir-Sen'in ortaya koyduğu çalışmalar sonucunda gelen eğitim sistemiyle giderildiğini vurguladı.
-"Temel sorun kuruş değil, duruştur"
Sendikaları sadece ücret mekanizmasının bir aygıtı olarak konumlandırmanın yanlış olduğunu dile getiren Yalçın, şunları kaydetti:
"Bundan dolayı özlük ve özgürlük mücadelesi diyoruz. Bu ülkedeki temel sorun kuruş değil, duruş sorunudur. 54'üncü hükümet döneminde verilenlerin tamamı bir kalemde geri çekilmiştir. 5 Nisan kararlarıyla ülke uçuruma sürüklenmiştir. Temel mesele temel hak ve özgürlüklerin teminat altına alınabilmesi, ülkenin korku tünelinden çıkabilmesi, ham demokrasinin tam demokraside olmasında gizlidir. Biz ücret sendikacılığına karşı, ücret sendikacılığını içinde barındıran hizmet sendikacılığı anlayışını ortaya koymuş bir kitleyiz."
Programa, AK Parti Artvin Milletvekili İsrafil Kışla, Artvin Belediye Başkanı Mehmet Kocatepe, Artvin Milli Eğitim Müdürü Abdülcil Kahveci ile çok sayıda davetli katıldı.
Güncelleme (26 Nisan 2015, 11:30):
ORDU (AA) - Eğitim-Bir Sen ve Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın, "Türkiye'nin demokratikleşmesi, korku tünelinden çıkması, ham demokrasinin tam demokrasi olması, temel hak ve özgürlüklerin teminat altına alınması birinci meseledir. Bunu başaramadığımız zaman aldığınız kazanımlar birer seraptır" dedi.
Yalçın, Atatürk Kültür Merkezi'nde sendika temsilcileri ve üyelerinin katılımıyla gerçekleştirilen toplantıda, Türkiye'de demokratikleşmenin, temel, hak ve özgürlüklerin güvence altına alınmasının en önemli meselelerin başında geldiğini söyledi.
Geçmişte yüzde 120 zam alınarak elde edilen kazanımların tamamının, bazı sendikaların duruş gösterememesi üzerine 1-5 Nisan kararlarıyla bir kalemde gittiğini belirten Yalçın, şöyle konuştu:
"Bunun için Türkiye'nin demokratikleşmesi, korku tünelinden çıkması, ham demokrasinin tam demokrasi olması, temel hak ve özgürlüklerin teminat altına alınması birinci meseledir. Bunu başaramadığımız zaman aldığınız kazanımlar birer seraptır. Bunu başarmak zorundayız. Bu ülke istikrarsız bir ülkedir. Her 10 yılda bir darbenin yapıldığı, 91. yılında 61. hükümeti görmüş kavşakta bir ülkeden bahsediyoruz. Onun için burada kimsenin ayağa kalkmasına müsaade etmezler, son 10 yılda yaşadığımız 7 darbe girişimi bunun neticesidir."
- "Bu ülkenin temel sorunu sivil yapıların olmayışı"
Yalçın, Türkiye'nin temel sorununun sivil yapıların yokluğu olduğunu kaydederek, "Eğer sivil yapılar olsaydı bu ülke bu badireleri yaşamazdı" ifadesini kullandı.
Türkiye'de geçmişte bazı güçlerin emek örgütlerini kullandıklarını vurgulayan Yalçın, 28 Şubat ve Cumhuriyet mitinglerinin birer örnek olarak önlerinde durduğunu dile getirdi.
Yalçın, 2006 yılında yapılan Cumhuriyet mitingleriyle darbe girişimine kalkışıldığını belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü:
"İşte mevsimlik sendikacılık budur. Seçime gidilen süreçte eski hasımların kol kola girerek şimdi hısım oldukları, ibretlik tablolarla karşı karşıyayız. Nöbetleşe ödünç adamlar verilerek sizin duruşunuz, yürüyüşünüz engellenmeye çalışılıyor. Öğretmen rotasyonu tartışılıyor, malum sendikanın başkanı 'Eğitim-Bir Sen rotasyoncudur' diye ahlaksızca ifade kullanmaya çalışıyor. Eğitim-Bir Sen, yöneticiler konusundaki rotasyonu savunmuştur, sonuna kadar da savunacaktır ama öğretmenler konusundaki kaygı ve endişelerimizi 2011 yılında dile getirerek, tasvip etmediğimizi beyan ettik. Onun için biz rotasyoncu değiliz ama birileri manipülasyoncu."
Yalçın, Türkiye'nin son 13 yılda birçok defa darbe girişimlerine maruz kaldığını ve söz konusu girişimleri karşı sendika olarak en sert tepkiyi verdiklerini sözlerine ekledi.
Güncelleme (26 Nisan 2015, 14:00):
GİRESUN (AA) - Eğitim-Bir Sen ve Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın, "Memur-Sen ailesi her zaman halkın yanında, hakkın yanında, çalışanın yanında, emekçi kesimin yanında oldu, hepsinde 'kral çıplak' diyerek milletin yanında olduğunu gösterdi" dedi.
Yalçın, Giresun Uygulama Oteli'nde düzenlenen Eğitim-Bir Sen Giresun Şubesi Divan Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, Memur-Sen'in her geçen gün daha da büyüdüğünü belirtti.
Memur-Sen'in, "adam gibi sendikacılık" yaptığını dile getiren Yalçın, "Bu ülkede adam gibi sendikacılık varsa, birileri adam gibi duruyorsa o Memur-Sen'dir, Memur-Sen'e bağlı sendikalardır. Memur-Sen kuruş değil, duruş sendikacılığı yapmaktadır. Bugün kazanılan haklar, yaşanan süreçlerde halkın yanında yer almamız, bizim sendikacılığımızı en iyi şekilde özetlemektedir" diye konuştu.
Yalçın, Türkiye'de son 10 yılda 7 darbe girişimi olduğunu kaydederek, "Yaşanan süreçlerde her zaman Memur-Sen vardı. Sağduyuyu seslendiren Memur-Sen. Tamamında, Memur-Sen ailesi her zaman halkın yanında, hakkın yanında, çalışanın yanında, emekçi kesimin yanında oldu, hepsinde 'kral çıplak' diyerek milletin yanında olduğunu gösterdi. Tıpkı kazanımların tamamının altında imzamız olduğu gibi" ifadesini kullandı.
















































































































































































































