Mesajımız silahların bırakılmasıdır
Başbakan Recep Erdoğan, BDP'lilerin İmralı ziyaretine ilişkin, "Bizim sürece ilişkin sürekli verdiğimiz mesaj nedir? Silahların bırakılmasıdır"
Başbakan Erdoğan, özel uçak ''ANA'' ile saat 17.20'de Birleşik Arap Emirlikleri'nin (BAE) Sharjah Emirliği'ne hareketinden önce Atatürk Havalimanı Devlet Konukevi'nde düzenlediği basın toplantısı düzenledi.
Erdoğan ile birlikte Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker, Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Gümrük ve Ticaret Bakanı Hayati Yazıcı da toplantıya katıldı.
Erdoğan, Sharjah Emirliği'nde ''Etkili İletişim, Halka Konuşmaktan Halkla Konuşmaya'' konusunun işleneceği ''2. Sharjah İletişim Forumu''na katılacağını bildirdi.
BAE'nin Körfez bölgesinde Türkiye'nin en yoğun ticari ilişkilerinin olduğu bir ülke olduğunu kaydeden Erdoğan, BAE ile ticaret hacminin 2012 yılı sonu itibariyle 12 milyar dolar düzeyine ulaştığını söyledi.
Başbakan Erdoğan, ziyaret vesilesi ile yapacağı görüşmelerde yatırım, ekonomik ve ticari konulardaki işbirliğinin daha da ilerletilmesi yönündeki imkanların ele alınacağını, görüşmelerde ikili işbirliğinin daha ileri seviyelere gelmesi konusunda değerlendirmeler yaparak, atılacak adımların konuşulacağını belirtti.
Bölgesel ve uluslararası konular hakkında da görüş alışverişinde bulunacaklarını ifade eden Erdoğan, ''Sharjah, İslam İşbirliği Teşkilatı tarafından 2014 yılı İslam Kültür Başkenti seçilmiştir. Bu alanda Türkiye olarak yapabileceğimiz katkıları, eğitim, kültür, sanat ve tarih alanlarında gerçekleştirebileceğimiz ortak çalışmaları gözden geçireceğiz'' dedi.
Erdoğan, ziyaretin Türkiye'den Sharjah ve Ajman emirliklerine başbakan düzeyinde yapılan ilk ziyaret olacağını bildirerek, ziyaretinde kendisine Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Mevlüt Çavuşoğlu, Grup Başkanvekili Mustafa Elitaş, Ankara Milletvekili Yalçın Akdoğan ve Muş Milletvekili Faruk Işık'ın eşlik edeceğini söyledi.
''Beklediğimiz rakam bunun çok çok fevkinde bir rakamdı''
Başbakan Erdoğan, basın toplantısının ardından gazetecilerin sorularını yanıtladı.
Bir gazetecinin, 5,7 milyar dolarlık İstanbul'a 3. Köprü ihalesinin iptaline ilişkin sorusu üzerine Erdoğan, şunları söyledi:
''Rakamı küçük bulduğumuz için bu ihaleyi iptal ettik. Şu anda bu tür özelleştirme noktasındaki bir çok kurumların, kuruluşların, ekonomide kullanılan yeni isimle asetler çok çok önemli. Burada bizim beklediğimiz rakam, bunun çok çok fevkinde bir rakamdı. Bunun en üst düzeyinde beklediğimiz bir rakam var. Bu olmazsa orta noktada ne olabileceğine ilişkin yaptığımız çalışma vardı. Bir de en altı var. Bu, en altı bile maalesef yakalayan bir rakam olmadı. Özelleştirmenin de farklı yanları var. İlla blok satış olacak diye birşey yok. Bunun için de şimdi yeni bazı çalışmalar yaptırıyoruz. Bu çalışmalardan bir tanesi de halka açmak. Belli bir oranını belki halka açmak gibi bir adımı da bu özelleştirmede atabiliriz. Arkadaşlarımız bütün teknik çalışmaları bitirdikten sonra bu adımı atmamız da söz konusudur.''
''Demirtaş, siyasetin acemisidir''
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti'nin yaptırdığı ankete ilişkin bir soru üzerine, anketler hakkındaki bilgileri daha önce verdiklerini dile getirerek, ''Hamdolsun son dönemlerde sürekli 50'nin üzerinde bir oranda partimiz istikametini devam ettiriyor'' dedi.
BDP Genel Başkanı Selahattin Demirtaş'ın anketlere yönelik sözlerinin hatırlatılması üzerine Erdoğan, şöyle konuştu:
''Sayın Demirtaş, siyasetin daha acemisidir. Anketleri yaptırmayan bir siyasi partinin nereden nereye geldiğini görmesi mümkün değildir, nerelerde yanlış yapıyor bunu görmesi mümkün değildir. Durumunun ne olduğunu anlamak istiyorsa, Demirtaş hiç gecikmeden sürekli anket yaptırsın; halkın kendilerine nasıl baktığını, ne gibi arızalar gördüğünü, bunu öğrenmesi bakımından çok çok önemlidir, tavsiye ederim. İşi, elinde silahı olanlara bırakmasın, elinde kalemiyle anket yapanlara bıraksın. O anketlerden halkın nabzını tutsun ve halkın nabzı ne diyor, bunu öğrensin, ona göre de adım atsın. Bizim de deneyimimiz onu gösteriyor.''
Bir gazetecinin, ''Bugün İmralı'ya giden BDP heyetiyle ilgili olacak kamuoyunda şöyle bir beklenti var. Öcalan silah bırakın çağrısı yapacak. Bu konuyu nasıl değerlendiriyorsunuz ve bundan sonra İmralı'ya ziyaretler devam edecek mi, bundan sonra yeni bir heyet gidecek mi'' sorusuna Erdoğan, şu yanıtı verdi:
''İmralı'daki görüşme şu anda henüz bitmiş değil devam ediyor. İmralı'dan Öcalan bu BDP heyetine ne gibi telkinlerde bulunur. Ne söyler bunu tabii bizler BDP heyetinden dinlemedikten sonra bilemeyiz. BDP heyeti döndükten sonra aralarında neler geçmiş, ne gibi mesajlar alınmış veya verilmiş bunu daha sonra öğreneceğiz. Şu anda bu konuda bir şey söylemem mümkün değil. Ama bizim sürece ilişkin sürekli verdiğimiz mesaj nedir- Silahların bırakılmasıdır. Silahların bırakılmasıyla birlikte ülkemizdeki bu örgüte, terör örgütüne mensup insanların özellikle ülkemizi terk etmeleridir. Ülkemizi terk etmelerine yönelik de bu konuda daha önce yaşanmış bazı talihsiz gelişmelerin yaşanmaması için de tedbirlerimizi alırız, dedik. Bunları söyledik. Temenni ederim ki, bu istikamette bu adımlar atılır. Bütün ülkeyi dolaşıyoruz. Halkın beklentileri istikametinde, refahın, huzurun beklentisi var her yerde... Bunu da böylece aklı selim sahibi her insanın elde etmesi yolunda taşın altına hep birlikte elimizi, vücudumuzu koymalıyız ve bu neticeyi almalıyız.''
Mazlum halkların yanında yer almaya devam edeceğiz
Erdoğan, bir gazetecinin, ''Almanya Başbakanı Angela Merkel, 'Suriye'nin içinde bulunduğu durumdan endişe ediyorum' dedi. Bu konudaki değerlendirmeniz nedir?'' sorusu üzerine, şöyle konuştu:
''Bu konuda işin içinde olan biziz. Savaşın olduğu, ki bu bir savaştır, hiçbir yerde 'Ben endişe taşımıyorum' demek mümkün değil. Şu anda 70 bine yakın insan Suriye'de ölmüş vaziyette. Yaralıların haddi hesabı yok ve sadece Suriye içinde 2 milyonu aşkın insan göçmen durumunda bizim ülkemizde biliyorsunuz, çadır ve konteyner kentlerle birlikte, şehirlerimizdeki yerleşik Suriyeli sayısı 250 bini buldu. Bizim iki katımız Lübnan ve Ürdün'de var. Dolayısıyla rakam 750 bine ulaşıyor. Fakat bütün bunlara rağmen yani biz Türkiye olarak bu işin birinci derecede zarardide olan ülkesiyiz. Çünkü 910 kilometre sınırımız var, her han her şey olabilecek durumda. Ama biz bütün tedbirimizi aldık, alıyoruz, alacağız.
Ve rejime yönelik tavrımız biliyorsunuz, olumsuzdur. Ama biz Suriye halkının özgürlük mücadelesinde de yanında olmaya sonuna kadar devam edeceğiz. En azından AK Parti iktidarında devam edeceğiz. Çünkü Türk halkı tarihinden itibaren her zaman mazlumların yanında yer almıştır. Biz de mazlum halkların yanında yer almaya devam edeceğiz. Yani bu konuda bazı muhalif sesler çıkmasına rağmen o seslerin zaten nerede, nasıl, ne gibi beyanlar verdikleri hep ortadadır. Bu zaten bizim onlardan farkımızdır. Bunu özellikle ifade etmek isterim.''
Almanya Başbakanı Merkel'in değerlendirmeleri
Başbakan Erdoğan, bir gazetecinin, ''Merkel önemli açıklamalar yaptı. 'Türkiye'nin AB üyeliğine şüpheyle yaklaşıyorum ama Ankara'ya yeni fasıllar açılmasından yanayım' dedi. Bu konuda kendisine ne gibi mesajlar vereceksiniz-'' sorusunu şöyle cevaplandırdı:
''Bayan Merkel'in Türkiye ziyaretiyle alakalı; göreve geldiği andan itibaren biliyorsunuz, sürekli AB sürecine yönelik, hep 'imtiyazlı ortaklık' ifadesini kullanmış, fakat kendilerinin dönem başkanlığında yine bizler orada bazı fasılların açılmasını sağlamıştık. Fakat son 2,5 yıldır maalesef fasıl açmak gibi bir şey olmadı. Tabii Almanya'nın bu noktadaki tutumu şu an Fransa ile çok örtüştü. Bu iki AB'nin güçlü ülkesi ne yazık ki bu dönem içerisinde gerekli desteği vermediler. Fakat şu anda Fransa'daki değişim ve Fransa ile Almanya'nın öyle zannediyorum ki bakışlarında da daha farklı bir gelişme söz konusu. Fasılların açılması konusunda şansölye Merkel'in yapmış olduğu bu olumlu açıklama herhalde İrlanda dönem başkanlığında karşılığını bulacaktır. Nitekim şu anda Holland'ın 22. fasılla ilgili olarak, yani bölgesel kalkınmaya yönelik, olumlu yaklaşımı Avrupa Birliği Bakanımızdan da yaptıkları görüşme, Dışişleri Bakanımın Fransa Dışişleri Bakanıyla yaptığı görüşmelerde de bu ima edilmiştir. Herhalde bu istikamette olumlu bazı gelişmeler İrlanda dönem başkanlığından itibaren başlayacaktır diye düşünüyorum.''
admin
















































































































































































































